Ana Siteye Dön

Ocak 2015

Sayı: 109

Yeni kurulan zeytinyağı tesisi Kilis’e iş fırsatları ve umut sağlıyor

BrandAge UNDP özel dosyasında kırılganlıkları ele alıyor

Brandage dergisi Aralık sayısında UNDP’nin özel sektör ortaklıklarını ve 2014 İnsani Gelişme Raporuna gönderme yaparak kırılganlıkları ele alan özel bir dosya hazırladı.

Ankara, Ocak 2015

Derginin Aralık sayısının başlığı ‘Şirketlerin yeni ödevi: Kırılganlıklar’ oldu. Özel dosyanın ilk bölümünde, 2014 İnsani Gelişme Raporu ışığında kırılganlıkların tanımına ve kırılganlıkla ilgili güncel istatistiklere yer verildi. İnsani Gelişme Raporu Ofisi Direktör Yardımcısı Eva Jespersen’in sözleri de bu bölümde yer aldı.

İkinci bölümde, özel sektör şirketlerini sürdürülebilir kalkınma tartışmalarına dâhil edecek önemli başlıklarda yapılan röportajlara yer verildi. Dr. Yılmaz Argüden, dergiye Küresel İlkeler Sözleşmesi (Global Compact) ile ilgili bir röportaj verdi. UNDP Türkiye’den Hansın Doğan ile UNDP’nin özel sektör ortaklıkları, Cengiz Cihan ile sürdürülebilirlik konusu ve Bülent Açıkgöz ile yerel kalkınma üzerine konuşuldu.

UNDP’nin özel sektör ortaklarından Coca-Cola, Efes, Microsoft, Mudo, Visa Europe ve Vodafone da içeriğe kendi bakış açılarından katkıda bulundular.

 

 

 

 

 

 

 

 

İş fikirleri ilk kez sosyal fayda için geliştirildi

Dünyada ilk defa Antalya’da Aralık ayı başında, iş fikirleri sosyal fayda için geliştirildi, test edildi ve örnek ürün aşamasına getirilerek sunuldu.

Ankara, Ocak 2015

Antalya’da düzenlenen Startup Weekend özel bir önem taşıyordu çünkü dünyada ilk defa bir Startup Weekend etkinliğinde, katılımcılar iş fikirlerini geliştirirken sosyal faydaya odaklandılar.

60’dan fazla sosyal aktivist, gençlik liderleri, sosyal girişimciler, geliştiriciler ve tasarımcılar; yoksulluğu azaltmak, yeni eğitim modelleri yaratmak, toplumsal cinsiyet eşitliğini geliştirmek ve kadını güçlendirmek, hastalıklarla mücadele ve çevresel sürdürülebilirliği sağlamak için bir araya geldi.

Karadeniz Bölgesi’nden, Ordu’dan Startup Weekend’e katılan Nur Emeksiz, “Bu üç gün benim için çok büyük bir deneyim oldu. Yeni arkadaşlar edindim ve onlardan öğrenerek kendimi geliştirdim. İş fikirleri ve sosyal fayda ile ilgili beyin fırtınaları ile geçen bu eğlenceli hafta sonu için çok teşekkür ediyorum. Bizi yenilikçi fikirler ve yaratıcı iş modelleri geliştirmede destekleyen mentorlerimize özellikle teşekkür ediyorum.”

Katılımcılar teknolojiye odaklı ve yenilikçi iş modelleri geliştirmeleri için cesaretlendirilirken aynı zamanda sosyal girişimcilik, proje yönetimi ve mobil teknolojiler eğitimleriyle desteklendiler.

Etkinlik ‘Co-working Camp’ işbirliği ile düzenlendi.

Startup Weekend nedir?

54 saatlik Startup Weekend etkinlikleri geliştiricilerin, tasarımcıların, pazarlamacıların, ürün müdürlerinin ve startup meraklılarının bir araya gelip fikirlerini paylaşmaları, takım oluşturmaları, ürün geliştirmeleri ve iş fikirlerini test etmeleri için imkân sağlıyor.

Startup Weekends, bir hafta sonu boyunca süren girişimcilerin ve girişimci adaylarının başlangıç aşamasındaki iş fikirlerinin uygulanabilir olup olmadığını öğrenebilecekleri uygulamalı deneyim platformlarıdır.

Ortalama olarak Startup Weekends’lere katılanların yarısı teknik veya tasarım geçmişine sahipken diğer yarısı iş hayatında deneyimi olan kişilerdir. Cuma günü açık mikrofonla konuşmaların başladığı hafta sonunda katılımcılar en iyi fikirlerini anlatıyor ve diğerlerine ilham verip kendi takımlarına katılmalarını sağlamaya çalışıyor.

Cumartesi ve Pazar günleri boyunca takımlar müşteri geliştirme, fikirlerine geçerlilik kazandırma, Startup yöntemlerini uygulamaya koyma ve küçük çapta uygulanabilir ürünler ortaya koymaya odaklanıyor. Pazar akşamı takımlar prototiplerinin tanıtımını yapıyor ve uzmanlar tarafından değerli geri dönüşler alıyorlar.

Habitat ve UNDP Türkiye, Startup Weekends’leri Türkiye çapında Kalkınma Bakanlığı, Vodafone, Microsoft işbirliğiyle Uluslararası Girişimcilik Merkezi ve Geleceğini Tasarla projeleri çerçevesinde düzenliyor.

Startup Weekends reached 205 potential entrepreneurs and 29 business ideas with the sincere support of Viveka, 23 mentors and 11 investors from the heart of the Turkish entrepreneurship ecosystem.

Startup Weekends, 205 potansiyel girişimciye ve 29 iş fikrine Viveka’nın ve Türk girişimcilerin ekosisteminden 23 mentor ve 11 yatırımcının desteğiyle ulaştı.

www.uluslararasigirisimmerkezi.org Twitter: @GirisimMerkezi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yeni kurulan zeytinyağı tesisi Kilis’e iş fırsatları ve umut sağlıyor

Suriye’den gelen mülteciler ile nüfusu iki katına çıkan Kilis’te kurulan organik zeytinyağı fabrikası, bölgedeki zeytin endüstrisine yeniden can verirken yöre halkı için geçim imkânları da sağlıyor.

Ankara, Ocak 2015

Suriye krizinin ev sahibi bölgede yarattığı etkinin hafiflemesine yardım etmek ve yerel kalkınmayı desteklemek amacıyla Kilis Organik Zeytin Üreticileri Birliği tarafından kurulan organik zeytinyağı tesisi geçtiğimiz ay üretime başladı.

Organik zeytinyağı tesisi, Kilis zeytinlerinin pazarlanabilmesini sağlayarak yerel kalkınmaya çok önemli bir destek veriyor.

Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) Bölge Kalkınma İdaresi, UNHCR ve UNDP’nin finansal desteği ile kurulan organik zeytinyağı fabrikasında, yerel üreticilerin tarlalarından topladıkları zeytinler işlenecek, paketlenecek ve saklanacak.

Birlik üyelerinin tesise getirecekleri zeytinlerle günlük 80 ton zeytinyağı üretilebilecek.

Bu tesiste işlenen Kilis zeytinleri, yalnızca Türk pazarında değil uluslararası pazarlarda da iddialı olmayı hedefleyen ‘Kilizi’ isimli marka ile müşteri karşısına çıkacak.

Kilis Organik Zeytin Üreticileri Birliği Başkanı Hüseyin Polat’a göre geçmişte zeytinyağı üretiminde yanlış yöntemler kullanılıyordu.

Birlik Başkanı Polat, “Çiftçiler aldıkları bir takım eğitimler sonucunda uyguladıkları yöntemlerin doğru olmadığının farkına vardı. Biz kasalar aldık. Günlük olarak toplanan zeytinler bu kasalara konuyor ve aynı gün tesisimize getiriliyor. Sonrasında bu zeytinleri işliyoruz. Sonuç olarak zengin aromalı, mineralli ve gerçekten yüksek kalitede organik zeytinyağı elde ediyoruz,” diye konuştu.

Yeni kurulan tesiste 15 kişi çalışıyor. Tesis tam kapasite çalışmaya başlayınca işçi sayısının iki katına çıkması ve çalışanların yarısının Suriyeli mülteciler olması planlanıyor. Birliğe kayıtlı olan yaklaşık 300 yerel üretici, zeytinlerini tesise getirmeye ve satılan zeytinyağından elde edilen gelirden kendi paylarını almaya devam edecekler.

Hüseyin Polat, Kilis’te yerel sosyoekonomik kalkınmanın sürdürülmesi ve Kilis zeytininin pazarda rekabet edebilir olmasının sağlanması için bu tesisin mükemmel bir fırsat olduğunu söylüyor. Polat, Kilis’teki herkesin bu tesisten faydalanmasını sağlamayı ve ‘Kilizi’ markası ile Kilis zeytininin dünya pazarlarında hak ettiği değeri görmesini amaçladıklarını ve bu yüzden birliğin üye sayısını artırmak istediklerini de belirtiyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

UNDP hükümetleri, iş çevrelerini ve toplumları yeni bir iklim ve kalkınma çağı için işbirliğine davet ediyor

Lima’da düzenlenen, üç gün süren ve 9 Aralık’ta sona eren BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCC) Taraflar Konferansı ardından konuşan UNDP Başkanı Helen Clark, iklim değişikliği ile mücadele, kamu ve özel sektörün ciddi işbirliğini, sivil toplumun katılımını ve güçlü ve şeffaf kurumların varlığını gerektiriyor, dedi.

Ankara, Ocak 2015

Fotoğraf: Prashanth Vishwanathan/UNDP Hindistan

Helen Clark sözlerine şöyle devam etti; “Bugün Lima’da, önümüzdeki sene Paris’te imzalanacak olan ve hayati önem taşıyan yeni iklim sözleşmesi ile beraber, iklim değişikliği için harekete geçtiğimiz yeni bir çağa girmek üzereyiz. Üstelik 2015 sonrası sürdürülebilir kalkınma gündemi de yakın zamanda kabul edilecek. Düşük salımlı ve iklime dayanıklı bir geleceği desteklemek için ortaklıkları güçlendirerek hedeflerimizi gerçekleştirebiliriz.”

20. Taraflar Konferansı sırasında, Clark UNDP’nin yönettiği Küresel Çevre Fonu/Küçük Destek Programı’nın fuarını gezdi. Fuara dağlık bölgelerden, Amazon Ormanları’ndan ve sahil bölgelerinden alpaka yünü giysileri, kinoa, fasulye ve bal gibi çevre dostu ürünleri satan çoğu kadın olmak üzere 40’tan fazla insan katıldı. UNDP Başkanı, biyolojik çeşitliliği korurken, iklim dayanıklılığını desteklerken ve girişimciliği teşvik ederken kadınları da güçlendirmenin önemli olduğunun altını çizdi.

Taraflar Konferansı’ndaki üçüncü gününü özetleyen UNDP Başkanı büyük ölçekli kamu-özel sektör işbirliğinin iklim ile ilgili gelişmeleri ve sürdürülebilir kalkınmayı nasıl iyileştireceğini söyledi.

Helen Clark şunları söyledi: “Geçtiğimiz bir sene boyunca ormanlar konusundaki en heyecan verici ve dinamik gelişmelerden birisi, büyük firmaların ürün tedarik zincirlerinde orman tahribatını azaltmaya yönelik taahhüt vermeleri oldu.” Örneğin palmiye yağı sektöründe ürünün küresel ticaretinin yüzde 75’ini temsil eden şirketler, geçtiğimiz sene, orman tahribatını sıfıra indirmek için politikalar benimsedi.

Eylül 2014’de Genel Sekreter Ban Ki-moon tarafından düzenlenen BM İklim Zirvesi’nde UNDP, 2020’ye kadar doğal ormanların tahribatını yarı yarıya indirmeyi ve sonraki 10 yılda da tamamen durdurmayı hedefleyen New York Ormanlar Bildirgesi’ni, 170’den fazla hükümet, sivil toplum örgütü ve yerel halk temsilcisinin benimsemesini sağladı. Cargill ve Wilmar gibi tarım endüstrisinin devleri, orman tahribatını sıfıra indirmek üzere politikalar benimserken, tüketici ürünleri endüstrisi 2020’ye kadar ormansızlaştırmanın sona erdirileceğinin güvencesini verdi.

Helen Clark, ülkelerin ulusal olarak orman kaybını azaltmaya ve yeniden ağaçlandırmanın artırılmasına olan bağlılıklarının önemini belirtti. Clark, gelişmiş ekonomileri ormanlık alanların korunması ve yeniden ağaçlandırılması için özellikle ormansızlaştırma ve orman yıkımından kaynaklanan salımların azaltılmasını destekleyen bir mekanizma olan REDD+ üzerinden büyük çapta ekonomik teşvikler vermeye davet etti.

Uyum ve azaltımı da kapsayan 1,3 milyar ABD Dolarlık Birleşmiş Milletler’in en büyük iklim değişikliği portfolyosuna sahip olan UNDP, 40’dan fazla en az gelişmiş ülke dâhil olmak üzere 140’dan fazla ülkeyi iklim finansmanı ve mekanizmalarına erişim ve iklim değişikliği ilk adımlarının uygulanması konularında destekliyor. Bu destek, neredeyse bütün UNFCCC mekanizmalarına erişimin sağlanmasını da kapsıyor. Ayrıca UNDP, ülkelere iklim değişikliği görüşmelerinde destek sağlıyor ve 20. Taraflar Konferansı’na ev sahipliği yapan Peru hükümetine de destek verdi.

Helen Clark’ın COP20 konuşmasından notlara ulaşmak için lütfen buraya tıklayınız.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

‘Paramı Yönetebiliyorum’ en iyi 3 kurumsal sosyal sorumluluk projesinden biri

Ankara, Ocak 2015

Finansal bilincin artırılması için çalışmalar yapan ‘Paramı Yönetebiliyorum’ projesi, Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) Pazaryeri’nde uluslararası jürinin değerlendirmesi sonucunda Türkiye’nin en iyi 3 kurumsal sosyal sorumluluk projesinden biri seçildi.

Kalkınma Bakanlığı, UNDP, Habitat Kalkınma ve Yönetişim Derneği, Visa Europe Türkiye ve üye bankalarının katılımıyla 2009’da geliştirilen proje, Yılın Kurumsal Sosyal Sorumluluk Çözümü Büyük Ödülü’ne layık görüldü.

 ‘Paramı Yönetebiliyorum’ projesi ile gençlerin finansal bilincini geliştirme hedefi ile kamu, sivil toplum ve özel sektör Türkiye’de ilk kez bir araya geldi.

Proje, 15-30 yaş arası gençlerin kişisel mali kaynaklarını bütçelemelerine ve finans hizmetlerini doğru kullanmalarına destek olacak bir eğitim olanağı sunuyor.

Gönüllü akran eğiticileri ve Kent Konseyi Gençlik Meclislerinin desteği ile gençlere bütçeleme, finansal planlama ve yönetim ve kayıt dışı ekonomi ile mücadele, finansal bilincin sürdürülebilir kalkınmaya katkısı konularında eğitimleri ulaştırıyor.

Projeyle şimdiye kadar 50 bin gence ulaşıldı ve http://paramiyonetebiliyorum.net üzerinden ulaşılabilen çevrimiçi eğitimleri 26 bin kişi tamamladı.

Embed: https://www.youtube.com/watch?v=20DfNoMaXqg#t=111

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Düşler Akademisi 2014’ün en iyi uygulaması seçildi

Kültür ve sanat eğitimlerinin engellilere ve sosyal olarak dezavantajlı gençlere ücretsiz olarak verildiği Düşler Akademisi, ‘International Design for All Foundation’ 2015 ödüllerinde 2013’ün en iyi uygulamalarından biri olarak seçildi.

Ankara, Ocak 2015

Fotoğraf: Düşler Akademisi

‘International Design for All Foundation’ İyi Uygulama Ödülleri, herkes için tasarım alanında bütün dünyadan büyük küçük ülkelerin, şirketlerin, kar amacı gütmeyen kuruluşların ve uzmanların başarılarını takdir ediyor. Her sene uluslararası jüri, ‘International Design for All Foundation’ Ödüllerini vermek üzere başvuru yapan iyi uygulamalardan beş tane ‘En iyi Uygulamayı’ belirliyor.

2015 Ödülleri için, Düşler Akademisi 2014’ün en iyi uygulamalarından biri oldu.

AYDER (Alternatif Yaşam Derneği), UNDP, Kalkınma Bakanlığı ve Türkiye Vodafone Vakfı’nın desteği ile Düşler Akademisi, 2008 yılından beri ‘Dalmak Özgürlüktür’, ‘Alternatif Kamp’ ve ‘Reha İstanbul’ gibi on binlerce engelsiz sosyal yaşam çözümleri ve olanakları sunuyor. 

 

 

 

 

 

 

Birleşmiş Milletler ve ortakları Suriye ve bölge için başlıca yardım planlarını başlatıyor

Suriye’deki savaş 5. yılına doğru ilerlerken, Birleşmiş Milletler ve ortakları, bugün, 2015 yılında Suriye ve bölgedeki yaklaşık 18 milyon insana yardım etmek için 8,4 milyar ABD Doları’ndan fazla fon çağrısı yapan, önemli ve yeni bir insani yardım ve kalkınma planı başlattı.

Ankara, Ocak 2015

Fotoğraf: UNHCR

Çağrının iki temel bileşeni var: Suriye içinde yerinden edilmiş ve çatışmadan etkilenmiş olan 12 milyondan fazla insana destek sağlamak ve bölgedeki milyonlarca Suriyeli mültecinin, onlara ev sahipliği yapan ülkelerin ve halkların ihtiyaçlarına cevap vermek. 

Berlin’de bir toplantıda donörlere sunulan 2015 çağrısı, dünyadaki yerinden edilmiş en büyük nüfusun hayati önem taşıyan insani ihtiyaçlarının yanı sıra ilk kez kalkınmaya ilişkin önemli hususları da kapsıyor.

2015 Suriye Stratejik Müdahale Planı (SRP) Suriye içindeki akut insani ihtiyaçlara cevap veriyor ve 12,2 milyon insana koruma, hayat kurtaran yardım ve geçim kaynakları desteği sağlamayı amaçlıyor. SRP için 2,9 milyar ABD Doları fon gerekiyor ve Suriye’nin içinde ve komşu ülkelerde çalışan insani örgütleri bir araya getiriyor.

Birleşmiş Milletler İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Durumlar Koordinatörü Valerie Amos, “Çatışma, milyonlarca Suriyelinin hayatını harab etmiş, onların çatışma bölgelerinde sıkışıp kalmalarına sebep olmuş ve onları temel tedarikler ile sağlık hizmetine erişimden mahrum bırakmıştır. Birçoğu korku içinde yaşıyor, çocuklar okula gidemiyor, anne babalar işlerine gitmek için dışarı çıkamıyor.” dedi. Valerie Amos sözlerine, “Bu plan, eğer tamamen fonlanırsa, çocuklara gıda ve ilaç; ailelere soğuktan barınabilecekleri bir yer; çaresiz durumda olan ve travma yaşamış insanlara ise destek sağlamaya yardım edecektir. Suriye, çalışmanın zor ve tehlikeli olduğu bir yer, fakat insani yardım alanında çalışanlar, bu krizde sıkışıp kalmış en hassas durumda olan insanlara yardım etme konusunda kararlıdır.” diyerek devam etti.

Bölgesel Mülteci ve Dayanıklılık Planı (3RP), bölgeye yardım sağlamaya yönelik yaklaşımda stratejik bir değişikliği temsil ediyor. Acil durum insani yardım operasyonları ve ev sahibi halka desteği, dayanıklılığı artırmayı amaçlayan uzun vadeli programlar ile bir araya getiriyor. Yaklaşık 6 milyon insana doğrudan yardım sağlayabilmek için 5,5 milyar ABD doları fon gerektiren 3RP; Suriye’ye komşu ülkelerdeki mülteci sayısının, 2015 yılı sonuna kadar 4.27 milyona kadar çıkabileceğine dair öngörüler doğrultusunda yapılan planlamayı (2014 yılında Suriye’den gerçekleşen çıkışların oranında az bir düşüşü yansıtmaktadır) ve ev sahibi halktaki bir milyondan fazla hassas durumdaki insana sağlanacak yardımı temel almaktadır.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri António Guterres, “Suriye’deki savaş hala tırmanıyor ve insani durum uzuyan bir hal alıyor. Mülteciler ve ülkeleri içinde yerinden edilen insanlar birikimlerini ve kaynaklarını tükettiler ve ev sahibi ülkeler kırılma noktasında,” dedi. António Guterres sözlerine, “Mültecilere verilen desteği, ev sahibi halkı daha istikrarlı hale getirmek için yapılan çalışmalarla ilişkilendirecek yeni bir yardım yapısına ihtiyacımız var.” diyerek devam etti.

3RP’nin mülteci bileşeni gıda yardımı, barınma, yardım malzemeleri ve ev içi temel ihtiyaçları karşılamak için nakit para yardımı ve kayıt hizmetlerini kapsıyor. Dayanıklılık bileşeni, geçim kaynaklarına ve ekonomik fırsatların yaratılmasına daha fazla odaklanılması ve destek programlarından faydalanacak bir milyondan fazla insana yardım edilmesi ile ilgilidir.

Doğrudan yardım alanların yanı sıra, Ürdün, Lübnan ve Mısır’daki 20,6 milyon insan, yerel altyapıda ve sağlık, eğitim, su ve atık su gibi alanlarda sağlanan hizmetlerdeki iyileştirmeler; hizmet sağlayıcılara yönelik eğitim ve kapasite geliştirme faaliyetleri; yerel ve ulusal makamlara politika ve idari konularda sağlanacak olan destekten faydalanacak.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Direktör Yardımcısı Gina Casar, “Suriyeli mültecilere ev sahipliği yapan ülkeler, yalnızca kendi istikrarlarını değil tüm bölgenin istikrarını tehdit eden ekonomileri, toplumları ve altyapıları üzerindeki devasa etki ile mücadele ediyorlar.” dedi. Gina Casar sözlerine, “Geleneksel insani müdahale artık yeterli değil. Önümüzdeki görev, krize yönelik ev sahibi halkların ve hükümet kurumlarının dayanıklılığını artıracak kapsamlı bir müdahale gerektiriyor,” diyerek devam etti.

Kilit uygulayıcı ortaklardan biri olan Norveç Mülteci Konseyi Genel Sekreteri Jan Egeland, “Çok uzun zamandır, Suriyeli insanları kuşağımızın karşı karşıya olduğu en kötü savaşın ortasında hayal kırıklığına uğrattık,” dedi. Jan Egeland sözlerine, “2015, çapraz ateş arasında kalmış bu insanlara nihayet koruma ve yardım sağlayacağımız yıl olmalıdır,” diyerek devam etti.

Bölgesel Mülteci ve Dayanıklılık Planı'na (3RP) buradan ulaşabilirsiniz: www.3rpsyriacrisis.org

2015 Suriye Stratejik Müdahale Planı'na (SRP) buradan ulaşabilirsiniz:  www.humanitarianresponse.info/appeals

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Türkiye’nin ilk sürdürülebilir, yeşil ve enerji verimli kamu binası için yapım sözleşmesi imzalandı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na ait Sincan-Etimesgut Tapu ve Kadastro Müdürlükleri Hizmet Binası; Türkiye’nin ilk sürdürülebilir, yeşil ve enerji verimli kamu binası olacak. 

Ankara, Ocak 2015

Türkiye’de Binalarda Enerji Verimliliğinin Artırılması Projesi” kapsamında “Bütünleşik Bina Tasarımı Yaklaşımı (BBTY)” ilkeleriyle projelendirilen örnek kamu binası için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütülen yapım ihalesi süreci tamamlandı.

Binanın yapım işine ait sözleşme Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından imzalandı ve yer teslimi yapıldı.

Bütünleşik tasarım felsefesinin bu projede başarıyla uygulanabilmesi amacıyla mimari, statik, mekanik ve elektrik ile ilgili bileşenlerin yanı sıra yenilenebilir enerji çözümleri, ekipman ve malzeme seçimleri ve projede kullanılması planlanan tüm özel sistemler yaşam döngüsü ve yaşam boyu maliyet yaklaşımlarıyla değerlendirildi. Bina bilgi modellemesi ve bina enerji modellemesi çalışmalarının tasarım süreci boyunca iteratif bir yaklaşımla yapıldığı bu projeyle, Türkiye’deki yapılarda enerji tüketimi ve buna bağlı sera gazı salımlarının maliyet etkin bir şekilde nasıl azaltılabileceği örnekleniyor.

Bina tasarımında enerji, atık, malzeme ve su yönetimi ile ilgili planlama çalışmaları projenin ilk aşamalarından itibaren yapıldı ve tüm kullanımlar optimize edildi. Ayrıca fosil kaynaklı enerji tüketimini azaltmak için tasarım iyileştirmesi ve pasif çözümler kullanılmasının yanı sıra yerinde uygulanabilecek yenilenebilir enerji çözümleri (güneş enerjisi vb.) ve yüksek enerji verimliliğine sahip diğer mekanik teknolojiler (ısı geri kazanımlı klima santralleri,  toprak kaynaklı ısı pompası sistemi vb.) tasarıma dahil edildi. Bina programları ve kullanım ihtiyaçları ile ilgili detaylı analizler yapıldı ve binanın kullanımı açısından en uygun işletme rejimi oluşturuldu.

Sincan-Etimesgut Tapu ve Kadastro Müdürlükleri Hizmet Binası toplam 8.950 m2 kapalı alana sahip. Maliyetler esas alınarak yapılan hesaplamalarda,  binanın sürdürülebilir, yeşil ve enerji verimli bir bina olarak inşa edilmesi için ihtiyaç duyulan ek yatırımın altı yıldan daha kısa bir sürede kendini geri ödeyeceği anlaşılmış bulunuyor. Ayrıca, projelendirme süreci yaşam boyu maliyet analizleri çalışmalarıyla desteklendi. Bu çalışmalara göre, bina tamamlandığında binada gerçekleşecek işletme ve bakım-onarım maliyetleri alışılagelmiş tasarım yaklaşımları, malzemeler ve sistemlerle yapılan benzer kamu binalarına oranla %70 daha düşük olacak. Bu azalmanın en önemli faktörü olarak ortaya çıkan enerji maliyetlerinin, benzer binalara oranla %80 civarında azalacağı öngörülüyor. Bir diğer önemli tüketim kalemi olan su harcamalarında ise yaklaşık %65 oranında bir düşüş sağlanması bekleniyor.

Bu özellikleriyle Sincan-Etimesgut Tapu ve Kadastro Müdürlükleri Hizmet Binası “Bütünleşik Bina Tasarımı Yaklaşımı” felsefesinin yeni bina projelerinde ne kadar etkili olduğunu gösteriyor. Ayrıca, yeni yapılacak binaların gerçek anlamda sürdürülebilir, yeşil ve enerji verimli binalar olması için mutlaka izlenmesi gereken bir yöntem olduğunu gösteren çok önemli bir örnek.

Türkiye’de Binalarda Enerji Verimliliğinin Artırılması Projesi; Küresel Çevre Fonu’nun (GEF) finansal desteği ile Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü tarafından Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile birlikte yürütülüyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı ise projenin diğer ortakları. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

EVD Kuluçka Merkezi’nde görev alacak mühendislere eğitim verildi

Enerji Verimliliği Danışmanlık (EVD) şirketlerinin kurulumunu kolaylaştırmak ve sektörde teknik iş gücü kapasitesinin artırılmasına katkıda bulunmak amacıyla kurulan Kuluçka Merkezi’nde görev alacak mühendisler teorik eğitim aldı.

Ankara, Ocak 2015

EVD Kuluçka Merkezi’nin kurulması, "Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Kullanımı ve Enerji Verimliliğinin İyileştirilmesi" projesi kapsamında planlandı.

Merkez bünyesinde, sanayide ve binalarda enerji verimliliği uygulamalarının yapılabilmesi için gerekli olan kalibre edilmiş test ve ölçüm cihazlarının yer aldığı bir laboratuar da yer alıyor.

Merkezde görev alacak mühendisler için, tedarik edilen ölçüm cihazlarının kullanımına yönelik olarak, 20 Aralık 2014 tarihinde Gaziantep Sanayi Odası'nda ikinci teorik eğitim düzenlendi.

Elektronik termometre ve sıcaklık ölçüm probları ile kızılötesi sıcaklık ölçer, takometre ve lüksmetre cihazlarının tanıtıldığı eğitimin pratik uygulaması Ocak 2015 döneminde gerçekleştirilecek.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde biyokütle kaynaklarından enerji elde edilebilir mi?

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde biyokütle kaynakları ile fırınlar ve apartmanlar için enerji üretimine başlandı.

Ankara, Ocak 2015

"Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Kullanımı ve Enerji Verimliliğinin İyileştirilmesi" projesi kapsamında, biyokütle kaynaklarından enerji elde edilmesine yönelik saha analiz çalışmaları yapıldı.

12 Aralık 2014 tarihinde, mısır ve pamuk atıkları ile kereste tozlarından pelet üretmek üzere Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde kurulan bir işletme ziyaret edildi.

İlk uygulamalar ticari fırınlar ve apartmanlarda başlamış durumda; kazanlara takılan "stocker" aparatları ile kömür yerine pelet kullanmak mümkün olabiliyor.

13 Aralık 2014 tarihinde ise, Şanlıurfa Organize Sanayi Bölgesi ziyaret edilerek, çırçır fabrikalarından atılan pamuk tozu hakkında bilgi alındı. Çalışmanın ikinci aşamasında, pamuk tozunun pelet üretiminde kullanılma potansiyeli araştırılacak. 

 

 

 

 

 

 

 

 

İnsani gelişme için kırılganlıkları nasıl azaltırız?

Öznesi Erkek

Enerji verimliliğine yeni bir bakış

Kırsal kalkınma için toplumsal cinsiyet eşitliği

UNDP Türkiye'de iş ilanları

 

Tüm ilanlar için buraya tıklayın.

Katkıda Bulunanlar

Katkıda Bulunanlar

Editör: Faik Uyanık
Asistan: Nazife Ece
Stajyer: Damla Deniz Haykır
Bu sayıya katkıda bulunanlar: Başak Saral, Berna Bayazıt, Bülent Açıkgöz, Deniz Tapan, Hansın Doğan, İdil Şerifoğlu

 

Kapak fotoğrafı: Düşler Akademisi

UNDP Türkiye’yi takip edin:

© 2014 UNDP Türkiye
Yeni Ufuklar’ın tüm hakları UNDP Türkiye’ye aittir. Yeni Ufuklar dergisinin kaynak gösterilmesi ve ilgili linkin verilmesi kaydıyla dergiden alıntı yapılabilir.