Ana Siteye Dön

Temmuz 2014

Sayı: 103

Yoksullukla mücadele için daha büyük bir kalkınma etkisi oluşturacak yaratıcı ve açık diyalog İstanbul’da kuruldu

Yoksullukla mücadele için daha büyük bir kalkınma etkisi oluşturacak yaratıcı ve açık diyalog İstanbul’da kuruldu

Daha büyük bir kalkınma etkisi yaratmak için, farklı paydaşların bir araya gelerek kalkınma işbirliğindeki güncel eğilimleri tartıştığı uluslararası konferans İstanbul’da başladı.

Ankara, Temmuz 2014

19-20 Haziran'da düzenlenen "Uluslararası Kalkınma İşbirliği: Eğilimler ve Yükselen Fırsatlar - Yeni Aktörlerin Bakış Açıları" konferansına Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ev sahipliği yapıyor.

Uluslararası Kalkınma İşbirliği konferansında, kalkınma işbirliği alanında faaliyet gösteren yeni ve farklı aktörler ile pratikte nasıl çalışılabileceği tartışılacak.

Konferansın açılış konuşmalarını, Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler ile UNDP Başkanı ve Yeni Zelanda'nın eski Başbakanı Helen Clark yaptı. İki gün sürecek konferans, pek çok ülkeden bakanları, kalkınma işbirliği ajanslarının başkanlarını ve yükselen ve gelişmekte olan diğer ekonomiler ile geleneksel donör ülkelerden üst düzey hükümet yetkililerini, ayrıca kalkınma işbirliği alanında çalışan önemli uluslararası kurumların ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile akademisyenleri bir araya getirdi.

Konferansta, yoksulluk ve açlığı ortadan kaldırma, enerji yoksulluğu, altyapı eksiklikleri, iklim değişikliği ve yasa dışı para akışının engellenmesi gibi önemli kalkınma güçlükleri ile mücadele edilmesi için, yenilenmiş ve kapsayıcı küresel ortaklıkların ve kalkınma işbirliğinde yeni bir anlayışın gerekli olduğu vurgulanıyor.

Konferansta ayrıca, Güney-Güney işbirliği ile üçlü işbirliklerin kapsamının ve ölçeğinin son yıllarda önemli ölçüde arttığı belirtilerek, bu artışın gelecekteki sürdürülebilir kalkınma fırsatları için taşıdığı önemin de altı çiziliyor.

Bu bağlamda, en az gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan küçük ada devletleri ve çatışma sonrası kalkınmaya çalışan ülkeler gibi daha zorlu koşullarla mücadele eden ülkeleri desteklemek için çabaların nasıl artırılacağı ve uygulanacağı da konferansın konuları arasında.

Konferans, Nisan 2014'te Meksika'da düzenlenen ‘Etkin Kalkınma İşbirliği için Küresel Ortaklık’ üst düzey toplantısı ve Temmuz 2014'te New York'ta düzenlenecek olan Birleşmiş Milletler Kalkınma İşbirliği Forumu gibi kalkınma işbirliğine ilişkin çok önemli iki küresel toplantının arasında düzenleniyor.

 

[BAGLANTILAR]

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Engelsiz yaşamı gerçek yapan Düşler Akademisi yeni merkezini Kaş’ta açtı

Engelli bireylerin düşlerini gerçekleştirmek için ‘uyuyan devi’ uyandırmayı amaçlayan Düşler Akademisi, Kaş’ta yeni merkezini açtı.    

Ankara, Temmuz 2014

Düşler Akademisi, Türkiye nüfusunun yüzde 12’sini oluşturan engelli bireylerin sosyal hayata dâhil olmasını amaçlayan çalışmalarını 2008 yılından beri sürdürüyor.

Kaş’ın Çukurbağ Köyü’nde açılan Düşler Akademisi ‘nin yeni merkezi, engellilik ve süreğen hastalıklar başta olmak üzere, gerekçesi ne olursa olsun toplumsal dışlanmayı yaşayan tüm birey ve gruplara alternatif, yenilikçi ve sürdürülebilir yöntemlerle ücretsiz eğitim, üretim ve ortak yaşam hizmetleri sunacak.

Akademinin açılış etkinlikleri 12 Haziran gecesi Echo Bar sahnesinde Social Inclusion Band’in muhteşem performansı ile başladı ve 13 Haziran’da yöre halkı ile düzenlenen törenle etkinlikler devam etti.

Etkinliklere Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Gökhan Öğüt, diğer kurul üyeleri, UNDP Türkiye Program Yöneticisi Hansın Doğan, Kaş Kaymakamı Selami Kapankaya, Kaş Milli Eğitim Müdürü Faruk Atılgan, Muğla Engelsiz Basketbol Takımı, İstanbul Düşler Kumpanyası, basın mensupları da katıldı.

“Uyuyan devi uyandıracağız”

Projenin ortaklarından Alternatif Yaşam Derneği’nin (AYDER) Kurucu Başkanı Ercan Tutal Akademi’nin açılışında şunları söyledi: “Kaş’ta sırtınızı denize verip dağlara baktığınızda uyuyan bir devin siluetini görürsünüz. Türkiye’de nüfusun yüzde 12′si engelli ve süreğen hastalığa sahip bireylerden oluşuyor. Bu bireyler, evlerinden dışarı çıkamayan veya aileleri tarafından çıkarılmayan, engelleri yüzünden ötekileştirilmiş, topluma ve sosyal hayata dâhil olamamış, spor yapamayacağına, kültür ve sanattan anlamayacağına inandırılmış, bu coğrafyanın en büyük azınlığı… Biz bu uyuyan devi uyandıracağız.”

 

[BAGLANTILAR]

 

 

 

 

 

UNDP ve Türkiye, bölgede sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek için 15 milyon dolarlık bir anlaşma imzaladı

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu bölgesinde kalkınmayı desteklemek için 5 yıl geçerli olacak 15 milyon dolarlık bir anlaşma imzaladı. 

Ankara, Temmuz 2014

Bu anlaşma, Türkiye’nin bölgedeki sürdürülebilir ve kapsayıcı büyümeye olan artan ilgisine işaret ediyor.

İmza töreni sırasında Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu şu hususları belirtti: “Kalkınma işbirliği Türk dış politikasının ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Bu çerçevede, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile ortaklığımız, sadece bölgemizde değil, küresel düzeyde sürdürülebilir kalkınmaya katkımızı artırmak amacıyla güçlendirilmiştir. Türkiye, UNDP ana bütçesine yapmakta olduğu yıllık gönüllü yardımları 3 milyon Dolara çıkarmıştır. Bugün imzalanan anlaşma ile Türkiye UNDP Avrupa ve BDT Bölgesel Programına 15 milyon Dolar katkıda bulunmaktadır. Bu Program İstanbul’da mukim olacak UNDP Avrupa ve BDT Bölgesel Hizmet Merkezi tarafından uygulanacaktır. Bu fırsattan istifadeyle, BM ve diğer uluslararası örgütler için hızla bölgesel bir merkez haline gelen İstanbul’un UNDP ve diğer BM birimlerine ev sahipliği yapmasından duyduğum memnuniyeti ifade etmek isterim.”

UNDP Başkanı Helen Clark ise, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu bölgesi program ülkelerine yönelik taahhüdü için Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'na teşekkürlerini sundu. Anlaşmanın imzalanmasıyla birlikte Türkiye, UNDP’nin bölgesel programına önümüzdeki beş yıl boyunca yıllık 3 milyon ABD Doları katkıda bulunacak.

Helen Clark, “UNDP adına, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin yaptığı bu önemli finansal katkılar için teşekkürlerimi sunuyorum. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile harika bir işbirliği yürütüyoruz ve bölge insanlarının hayatlarında somut ve dönüşümsel değişimlerin elde edilmesi amacıyla birlikte çalışmak için sabırsızlanıyoruz” dedi.

Anlaşma, Türk hükümetinin güçlü desteğiyle İstanbul’da kurulan ve bölgesel programları uygulamakla sorumlu olan UNDP Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu Bölgesel Ofisi’nin açılışı sürecinde imzalandı.

Helen Clark, “UNDP Bölgesel Merkezi'nin kusursuz coğrafi konumu, Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu bölgesi program ülkeleri ile daha iyi bir iletişim kurulmasını sağlayacak”, dedi. Helen Clark sözlerine şöyle devam etti: “UNDP'nin İstanbul'daki diğer Birleşmiş Milletler (BM) kurumlarıyla eş konumlu olması da önemli bir fayda sağlayacak. Aralarında BM Kadın Örgütü ve BM Nüfus Fonu'nun da bulunduğu bu kurumlar, BM kalkınma sisteminin içindeki işbirliğini ve uyumu artıracak.” 

Yeni bölgesel program şu alanları kapsıyor: Kapsayıcı ve sürdürülebilir büyüme ve kalkınma; hukukun üstünlüğü ve hesap verilebilirliğin de dâhil olduğu geliştirilmiş demokratik yönetişim. Bölgesel program, bunların yanı sıra, çatışma ihtimalini azaltma ve iklim değişikliği de dâhil olmak üzere doğal afet risklerinin azaltılması konularında da destek sağlayacak. 

Helen Clark, İstanbul’da Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve UNDP tarafından düzenlenen Uluslararası Kalkınma İşbirliği Konferansı’nın da UNDP ve Türkiye arasında gün geçtikçe güçlenen ortaklığın somut bir örneği olduğuna dikkat çekti.

 

[BAGLANTILAR]

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

“Engelsiz Yaşam” projesine Altın Pusula ödülü verildi

Engelli bireylerin sosyal hayata entegre olmalarına destek olmak amacıyla çalışmalar yürüten “Engelsiz Yaşam” projesi, Türkiye Halkla İlişkiler Derneği’nin Altın Pusula Halkla İlişkiler Ödülleri “Kurumsal Sorumluluk” kategorisinde ödül kazandı.

Ankara, Temmuz 2014

Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD) tarafından düzenlenen 13. Altın Pusula Halkla İlişkiler Ödülleri Yarışması’nın sonuçları, 3 Haziran’da yapılan ödül töreni ile açıklandı.

Özel sektör, kamu kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve genç iletişimcilerin yarıştığı halkla ilişkiler sektörünün tek ödül programı olan Altın Pusula’da “Engelsiz Yaşam” projesi “Kurumsal Sorumluluk” “Diğer” kategorisinde Altın Pusula’ya layık görüldü.

2013 yılında engellilerin hayata uyumları konusunda çalışmalar yapma hedefiyle başlayan "Engelsiz Yaşam" projesi Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın desteği, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü, UNDP ve Peugeot işbirliği ile çalışmalarına devam ediyor.

 

 

 

 

Ekvator Ödülü, toplum temelli denizel biyoçeşitlilik çalışmalarıyla Akdeniz Koruma Derneği'nin oldu

GEF Küçük Destek Programı (SGP) ve UNDP tarafından deniz kaynaklarını koruma çalışmaları için desteklenen Akdeniz Koruma Derneği, 2014 Ekvator Ödülü'nün kazananlarından biri oldu.

Ankara, Temmuz 2014

2014 Ekvator Ödülü; bireyler, doğa ve güçlü toplumlar için sürdürülebilir kalkınma çözümleri geliştiren başarılı 35 yerel girişime takdim edildi.

Ekvator Girişimi’nin küresel çağrısından sonra, 121 ülkeden rekor sayıda, 1,234 başvuru, alındı.

Son birkaç aydır uluslararası uzmanların yer aldığı Teknik Danışma Komitesi tarafından yapılan kapsamlı değerlendirmeler sonucunda ödülün 35 kazananı açıklandı.

Türkiye'den Akdeniz Koruma Derneği birinciler arasında

Denizel ekosistemin bozulması, balık çeşitliliği ve bolluğunda görülen azalma ile balıkçıların gelirinde buna bağlı yaşanan düşüşlere yanıt olarak Akdeniz Koruma Derneği, denizel biyoçeşitliliğin korunmasında yerel balıkçı topluluklarını öncü haline getiren "balıkçılığa kapalı alanlar ağı”nın korunmasını sağladı.

Akdeniz’in güney kıyılarına odaklanan kuruluş, "deniz koruma alanı" uygulaması güçlendirme çalışmaları yapıyor ve yerel balıkçılığın uzun vadede yaşayabilirliğini garanti altına alarak sürdürülebilir balıkçılık tekniklerinin değeri ile ilgili olarak etkin bir biçimde balıkçılarla iletişime geçiyor.

Toplum temelli uygulama stratejileri, bölgesel ve ulusal yetkililerin ortaklığıyla tamamlandı.

Uygulamanın başlatılmasından sonra balık stoklarında ve kooperatif üyelerinin ortalama gelirinde hızlı bir artış görüldü.

Hızlı denetleme botunda görev yapan korucuların denetlemeleri de büyük kum köpek balığı gibi birçok tür için bakım bölgesi olan koyda balık türlerinin çeşitlendiğini ve sayıca arttığını gözler önüne serdi.

Dolayısıyla, Türkiye'den ödülü kazanan aslında toplum oldu.

Ödül töreni Eylül'de

Ekvator Ödülleri’nin sahibi olan 26 girişim, 22 Eylül 2014 Pazartesi günü New York’ta Lincoln Merkezi’nde BM Genel Sekreteri'nin İklim Zirvesi sırasında düzenlenecek üst düzey ödül törenine katılmaları için desteklenecek.

Ekvator ödülü, insanlar, doğa ve güçlü toplumlar için gelişen ve yerel olan sürdürülebilir kalkınma çözümlerini takdir etme amacıyla iki yılda bir veriliyor.

Dünyanın dört bir yanındaki yerel gruplar sürdürülebilir kalkınmaya yön verirken, Ekvator Ödülü onları uluslararası platformda onurlandırarak hak ettikleri değeri görmelerini sağlıyor.

Ödülle ilgili daha çok bilgi edinmek için buraya tıklayın.

 

 

 

 

Ulusal toplumsal cinsiyet eşitliği sistemini güçlendirmeyi amaçlayan BM Ortak Programı sona erdi

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin yasa yapma ve karar verme süreçlerinde yer alması için çalışmalar yapan BM Ortak Programı kapanış toplantısı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapıldı.

Ankara, Temmuz 2014

‘Türkiye’de Cinsiyet Eşitliğine Yönelik Elverişli Ortamın Teşvik Edilmesi’ Birleşmiş Milletler Ortak Programının kapanış toplantısı 4 Haziran’da Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu ev sahipliğinde yapıldı.

Meclis Başkanı Cemil Çiçek, Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK) Başkanı Azize Sibel Gönül, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Aile ve Sosyal Politikalar Bakan Yardımcısı Aşkın Asan, Birleşmiş Milletler Mukim Koordinatörü Kamal Malhotra ve BM Kadın Birimi Program Destek Birimi Direktörü Gülden Türköz Cosslett toplantının açılış konuşmalarını yaptı.

Toplantıda program sonucunda elde edilen çıktılar ve yürütülen faaliyetler konuşuldu.

‘Türkiye’de Cinsiyet Eşitliğine Yönelik Elverişli Ortamın Teşvik Edilmesi’ Ortak Programı, TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu, UNDP ve BM Kadın Birimi ortaklığında Ekim 2011'de başlatılmıştı.

Yasa yapma ve karar alma süreçlerinde toplumsal cinsiyet eşitliği

Ortak programda 2009’da kurulan TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu ile birlikte ulusal toplumsal cinsiyet sisteminin güçlendirilmesi faaliyetleri yapıldı.

Böylece program, kadın ve erkek için daha duyarlı ve elverişli bir ortam sağlanması hedefiyle 1990’dan bu yana Türkiye’nin toplumsal cinsiyet eşitliği gündemindeki ilerleme üzerine kuruldu.

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin yasa yapma ve karar alma süreçlerinde yer almasını, takibinin ve değerlendirilmesinin yapılmasını ve gereken durumlarda uyarlanarak mükellef bir şekilde uygulamaya aktarılmasını sağlamak amacıyla program çerçevesinde kurumsal yapılar ve kapasiteler güçlendirildi.

Tüm Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitliği savunuculuğu

Temmuz 2014 tarihinde sona eren programda, ulusal yasa taraması, toplumsal cinsiyet eşitliği farkındalık çalışmaları, yerelde toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik faaliyetlerin yaygınlaştırılması için 26 ili kapsayan bölge toplantıları ve tanıtım kampanyaları yapıldı.

TBMM, toplumsal cinsiyet eşitliği faaliyetlerinin savunuculuğunu üstlendi ve faaliyetler Ankara dışına da taşındı.

Düzenlenen bölge toplantıları ile 1500’den fazla kamu, özel sektör ve STK temsilcisine ulaşıldı.

PTT ile yapılan işbirliği çerçevesinde program broşürleri basıldı ve tüm Türkiye’ye dağıtıldı.

Bir yıl süre ile posta pullarında toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik mesajlar kullanıldı ve son olarak STK-kamu işbirliği sağlandı.

 

 

 

 

 

 

15 aday proje ile sürdürülebilir turizm atölye çalışması yapıldı

Gelecek Turizmde’nin ön başvurusundan geçen 15 projenin yaratıcıları sürdürülebilir turizm konulu atölye çalışmasında bir araya geldi.  

Ankara, Temmuz 2014

Sürdürülebilir turizmle yerel ekonomiye ve kalkınmaya destek verecek projelerin hayata geçirilmesi için ikinci kez çağrıda bulunan Gelecek Turizmde Sürdürülebilir Turizm Destek Fonu ön değerlendirme sonucu Mayıs sonunda açıklanmıştı.

66 ilden 417 başvuru alındı ve 15 proje ön değerlendirme aşamasında başarılı bulundu.

15 projenin yetkilileri için 6-7 Haziran’da ‘Sürdürülebilir Turizm Destek Fonu’ atölye çalışması yapıldı.

İstanbul’da yapılan atölyeye her projeden iki temsilci katıldı ve iki gün boyunca adaylar projelerini geliştirmek ve nihai başvuru tekliflerini hazırlamak için sürdürülebilir turizm, yerel kalkınma ve proje yönetimi konularında eğitim aldılar.

Atölye sırasında ön başvuruları hakkında geri bildirim de alan katılımcılar, nihai başvurularını 20 Haziran’a kadar teslim edecekler.

Gelecek Turizmde Sürdürülebilir Turizm Destek Fonu projesi 2012 yılından beri Anadolu Efes, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) işbirliğiyle yürütülüyor.

[BAGLANTILAR]

 

 

 

 

UNDP'nin özel ödülü bu yıl "Enerjimizi Harekete Geçiriyoruz”un oldu

Türkiye Halkla İlişkiler Derneği'nin (TÜHİD) düzenlediği 13. Altın Pusula Ödülleri'nde UNDP özel ödülü, "Enerjimizi Harekete Geçiriyoruz" projesi için Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye (YEDAŞ) verildi. 

Ankara, Temmuz 2014

13. Altın Pusula Ödülleri'nin kazanan proje ve şirketleri İstanbul'da 3 Haziran akşamı belli oldu.

UNDP İstanbul Uluslararası Özel Sektör ve Kalkınma Merkezi Direktörü Simona Marinescu, milletvekilleri, valiler ve belediye başkanları, jüri üyeleri, kamu ve özel sektör temsilcileri, halkla ilişkiler yetkilileri, medya mensupları, akademisyenler ve genç iletişim uzmanları törene katıldı.

Kapsamlı bir sürdürülebilir kalkınma programı

Bu yıl birçok başarılı proje arasından Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. (YEDAŞ), "Enerjimizi Harekete Geçiriyoruz" projesiyle UNDP Özel Ödülü'ne layık görüldü.

YEDAŞ, hizmet alanının dâhil olduğu beş şehre öncelik tanıyan ve 3 milyondan fazla kişiye ulaşan bir sürdürülebilir kalkınma programı başlattı. Bu program sosyal, kültürel ve çevresel alanlarda yerel kalkınma zorlukları ile mücadeleye destek vermeyi amaçlıyor.

‘Enerjimizi Harekete Geçiriyoruz’ programının parçası olan tüm projelerin içerik, kapsam, hitap ettiği alanlar ve insanlar açısından benzeri bulunmuyor.

 

 

 

 

UNDP’nin fotoğraf sergisi, korunan alanların sürdürülebilir kalkınmaya katkılarını gözler önüne seriyor

UNDP’nin "Kalkınma için Parklar" isimli biyoçeşitlilik konulu fotoğraf sergisi, GEF tarafından finanse edilen ve UNDP tarafından da desteklenen korunan alanlar ile ilgili projelerin başarısına dikkat çekiyor.

Ankara, Temmuz 2014

UNDP ve GEF Küçük Destek Programı’nın (SGP) Türkiye'deki deniz ve kıyı koruma alanlarında yaptığı çalışmalar ile ilgili olan Gökova Koyu'ndan bir fotoğraf da bu sergide yer alıyor.

İnsanoğlu gezegeni hızla geliştirirken hayatımızın ve geleceğimizin aslında doğanın paha biçilemez dokusunda olduğunu kolayca unutabiliyoruz. Korunan alanlar biyolojik çeşitliliği koruyor ve aynı zamanda insanlığın refahını da güvenceye alıyor.

Fotoğraf sergisi, korunan alanların insan refahına ve sürdürülebilir kalkınmaya yaptığı katkıları gözler önüne seriyor.

Korunan alanlar, 21. yüzyılın pek çok zorluğunun çözümünde önemli bir rol oynuyor. Çünkü korunan alanlar geçim kaynaklarını güvenceye alıyor, iklim değişikliğini azaltıyor ve dayanıklılığı artırıyor. Fakat potansiyellerinden tam anlamıyla faydalanılması için korunan alanların etkin bir biçimde yönetilmesi ve sürdürülebilir olarak finanse edilmesi gerekiyor.

GEF'in finansman yardımıyla UNDP, korunan alan ağlarını genişletmek ve güçlendirmek için ülkeleri destekliyor.

‘Biyolojik Çeşitlilik ve Ekosistemler Küresel Çerçevesi 2012-2020’ belgesinden sonra UNDP’nin stratejisi, deniz ve kıyı koruma alanı sistemlerinin potansiyelini ortaya çıkararak bu alanların etkin biçimde yönetilmesini, finanse edilmesini ve sürdürülebilir çevreye katkıda bulunmasını sağlamayı hedefliyor.

2,500'ü aşkın deniz ve kıyı koruma alanı ile 102 ülkede 353 milyon hektarı kapsayan yerli ve toplum koruma alanı; kontrol, yönetim ve geçim kaynağı oluşturulması amacıyla yapılan GEF'in finanse ettiği ve UNDP'nin destek verdiği yatırımlardan faydalandı.

Daha iyi yönetilen, daha sıkı bağlar kurmuş ve daha iyi finanse edilen korunan alanlar herkes için faydalı olacaktır ve bu alanlar da yerel ve ulusal kalkınmanın itici gücü olacaktır.

 

 

 

 

Çilek, sürdürülebilir kalkınma ve istihdamın diğer adı oldu

Batman’ın Sason ilçesinde yaklaşık 353 aileye istihdam sağlayan ve bu bölgede yetişmesiyle ün kazanmaya başlayan Sason Çileği, bir ilkokula ismini verdi.

Ankara, Temmuz 2014

Batman halkı için çilek artık hem istihdam hem de sürdürülebilir kalkınma anlamına geliyor.

Dört yıl önce Diyarbakır-Batman-Siirt Kalkınma projesi kapsamında ilk çilek bahçelerinin kurulduğu Yeniköy’ün ilkokuluna da bu nedenle Çilekli İlkokulu ismi verildi.

Çilek ile çiftçilerin kazancı üç kat arttı

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) ve UNDP Türkiye ortaklığında yürütülen Diyarbakır-Batman-Siirt Kalkınma projesi ile üç ilde 8500 dönüm alanda toplam 690 adet tam donanımlı kapalı meyve bahçesi kuruldu.

2007’den beri devam eden çalışmalarla proje illerinde meyveciliği yaygınlaştırmak ve çiftçilerin gelirlerinde kayda değer bir artış sağlamak amaçlandı.

Projeye başlanmadan önce Batman’ın Sason ilçesi için tütün en büyük ve en önemli geçim kaynağı idi.

Diyarbakır Batman Siirt Kalkınma projesinin sağladığı desteklerle yetiştiriciliği oldukça zahmetli olan tütün yerini pazarda daha rahat alıcı bulan ve kar oranının yüksek olduğu çilek yetiştiriciliğine bıraktı.

Çiftçilere çilek yetiştiriciliği konusunda eğitim veren Araştırmacı Prof. Dr. Sevgi Paydaş Kargı bölge için çileğin önemini şöyle anlatıyor: “Çilek gerçekten bu bölge için bence çok önemli oldu. Burada çilek yazın ve sonbaharda da olacak. Türkiye’nin de bu açığı var ve hem çevre illere hem de bitişik komşulara ihraç etme şansı olacak.”

İlçede çilek yetiştiriciliğinin önemli bir geçim kaynağı haline gelmesi ile önceden mevsimlik işçi olarak çalışan ya da göç etmek zorunda kalan yerel halkın yüzde 20’sine istihdam olanağı sağlandı ve çilek bahçesinden elden edilen ürünler sayesinde çiftçilerin kazancı eskiye oranla 3 kat arttı.

Suyu verimli kullanan sürdürülebilir tarım

Çiftçilerin bahçelerinde kullandıkları suyu etkin, verimli ve dönemlere göre gerektiği kadar kullanabilmeleri için teknik eğitim gezileri düzenlendi.

Gereğinden fazla ve uygun olmayan sulama sistemleriyle toprağın verimsizleşmesini sağlayan eski geleneksel yöntemlerin yerine fidenin ihtiyacına yönelik geliştirilen damla sulama sistemleri, çiftçilere anlatıldı.

Daha sonra verilen hibelerle, bölge çiftçileri modern sulama teknikleri ile buluşturuldu.

Böylelikle proje ile damlama sulama sistemini kuran çiftçiler, toprağın tuzluluk oranını artıran ve fidenin alması gereken yararlı bileşiklerin alımını zorlaştıran sulama sistemlerini kullanmamaya başladı.

Ayrıca Araştırma Enstitüsü ve Tarım İl Müdürlüğü teknik elemanlarınca yapılan periyodik kontroller ile çiftçilere konu ile danışmanlık hizmeti verildi.

2013 sonu itibari ile proje katkısı ile 2,016 dönümde 1 milyon 200 bin adet fide dikildi.

Çilek yetiştiriciliği için verilen hibe oranının 2014’te yüzde 70’e çıkması ile 2014 yılında kurulacak 420 dönüm bahçede yaklaşık 2 milyon 300 bin adet fide dikilmesi planlanıyor.

Proje faaliyetleri sonucunda, Sason ilçesine yapılan destekler ile Türkiye genelinde çilek fidesi üretiminin ise yüzde 4,3 oranında artması amaçlanıyor.

 

 

 

 

 

 

Ankara’nın ‘Güneşli Bot’u*

Engin Kıran, Hacettepe Üniversitesi’nde görevli bir fizikçi. Haziran ayının ilk günlerinde Ankara’daki Eymir Gölü’nde suya indirilen ‘Güneşli Bot’u o tasarlamış. Tekne, bu tasarıma dayalı olarak, 2014’ün başlarında Ankara’da üretilmiş.

Ankara, Temmuz 2014

*Faik Uyanık, Ankara, 25 Haziran 2014

Eymir Gölü, Ankara’da Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ne (ODTÜ) ait bir arazide yer alıyor ve Türkiye’de doğası en iyi korunan göllerden biri. Aynı zamanda, biyolojik çeşitlilik anlamında öne çıkan bir rekreasyon alanı. Gölde ‘Güneşli Bot’ ile yaptığımız gezintide bize Temiz Enerji Vakfı’ndan Engin Kıran kaptanlık yapıyor.

Başkanlığını yine bir fizikçi olan Prof. Demir İnan’ın yaptığı Temiz Enerji Vakfı, temiz ve sürdürülebilir enerji kaynakları ile ilgili uygulamaların, Türkiye'de daha geniş çapta kullanılması için çalışıyor.

Tamamen güneş enerjisine dayalı olarak çalışan ulaşım araçları aslında sanıldığı kadar yaygın değil. Engin Kıran’ın verdiği bilgiye göre, güneş panelleri ile donatılmış pek çok vasıtaya, her ihtimale karşı, başka enerji kaynakları da ekleniyormuş. Oysa ‘Güneşli Bot’ta güneş enerjisinin dışında sadece iki kürek var. Dolayısıyla UNDP’nin GEF Küçük Destek Programı aracılığıyla desteklediği bu teknenin dünyadaki örneklerinin sayısı çok az.

Tekne, açık ve güneşli bir havada dört saat içinde tamamen şarj edilebiliyor. Bu dört saatlik şarj, onu yine dört saat boyunca idare ediyor. Tekne ayrıca açık havada yapılan bir gezinti sırasında, deposundaki enerjiyi harcamak yerine, anlık olarak ürettiği güneş enerjisi ile ilerliyor ve depoladığı enerjiyi güneşsiz anlara veya akşam saatlerine saklıyor.

‘Güneşli Bot’un çok hızlı olduğunu söylemek mümkün değil. Aslında bir prototip olan bu teknenin hızı saatte 10 kilometre. Ancak bu bilinçli bir seçim. Çünkü teknenin daha hızlı gitmesi için yerleştirilecek daha güçlü bir motor, bu kez seyir süresini kısaltabilir. Bu da daha büyük bir güneş paneli gerektiriyor. Dolayısıyla, güneş paneli ve tekne boyutu ile doğru orantılı bir motor seçimi, optimum sürati de beraberinde getiriyor.

Tekne, gürültüsüz bir şekilde çalıştığı için sualtı dünyasını rahatsız etmiyor, hatta ‘gölde yaşayan su kuşlarından dahi az ses çıkarıyor’.

Tekne, bu haliyle gezinti için ideal. Sürdürülebilir turizm yatırımcıları ve belediyeler, birim maliyeti yaklaşık 18 bin dolar olan bu tekne ile turizm bölgelerine veya şehir yaşamına çevre dostu, sıfır karbon emisyonuna sahip bir boyut ekleyebilir.

Ancak güneş enerjili teknelerin farklı panel ve motor alternatifleri ile daha zorlu amaçlar için de kullanılabildiğini eklemek gerekiyor. Almanya’da üretilen ve dev güneş panellerine sahip PlanetSolar adlı tekne, 2012 yılında bütün dünyayı dolaşan ilk güneş enerjili deniz aracı olmuştu. Dolayısıyla potansiyel büyük.

Güneş enerjisinin verimliliği

Güneş enerjisi ile elde edilen elektrik, fosil yakıtlardan elde edilen enerjiye ya da termik santraller gibi farklı yollarla elde edilen elektriğe göre çok daha verimli.

Örneğin benzinli bir araba, birim petrolden elde edilebilecek potansiyel enerjinin çok az bir kısmını harekete dönüştürebiliyor (yaklaşık yüzde 28). Oysa elektrik enerjisi ile çalışan bir vasıtada, yakıt yerine kullanılan birim enerjinin harekete dönüşme yüzdesi çok daha fazla (yaklaşık yüzde 85).

Engin Kıran’ın verdiği bilgiye göre, güneş panellerinin kendisi de geri dönüşüme uygun malzemeden imal ediliyor. Dolayısıyla büyük ölçüde alüminyumdan üretilen ‘Güneşli Bot’un karbon ayak izi, neredeyse hiç yok. Kıran, güneş enerjili tekne tasarımında panelin tekne üzerinde olmasının şart olmadığını, kısa mesafeli sefer yapan panelsiz teknelerin, kıyıda kurulan istasyonlarda kendilerini şarj ederek, belirlenmiş hatlarda sürekli çalışabileceğini söylüyor.

Yani kıyılarda kurulacak güneş panelleri, yakın gelecekte, göllerde veya denize kıyısı olan şehirlerde toplu ulaşıma da temiz ve ciddi bir alternatif oluşturabilir.

İşletme maliyeti

Tabloyu daha net olarak anlayabilmek için konvansiyonel petrol motorları ile çalışan ve güneş enerjisi ile çalışan teknelerin işletme maliyetlerini de karşılaştırmak gerekiyor. Bir kere, petrol motorunu çalıştırmak için petrol satın almak gerekiyor; motorun yağı, suyu ve bakımını sağlamak da şart.

Oysa güneş enerjili teknede kullanılan güneş panellerinin ömrü 20 yıl. Kullanılan bataryaların ömrü ise yaklaşık 4 yıl. Dört yeni akünün maliyeti ise yaklaşık olarak sadece 300 dolar.

En önemlisi, güneş enerjili tekne elbette hiç bir yakıt gerektirmiyor ve bedava çalıştırılabiliyor.

KISA KISA

  • Temiz Enerji Vakfı tarafından üretilen güneş enerjili tekne ODTÜ’ye bağışlandı ve Eymir Gölü’nde ODTÜ Biyoloji Bölümü'nün su altı çalışmalarında kullanılacak.
  • Tekne, gürültüsüz bir şekilde çalıştığı için sualtı dünyasını rahatsız etmiyor, hatta ‘gölde yaşayan su kuşlarından dahi az ses çıkarıyor’.
  • Teknede bir sonda ile su altını inceleme imkanı sunuluyor.
  • Temiz Enerji Vakfı bugüne kadar, afet bölgelerinde her gün yüzlerce kişinin banyo için ihtiyaç duyduğu sıcak suyun güneş panelleri ile elde edilmesi, deniz suyundan güneş enerjisi ile temiz su elde edilmesi, otobüs durakları, sokaklar ve kamu binalarının güneş panelleri ile aydınlatılması, güneş enerjisi ile çalışan bisiklet gibi projeler geliştirmişti.
  • Projeyi destekleyen Birleşmiş Milletler Küresel Çevre Fonu (GEF) Küçük Destek Programı (SGP) Ulusal Koordinatörü Gökmen Argun projenin Türkiye’de bir benzerinin daha olmadığını söylüyor.

 

###

GEF Küçük Destek Programı (SGP) ülkemizde 20 yıldır sivil toplum kuruluşlarının biyoçeşitlilik, iklim değişikliği ve toprak bozunumu konularında geliştirdiği kucuk butceli projeleri destekler. Bugüne kadar 236 projeyi desteklenmiş olan SGP; UNEP,  UNDP ve Dünya Bankası'nın ortak programıdır. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yapı denetiminde enerji verimliliğinin sağlanması eğitimleri Ankara, İzmir, Erzurum ve İstanbul’da yapıldı

Türkiye’de enerji verimliliği politikaları ve hedefleri, yapı denetimi ve binalarda enerji verimliliği mevzuatlarının konuşulduğu eğitimler Haziran ayında dört ilde düzenlendi.

Ankara, Temmuz 2014

“Binalarda Enerji Verimliliğinin Artırılması” projesi kapsamında “Yapı Denetiminde Enerji Verimliliğinin Sağlanması” eğitim seminerleri yapıldı.

Eğitim seminerleri 17 Haziran’da Ankara’da, 19 Haziran’da İzmir’de, 24 Haziran’da Erzurum’da ve 26 Haziran’da İstanbul’da yapıldı.

Eğitimlerde Türkiye’de enerji verimliliği politikaları ve hedefleri, yapı denetimine ilişkin mevzuat, binalarda enerji verimliliği mevzuatı, binalarda enerji verimliliğinin temel prensipleri, yapı denetiminde enerji verimliliği uygulamalarında karşılaşılan sorunlar değerlendirildi.

Ayrıca, proje kapsamında hazırlanan “Enerji Verimliliği Proje Kontrol Formu ve Açıklama Kılavuzu” tanıtıldı ve nasıl kullanılacağı aktarıldı.

“Binalarda Enerji Verimliliğinin Artırılması” projesi; Küresel Çevre Fonu (GEF) desteğiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü (YEGM) tarafından Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile birlikte yürütülüyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı projenin diğer ortakları.

Projeyle; Türkiye’de binalarda enerji verimliliğinin artırılması ve buna bağlı sera gazı salımlarının azaltılması amaçlanıyor.

Enerji verimliliği yönetmelik ve uygulamaları ile ilgili yapı denetim kapasitesinin güçlendirilmesi en önemli proje hedefleri arasında yer alıyor.

“Yapı Denetiminde Enerji Verimliliğinin Sağlanması Eğitim Seminerleri”, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü ve Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü ile birlikte gerçekleştiriliyor.

 

 

 

 

Enerji verimli ürünlerle ilgili piyasa tarama programının ikinci aşaması başladı

Ev aletlerinin eko-tasarım ve enerji etiketleme mevzuatına uygunluğunun test edildiği piyasa tarama programı ikinci aşamasına Mayıs ayında başladı. 

Ankara, Temmuz 2014

Birinci aşaması 2013 yılında yapılan piyasa tarama programı çerçevesinde soğutucu cihazlar, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, elektrikli fırın, klima ve TV’den oluşan altı ürün grubuna ait farklı marka ve modellerden, Türkiye’deki pazar profilini yansıtacak şekilde numuneler alınıyor.

Toplanan numuneler yürürlükteki eko-tasarım ve enerji etiketleme mevzuatına uygunluk açısından test ediliyor.

Program kapsamında birinci aşamada toplam 114 adet numune alınarak Türk Standardları Enstitüsü laboratuvarlarında test edildi.

İkinci aşamada ise uygun olmayan ürünlere daha fazla odaklanılıyor. Yine aynı sayıda numune alınarak, ürünlerin uygunluk durumundaki değişiklik tespit edilecek.

Bu şekilde, ürünlerin mevzuata uygunluk durumuna dikkat çekilerek, üreticilerin ve tedarikçilerin piyasaya arz ettikleri ürünlerin enerji sınıfı beyanları konusunda daha titiz davranmaları sağlanacak.

Piyasa tarama programı, Türkiye’de Enerji Verimli Ürünlerin Piyasa Dönüşümü Projesi kapsamında yapılıyor.

 

 

 

 

 

Danışmanlık firmaları ve çeşitli sektörlerden sanayi şirketleri Enerji Yönetim Sistemi Eğitiminde bir araya geldi

Enerji Yönetim Sistemine yönelik eğitim çalışmaları “Türkiye’de Sanayide Enerji Verimliliğinin Artırılması” projesi kapsamında düzenlenmeye devam ediyor.

Ankara, Temmuz 2014

Daha önce proje ortağı kuruluşlara, enerji verimliliği danışmanlık şirketlerine, sertifikasyon şirketlerine ve bağımsız uzmanlara yönelik olarak düzenlenen eğitime, bu kez sanayi şirketleri de dâhil edildi. Eğitimler; 23-24 Haziran’da İstanbul Avrupa yakasında, 26-27 Haziran’da ise İstanbul Anadolu yakasında başarıyla tamamlandı.   Programda grup çalışması ve örnek olay uygulaması yapılarak sanayi şirketleri ile danışmanların karşılıklı deneyim paylaşımına da imkân sağlandı. İkişer günlük her iki eğitim UNIDO Enerji Yönetim Uzmanları olan Erik Gudbjerg (Lokalenergi A/S Direktörü ve Uluslararası Enerji Yönetim Sistemi Uzmanı) ve Gerard Doherty’nin (Sıfır Karbon Asli Danışmanı ve Uluslararası Enerji Yönetim Sistemi Uzmanı) katkılarıyla gerçekleştirildi. Bu uzmanlara ilâveten, daha önce proje kapsamında eğitilen ve UNIDO tarafından hazırlanmış sınavdan başarıyla geçen 4 Türk uzman da pilot eğitici olarak her iki eğitimde görev aldı.

Gerek Türk uzmanların eğitici olarak sürece dâhil edilmesi gerekse sanayi şirketleri ile danışmanlık kuruluşlarının buluşturulması, bu konudaki yerel kapasitenin artırılmasında yeni bir adım oldu.

 

Sivas’ın artık Bilişim Akademisi var

Özellikle dezavantajlı gençlerin dijital okuryazarlığını artırmak için çalışacak akademi Haziran ayında Sivas’ta açıldı. 

Ankara, Temmuz 2014

“Türkiye’nin E-Dönüşümü için Gençliğin Etkin Kılınması” projesi kapsamında açılan akademi, özellikle imkânı olmayan gençlerin bilişim ve iletişim teknolojisi alanında okuryazarlıklarını artırmayı ve aktif bir şekilde ülkenin e-yönetişim mekanizmalarına dâhil olmaları için iş fırsatları yaratmayı hedefliyor.

Gönüllü desteği

Projenin uygulanması sırasında gönüllü gençlerin çok büyük bir desteği alınıyor.

79 şehir ve 129 ilçeden 1200 genç, temel bilgisayar ve internet kullanımı becerilerini (Windows Office, dijital hayat, internet emniyeti, güvenliği), web sitesi tasarımı ve sosyal medya bilgisi eğitimlerini yaşıtlarına anlatmak için gönüllü oldu.

Microsoft'un Dijital Okuryazarlık çevrimiçi eğitim kiti bu amaçla Türkçe'ye çevrildi.

Bugüne kadar 158 bin genç, çocuk, kadın, kamu personeli, yerel yönetici, topluluk lideri, işçi, küçük şirket sahibi, asker ve tutuklu bu eğitimlerden faydalandı.

Bölgesel Bilişim ve İletişim Teknolojisi Akademileri 25 şehirde, illerdeki yerel yöneticilerle ortaklaşa olarak hayata geçirildi.

Bu bağlamda Sivas'ta proje ortaklarıyla yeni bir Bilişim ve İletişim Akademisi açıldı.

 

 

 

 

 

Bilişimde gençlerin etkin kılınması

Gelecek Turizmde

2015 sonrası kalkınma gündeminde gençlik

2015 sonrası kalkınma gündeminde bilgi ve iletişim teknolojileri

UNDP Türkiye'de iş ilanları

 

Tüm ilanlar için buraya tıklayın.

Katkıda Bulunanlar

Katkıda Bulunanlar

Editör: Faik Uyanık
Asistan: Nazife Ece
Stajyer: Sena Şar, Doğa Bakar
Bu sayıya katkıda bulunanlar: Abdullah Taygun Yavaşça, Burak Eldem, Deniz Özbek, Deniz Tapan, Gökmen Argun, Hansın Doğan, Hediye Nur Hasırcı

 

Kapak fotoğrafı: Zafer Kızılkaya/AKD

UNDP Türkiye’yi takip edin:

© 2014 UNDP Türkiye
Yeni Ufuklar’ın tüm hakları UNDP Türkiye’ye aittir. Yeni Ufuklar dergisinin kaynak gösterilmesi ve ilgili linkin verilmesi kaydıyla dergiden alıntı yapılabilir.