Ana Siteye Dön

İGR 2013

Sayı: Özel Sayı/Mart 2013

Özel Sayı Kapak

2013 İnsani Gelişme Raporu Meksika'da Açıklandı

2013 İnsani Gelişme Raporu, 14 Mart Perşembe günü Meksika’da düzenlenen bir toplantıyla açıklandı. 

Ankara, 15 Mart 2013

Bu sene, ‘Güney’in Yükselişi: Farklılıklar Dünyasında İnsani Gelişme’ başlığını taşıyan rapor, UNDP Başkanı Helen Clark ve Meksika Cumhurbaşkanı Enrique Peña Nieto tarafından kamuoyuna duyuruldu.

Bu seneki İnsani Gelişme Raporu, insani gelişme açısından önemli ilerlemeler kaydeden, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu, gelişmekte olan 40’tan fazla ülkenin son on yıl içinde kat ettiği yolu gözler önüne seriyor.

Güney’in Yükselişi ve İnsani Gelişme

“Gelişmekte olan ülkelerdeki pek çok insanın yaşam koşulları ve elde ettiği fırsatlar hiç bu kadar hızlı ve kapsamlı bir şekilde değişmemişti” denilen raporda, “Yüzyıllardan bu yana ilk kez, gelişmekte olan ülkeler, diğer bir deyişle ‘Güney’, küresel ekonomik büyüme ve toplumsal değişim alanlarında itici güç oldu” ifadesi kullanılıyor.

UNDP Başkanı Helen Clark, raporun önsözünde, “2013 raporu, bu ivmenin sürdürülebilir kılınmasına yardımcı olabilecek siyasi öncelikler önererek ve gelişmedeki dönüşümün belirli itici güçlerini tanımlayarak, kalkınma alanındaki tartışmalara önemli bir katkıda bulunuyor” diyor.

Norveç birinci, Nijer son sırada

2013 İnsani Gelişme Raporu’ndaki en son İnsani Gelişme Endeksi (İGE) verilerine göre Norveç, Avustralya ve Amerika Birleşik Devletleri, 187 ülke ve bölge arasında başı çekiyor.

Savaş mağduru Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve kuraklık mağduru Nijer ise en düşük endeks değerlerine sahip.

2013 İnsani Gelişme Raporu’nda Türkiye

Rapora, Türkiye Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz da katkıda bulundu.

Cevdet Yılmaz, rapordaki yazısında, Türkiye’nin yoksulluğu azaltma stratejisi olarak sağlık, eğitim ve sosyal destek programlarını nasıl güçlendirdiğine değiniyor.

2013 raporunun verilerine göre, Türkiye’nin 2012’deki İnsani Gelişme Endeksi (İGE) değeri 0.722 oldu. Bu değerle Türkiye yüksek insani gelişme kategorisinde yer aldı ve 187 ülke ve bölge arasında 90. ülke oldu.

'Güney'in Yükselişi' Küresel Güç Dengesini Değiştiriyor

2013 İnsani Gelişme Raporu, kalkınmadaki büyük kazanımlarla Afrika, Asya ve Latin Amerika’da yoksulluğun büyük ölçüde azalması ve orta sınıfın büyümesine tanık olunan küresel düzene işaret ediyor.

Ankara, 15 Mart 2013

2013 Raporu, “Güney’in yükselişi, hızı ve kapsamı açısından daha önce görülmemiş düzeylerde” diyor ve “Tarihin hiçbir döneminde bu kadar çok insanın yaşam koşulları ve fırsatları bu kadar çabuk ve kapsamlı değişmedi” diye de ekliyor.

2013 raporunda bu olgunun, çoğunlukla Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin’den oluşan BRIC ülkeleri gibi orta gelir düzeyindeki ülkelerin çok ötesine geçtiği vurgulanıyor.

Kalkınmada Güney ve Kuzey için önemli fırsatlar, yeni ortaklıklar

Rapor, 40’tan fazla gelişmekte olan ülkenin insani gelişme alanında son yıllarda tahmin edilenden daha büyük kazanımlar elde ettiğini gösteriyor.

Bu kazanımların da, eğitim, sağlık ve sosyal programlara yapılan sürdürülebilir yatırımların yapılması ve giderek birbiriyle bağlantılı hale gelen dünyayla açık bir ilişkiye girilmesi sayesinde elde edildiği vurgulanıyor.

Raporda bu tarihi gelişmenin, insani gelişmeyi daha da ileri götürmek ve yeni yöntemlerde işbirliği yapmak ve iklim değişikliği gibi ortak sorunlarla mücadele etmek için Güney ve Kuzey’e önemli fırsatlar sunduğu söyleniyor.

Hükümetlerin liderliği, Küresel Katılım

Rapor kapsamlı ve iyi planlanmış politikaların, insani gelişmedeki ilerlemeyi önümüzdeki on yıllarda da sürdürebileceğini ve daha çok sayıda gelişmekte olan ülkeye ulaştırabileceğini savunuyor.

Ancak rapor aynı zamanda, liderler cesur ve durumu düzeltecek adımlar atmadığı sürece, ileriyi göremeyen kemer sıkma önlemleri, ısrarla süren eşitsizliklerin giderilememesi ve anlamlı sivil katılım fırsatlarının az olmasının, bu gelişmeyi tehdit edebileceği uyarısında da bulunuyor.

Türkiye Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz rapora katkıda bulundu

Cevdet Yılmaz, rapordaki yazısında, Türkiye’nin yoksulluğu azaltma stratejisi olarak sağlık, eğitim ve sosyal destek programlarını nasıl güçlendirdiğine değiniyor.


Yılmaz, “Sosyal yardım programlarının sistematik olarak güçlendirilmesi, şartlı nakit transferi, sosyal güvenlik reformları ve ulusal sağlık sistemindeki değişiklikler, gerçekleştirdiğimiz önemli reformlardan” diyor.

 

 

Sorunlarla Yüzleşmek, İvmeyi Sürdürmek

Son yıllarda insani gelişme alanında önemli ivmeler yakalayan Güney, aynı zamanda sanayileşmiş Kuzey ülkelerinin de paylaştığı bazı uzun vadeli sorunlarla karşı karşıya. 

Ankara, 15 Mart 2013

Bu sorunlar arasında, nüfusun yaşlanması, çevresel baskılar, sosyal eşitsizlikler, eğitim ve iş fırsatları arasında uyumsuzluk ve anlamlı sivil katılıma olan ihtiyaç bulunuyor.

Gelişmekte olan ülkelerin insani gelişmedeki ivmelerini sürdürebilmeleri için bu sorunlara ulusal ve küresel düzeyde çözümler bulunması gerekiyor.

Rapor, çevre konusunda, özellikle de iklim değişikliği konusunda bir şey yapmamanın, dünyanın en yoksul ülke ve topluluklarında insani gelişmeyi durdurma, hatta geriletme potansiyeline sahip olduğu uyarısında bulunuyor.

Rapor, çevre felaketlerinin eşgüdümlü tedbirlerle önlenememesi halinde, aşırı yoksulluk çekenlerin sayısının, 2050 itibariyle üç milyar kişi daha artabileceğini söylüyor.

Yeni Kaynaklar, Yeni Fırsatlar, Yeni Kurumlar

Rapor, Güney’in küresel gelişmede daha büyük bir güç olmak için gereken uzmanlık ve kaynaklara sahip olduğu görüşünü savunuyor.

Gelişmekte olan ülkeler, dünyadaki toplam 10,2 trilyon dolarlık döviz rezervinin üçte ikisini elinde tutuyor.

Buna, Çin’in elindeki 3 trilyon dolardan fazla döviz rezervi de dâhil ve 4,3 trilyonluk varlığın dörtte üçünü dünya çapındaki devlet fonları kontrol ediyor.

Rapor, bu dev miktarların küçük bir kısmının bile, küresel yoksulluk ve insani gelişme üzerinde hızlı ve kayda değer bir etkisi olacağı belirtiliyor.

2013 Raporu’nda, Güney’in yükselişinin mevcut küresel kurumları değişmeye zorladığı ve ülkelerin, bölgelerin ortak sorunlarla mücadelede nasıl birlikte çalışabileceği konusunda yeni yöntemler gösterdiği görüşü savunuluyor.

Rapor, yaşam koşulları iyileşirken ve dünya bir bütün olarak her zamankinden daha yoğun bir şekilde birbirine bağlı hale gelirken, Güney’in yükselişinin ve gelecek kuşaklar için ilerlemeyi hızlandırma potansiyelinin, tüm ülke ve bölgelerin yararına görülmesi gerektiğini vurguluyor.

Raporda, “Güney’in Kuzey’e ihtiyacı var ve giderek artan bir şekilde Kuzey’in de Güney’e” deniyor.

Güney, İnsani Gelişme Endeksi'nde Önemli İlerlemeler Kaydetti

2013 İnsani Gelişme Raporu’ndaki en son İnsani Gelişme Endeksi (İGE) verilerine göre Norveç, Avustralya ve Amerika Birleşik Devletleri, 187 ülke ve bölge arasında başı çekiyor. Savaş mağduru Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve kuraklık mağduru Nijer ise en düşük endeks değerlerine sahip.  

Ankara, 15 Mart 2013

Yeni İGE değerleri, çoğu ülkede insani gelişmede aşama kaydedildiğine işaret ediyor.

2013 Raporu’ndaki İGE’de görüldüğü gibi, geçtiğimiz on yılda dünyanın birçok ülkesinde insani gelişme daha yüksek seviyelere doğru ilerliyor.

Raporda, “Tüm ülke grupları ve bölgeler İGE bileşenlerinde önemli gelişmeler gösteriyor. Düşük ve orta seviyedeki İGE ülkeleri daha hızlı bir gelişme kaydediyor. Böylece, dünya daha eşit bir hale geliyor” deniyor.

Güney, 2000’den bu yana İGE’de yüksek artış hızı yakaladı

2013 raporunda açıklanan İGE’deki Çok Yüksek İnsani Gelişme Düzeyi grubundaki ülkeler arasında, Hong Kong, Letonya, Güney Kore, Singapur ve Litvanya son 12 yılda en büyük başarıyı yakalayanlar oldu.

Cezayir, Kazakistan, İran, Venezuela ve Küba Yüksek İnsani Gelişme kategorisindeki ülkeler arasında en iyi performansı gösteren ilk beş ülke unvanını kazandı.

Doğu Timor, Kamboçya, Gana, Kamboçya, Laos Demokratik Halk Cumhuriyeti ve Moğolistan Orta İnsani Gelişme düzeyindeki ülkeler arasında İGE’deki büyüme liderleri oldu.

Eşitsizliğe uyarlanmış İGE sıralamayı değiştiriyor

İGE, sağlık, eğitim ve gelir eşitsizliğine uyarlandığında bazı en zengin ülkeler, sıralamada geriye düşüyor.

İGE sıralamasında 3. Olan ABD, Eşitsizliğe uyarlanmış İGE’de (EUİGE) 16. sıraya düşerken, İGE sıralamasında 12. olan Güney Kore EUİGE’de 28’inciliğe kadar geriliyor.

İsveç ise tam tersine, ülke içindeki İGE eşitsizlikleri hesaba katıldığında 7’inci sıradan, 4’üncülüğe yükseliyor.

Raporda, “Hem Güney’de, hem de Kuzey’deki ulusal ortalamalar, ülke içinde insanların yaşamlarındaki büyük farklılıkları ve büyük eşitsizlikleri gizliyor” deniyor.

Çalışmada, genel İGE değeri 0.94 olan ABD’de Latin ve İspanyol kökenliler arasında bu değerin 0.75, Afrika kökenliler arasındaysa 0.70 olması örnek gösteriliyor.

Gelir ölçümünden daha kapsamlı bir yoksulluk resmi

Çok Boyutlu Yoksulluk Endeksi (ÇBYE), yetişkinler arasındaki okuma yazma bilme oranı, çocukların okula gitmeleri, çocuk ölüm oranı, temiz su, elektrik ve sıhhi koşullara, ev ürünlerine ve ev inşası malzemelerine ulaşım gibi, haneler ile ilgili faktörleri inceliyor.

ÇBYE’de yer verilen 104 ülkede, 1,56 milyar dolayındaki insanın, ya da bu ülkelerin toplam nüfusunun yüzde 30’dan fazlasının çok boyutlu yoksulluk çektiği tahmin ediliyor.

Halklarının büyük bölümü çok boyutlu yoksulluk çeken ülkelerin hepsi Afrika’da: Etiyopya (87%), Liberya (84%), Mozambik (79%) ve Sierra Leone (77%).

Ama çok boyutlu yoksulluk çekenlerin en büyük bölümü Güney Asya’da yaşıyor ve bu insanların 612 milyonu sadece Hindistan’da.

Endeksler hakkında daha fazla bilgiyi www.undp.org.tr adresinde bulabilirsiniz.

Türkiye, İnsani Gelişme Endeksi'nde 90. oldu

Türkiye’nin 2012’deki İGE değeri 0.722 oldu. Bu değerle Türkiye, yüksek insani gelişme kategorisinde yer aldı ve 187 ülke ve bölge arasında 90. oldu. 

Ankara, 15 Mart 2013

1980 ve 2012 arasında ise Türkiye’nin İGE değeri 0.474’ten 0.722’ye çıktı. Bu, toplamda yüzde 52’lik, yıl başına ise ortalama yüzde 1,3’lük bir artış anlamına geliyor.

2012’de elde olan veriler ve yöntemle, Türkiye 2011 İGE’de 187 ülke arasında 90’ıncı oluyor.

Oysa 2011’deki raporda kullanılan veriler ve yöntemle İGE’de yapılan sıralamada Türkiye 187 ülke arasında 92’nciydi.

Ancak daha önce yayımlanan raporlardaki değer ve sıralamalarla kıyaslama yapmak yanıltıcı olabilir, çünkü rapor ve sıralama hazırlanırken kullanılan veri ve yöntemler değişti.

Türkiye’de ortalama yaşam süresi beklentisi 17,7 yıl arttı

1980 ve 2012 arasında, Türkiye’deki ortalama yaşam süresi beklentisi 17,7 yıl arttı. Öğrenim görme süresi ortalama 3,6 yıl yükseldi.

Öğrenim görme süresi beklentisi de 5,5 yıl arttı. Türkiye’nin kişi başına düşen Gayrisafi Yurt içi Hâsılası 1980-2012 arasında yüzde 133 civarında bir artış gösterdi.

AB ve OECD ülkeleri ile kıyaslama

0,722’lik İGE değeri, 0.864’lük AB ortalamasının altında kalan Türkiye, ortalama İGE değeri 0.881 olan OECD ülkeleri arasında da sonuncu oldu.

Türkiye’nin İGE değeri 27 AB ülkesinin tümünün gerisinde kalıyor. Türkiye’ye en yakın İGE değerine sahip AB ülkeleri ise 57. Sıradaki Bulgaristan (0,782) ve 56. Sıradaki Romanya (0,786).

Raporda verilen diğer endeksler

Türkiye’nin 2012’deki İGE değeri 0.722. Ancak insani gelişmede eşitsizlikleri dikkate alan Eşitsizliğe uyarlanmış İnsani Gelişme Endeksi’nde Türkiye’nin değeri yüzde 22,5’lik bir kayıpla 0.56’ya iniyor.

0.366’lık Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi (TCEE) puanı, Türkiye’yi 2012 endeksinde 148 ülke arasında 68’inci sırada konumlandırdı.

Türkiye’de parlamentodaki sandalyelerin yüzde 14,2’sinde kadınlar oturuyor. Yetişkin kadınlar arasında orta ve yüksek eğitim görmüş olanların oranı ise yüzde 26,7 düzeyinde.


Erkekler ise bu alanda yüzde 42,4’lük bir orana sahip. Her 100 bin doğumda ölen kadın sayısı 20.

Yetişkinler arasındaki üreme oranıysa yüzde 30,5. Erkeklerin istihdam piyasasına katılımı yüzde 71,4 iken, kadınların katılım oranı yüzde 28,1’de kalıyor.

2013 raporunda hesaplanan diğer bir endeks de Çok Boyutlu Yoksulluk Endeksi (ÇBYE).

Bu endekste hanelerde, eğitim, sağlık ve yaşam koşullarındaki yoksunluklar tespit ediliyor.

Türkiye’deki ÇBYE endeksini tahmin etmek için kullanılan en son veriler 2003’te toplandı.

Türkiye’de nüfusun yüzde 6,6’sı çok boyutlu yoksulluk içinde yaşarken, (ÇBYE ‘sayımı’) yüzde 7,7’lik bir kesim çok boyutlu yoksulluk riski altında bulunuyor.

Türkiye’de yoksunluğun şiddeti, yani çok boyutlu yoksulluk içinde yaşayan insanların ortalama yoksunluk oranı, yüzde 42 düzeylerinde.

Bu endekslerle ilgili Türkiye'nin durumunu gösteren ve diğer ülkelerle karşılaştıran tablolar için bu bağlantıya tıklayın.

[BAGLANTILAR]

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Değişimin Ara Bölgesi, Doğu Avrupa ve Orta Asya

2013 İnsani Gelişme Raporu’nda insani gelişmedeki yeni dönemde, değişimin ara bölgesi Doğu Avrupa ve Orta Asya ülkeleri gösteriliyor. Rapor bu bölgelere atıfla, “Kuzey ve Güney arasında bağ kurmak, Doğu’yu dönüştürmek anlamına gelir” diyor.

Ankara, 15 Mart 2013

2013 İnsani Gelişme Raporu’na göre, Doğu Avrupa ve Orta Asya’daki birçok ülkenin, merkezi planlı ekonomilerinden, pazar ekonomilerine geçiş süreci, dünyanın diğer bölgelerindeki gelişmekte olan ülkeler için önemli dersler sunuyor.

Bu dönüşümün ilk aşamasında, yaşam koşullarında ve insani gelişmede büyük düşüşler oldu.

Her bir ülkenin ekonomisi daha sonra düzelme yoluna girdi ve bu düzelmede özellikle sosyal katılım ve devletin sorumluluğu faktörleri önemli oldu.

Sultanoğlu: ‘Doğu Avrupa ve Orta Asya’nın deneyimi ders niteliğinde’

UNDP Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu Bölge Ofisi Direktörü Cihan Sultanoğlu; “Doğu Avrupa ve Orta Asya ülkelerinin pek çoğunun hızlı bir geçiş dönemini yönetme deneyimi, diğer gelişmekte olan ülkeler için önemli bir ders niteliğinde” dedi.

Sultanoğlu, Doğu Avrupa ve Orta Asya ülkelerinin bu geçiş deneyimi, sivil katılımın ve sorumlu devletin önemine dikkati çektiğini belirtti.

Hırvatistan, Kazakistan, Rusya Federasyonu ve Türkiye gibi bölgedeki birçok ülke, 2011’de 4 milyar doları aşkın yardım dağıtarak önemli bağışçı ülkeler arasına girdi.

Kalkınmakta olan bu bağışçı ülkeler, ortak mirasa ve daha fazlasına sahip oldukları ülkelerle ikili ya da üçlü bilgi ve deneyim paylaşımında da aktif rol oynuyorlar.

Son yıllarda Romanya, seçim düzenleme konusundaki deneyimlerini Mısır ve Tunus ile paylaştı. Polonya küçük ve orta boy işletmeler alanında Irak’a yardımcı oldu.

Ayrıca Çek Cumhuriyeti çevresel etki değerlendirmelerinde Azerbaycan’la işbirliği yaptı. Slovakya da, Moldova ve Karadağ’a kamu maliyesi yönetiminde yardımcı oldu.

İnsani Gelişme Endeksi’nde Doğu Avrupa ve Orta Asya

Bölgenin 0.771’lik İnsani Gelişme Endeksi (İGE) değeri, tüm diğer bölgelerin ve 0.694 düzeyindeki dünya ortalamasının üzerinde.

Bölge, 2000 ve 2012 yılları arasında İGE değerinde yıllık yüzde 0.70 gelişme kaydetti ve beşinci sıraya yerleşti.

Bölge tüm İGE göstergelerinde de iyi bir performans sergiliyor ve ortalama eğitim görme süresi, eğitim görme süresi beklentisi alanlarında liderliği elinde tutuyor.

Doğum sırasında yaşam süresi beklentisi ortalama 71,5 yıl. Bölge, bu göstergede üçüncü sıraya yerleşiyor. Bölgedeki ortalama eğitim görme süresi ise 10,4 yıl.

Bir başka deyişle, 7,5 yıllık dünya ortalamasının neredeyse üç yıl üzerinde. Kişi başına düşen ortalama Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla, 12,423 ABD doları, yani 10,184 ABD doları düzeyindeki dünya ortalamasının yaklaşık yüzde 20 üzerinde.

Avrupa ve Orta Asya Bölgesi’nde İGE’deki ilerlemenin dağıtımında ortaya çıkan eşitsizlik, diğer bölgelere kıyasla minimal düzeylerde.

İGE eşitsizliğe uyarlandığında yaşanan kayıp yüzde 12,9 düzeyinde. Bu oran, dünya ortalamasındaki yüzde 23,3’lük kaybın yarısı kadar.

Bölgedeki eşitsizliğe uyarlamada en büyük kayıp gelir göstergesinden, ikinci olarak da sağlıktan kaynaklanıyor. Eşitsizliğe uyarlamada, en büyük kaybı yaşayan ülke ise Türkiye.

Bölgenin, 0.280 düzeyindeki Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi Değeri ortalaması ise, diğer bölgelere kıyasla en iyisi.

Bölge, bu alandaki göstergelerde, anne ölümleri ve en az orta eğitim almış kadınların oranı alanlarında, diğer bölgeleri geride bırakıyor, ama kadınların parlamentoda temsili alanında o kadar iyi bir performans gösteremiyor.

Çok boyutlu yoksulluk ise bölgede görece az. Türkiye, birçok alanda mahrumiyet yaşayanların sayısında, 4 milyon 400 bin kişiyle başı çekiyor.

Katkıda Bulunanlar

 

Editör: Faik Uyanık
Asistan: Nazife Ece
Stajyer: Gülşah Balak

 

 

UNDP Türkiye’yi takip edin:

© 2013 UNDP Türkiye
Yeni Ufuklar’ın tüm hakları UNDP Türkiye’ye aittir. Yeni Ufuklar dergisinin kaynak gösterilmesi ve ilgili linkin verilmesi kaydıyla dergiden alıntı yapılabilir.