Sayı: 121
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon, kabul edilen iklim değişikliği ile mücadele anlaşmasının “Gezegenin sağlık sigortası” olduğunu söyledi ve uluslararası topluluğun böyle anlamlı ve uygulanabilir bir anlaşmayı kabul edeceğine dair inancını hiç kaybetmediğini belitti.
“Üye ülkeler tarihi bir seçim yaptı” diyen Ban, hükümetlerden anlaşma çerçevesinde verdikleri taahhütleri hayata geçirmelerini istedi.
Ban, “Günümüzün zorluklarına karşı birlikte hareket etmek için ülkeler oybirliği ile bir karar aldı. Paris anlaşması insanlar, ortak geleceğimiz ve çok taraflılık adına bir zaferdir,” dedi.
Ban, ilk defa tüm ülkelerin salımları kısma, dayanıklılığı güçlendirme ve iklim değişikliği ile mücadele amacıyla hem uluslararası alanda hem de ulusal alanda çalışma sözü verdiğini hatırlattı.
Paris anlaşması, iklim değişikliği ile mücadelenin başarıya ulaşabilmesi için gereken tüm hususları kapsıyor: Azaltım – sıcaklık hedefine ulaşılabilmesi amacına ulaşmak için salımların yeterli hızda azaltılması; bir şeffaflık sistemi ve küresel envanter sayımı – iklim hareketi için hesap verme; uyum – ülkelerin iklimin etkileriyle başa çıkabilme kapasitelerinin güçlendirilmesi; zarar ve ziyan – iklim etkilerinin iyileştirilmesi kapasitesinin artırılması; ve destek – finansman da dahil olmak üzere ülkelerin temiz ve dayanıklı gelecekler inşa etmesi için.
Ban, anlaşmanın iklim değişikliği ile mücadele alanında yeni ve başarılı bir küresel işbirliğinin temelini attığını, ülkelerin, küresel ekonomiyi düşük salımlı, iklime dayanıklı hale getirmenin tüm dünya ve nihayetinde kendi ulusal çıkarları için de iyi olduğu görüşünü benimsediğini söyledi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü’nün Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile birlikte 2010 yılından bu yana yürüttüğü Küresel Çevre Fonu (GEF) destekli “Türkiye’de Enerji Verimli Ürünlerin Piyasa Dönüşümü Projesi (EVÜDP)” tamamlandı.
Projenin başarılı çıktılarının paylaşıldığı kapanış toplantısı, tüm paydaşların katılımıyla 16 Aralık 2015 tarihinde yapıldı.
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) ve Arçelik A.Ş. projenin diğer ortakları.
Proje, Türkiye’de elektrikli ev aletlerinin enerji verimliliği seviyesini yükselten mevzuatın geliştirilmesine katkıda bulundu. AB eko-tasarım ve enerji etiketleme düzenlemeleri uyumlaştırılarak 14 tebliğ yayınlandı. Türk Standartları Enstitüsü’nün katkıları ile ıslak ürün grubu (çamaşır makinesi, çamaşır kurutma makinesi ve bulaşık makinesi) ve klimalar için yeni test laboratuvarları kurulması sağlandı.
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı piyasa denetçilerine piyasa denetim eğitimleri verildi ve Türkiye’de ilk kez ürün testlerini de içeren bir piyasa uygunluk tarama programı uygulandı. Elektrikli ev aletlerinden kaynaklanan enerji tüketiminin izlenmesi için bir piyasa izleme veri tabanı geliştirildi. Tüketicilerin enerji verimli ürünlere yönlendirilmesini sağlamak üzere, satış personeli eğitimleri gerçekleştirildi.
Üniversitelere yönelik Hibe Programı ile Ankara Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Aydın Üniversitesi, Kadir Has Üniversitesi ve Özyeğin Üniversitesi olmak üzere beş üniversite desteklendi. Üniversitelerde araştırma laboratuvarları kuruldu ve elektrikli ev aletlerinin enerji verimliliği ile ilgili yeni dersler açılarak müfredat geliştirildi. Ayrıca, kadınlara ve çocuklara yönelik bilinçlendirme faaliyetleri yürütüldü ve böylece enerji verimliliği bilincinin projeden sonra da gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlandı.
Bunlara ek olarak; proje kapsamında yürütülen bilinçlendirme kampanyası ile 9 milyonu aşkın kişiye ulaşıldı ve enerji verimli ürünler konusunda algı değişikliği oluşturuldu. Kampanyadan sonra yapılan araştırmaya göre; enerji verimliliği konusunda farkındalık seviyesi %43,5’ten %58,6’ya, enerji etiketi hakkında doğru bilgi oranı %52,5’ten %58,2’ye çıktı; satın alma kararında enerji verimliliğinin önceliği üçüncü sıradan birinci sıraya yükseldi.
Enerji verimliliğine yönelik yapılan bütün bu çalışmalarla, 2.8 milyon ton CO2 azaltımı sağlanarak, Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadelesine katkıda bulunulmuş oldu.
Konferans “Dışişleri Bakanlığının Hizmet Sunumunun Etkinliğinin Artırılması Amacıyla E-Konsolosluk Sisteminin Kurumsallaştırılması ve Yaygın Kullanımı” projesi kapsamında Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın teknik desteğiyle Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından düzenlendi.
Konferans, e-konsolosluk projesi çıktılarının yerel düzeyde sahipliğinin ve sürdürülebilirliğinin arttırılması ve projenin genel hedefleri çerçevesinde e-Devlet konusunda ulusal ve uluslararası iyi uygulamaların tartışılmasına olanak sağlayacak bir platform oluşturdu.
Konferans katılımcıları, e-devlet uygulamalarında hizmet verme yöntemleri üzerine konuştu. Katılımcılar e-devlet sisteminin mevcut durumdaki uygulamalarını ve uygulanabilecek yeni eğilimleri de tartıştı.
Türkiye’nin e-konsolosluk sistemi en iyi uygulama seçildi
‘Dışişleri Bakanlığının Hizmet Sunumunun Etkinliğinin Artırılması Amacıyla E-Konsolosluk Sisteminin Kurumsallaştırılması ve Yaygın Kullanımı’ projesi, 2010 yılında başladı ve tüm dünyada Bakanlık hizmetlerinin vatandaş memnuniyetini güçlendirmeye odaklanarak verimliliğin ve maliyet etkinliğininin sağlanmasına destek olmak için geliştirildi.
Proje, e-yönetişim ve bilgiye erişimin sağlanması açısından bir başarı hikâyesi oldu. Dışişleri Bakanlığı’nda kurulan bu sistem; Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı (ICAO), Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) yanı sıra BM Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (UNESWA) gibi çeşitli BM kuruluşları dâhil olmak üzere uluslararası kuruluşlar tarafından “iyi uygulama” olarak tanıtıldı.
Mali Destek Programı, Güneydoğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi (GAP BKİ) Başkanlığı ve GAP Bölgesinde faaliyet gösteren İpekyolu, Karacadağ ve Dicle Kalkınma Ajansları ortaklığı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) teknik desteği ile hazırlandı.
Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ve UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcı Matilda Dimovska'nın katılımıyla tanıtılan program, GAP Bölgesi’nin tamamını kapsayarak 9 ilde uygulanacak. Bu yönüyle Mali Destek Programı gerek içeriği gerekse işbirliği geliştirmesi anlamında Türkiye’de bir ilk teşkil ediyor.
2016 yılı toplam bütçesi 9.000.000 TL olan “GAP Bölgesi’nde Sanayide Enerji Verimliliğinin Arttırılması Pilot Uygulamaları Mali Destek Programı”nın öncelikleri şöyle:
GAP Enerji Verimliliği Danışmanlık ve Kuluçka Merkezi de 22 Nisan 2015 tarihinde düzenlenen bir törenle, Kalkınma Bakanı Cevdet YILMAZ ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Başkanı Helen CLARK’ın katılımları ile açılmıştı.
Mali Destek Programının öncelikleri arasında yer alan GAP Enerji Verimliliği Danışmanlık ve Kuluçka Merkezi ile ilgili mevcut durum da aynı program çerçevesinde Gaziantep Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Adil KONUKOĞLU ve Gaziantep Üniversitesi Rektörü Sn. Prof. Dr. Mehmet Yavuz COŞKUN tarafından katılımcılarla paylaşılacak.
Mali Destek Programının tanıtımı, sanayide enerji verimliliği ile ilgili paneller ile devam edecek. Sanayide enerji verimliliğinin artırılması ile ilgili de 12 Aralık 2015 tarihinde bir eğitim düzenlenecek.
Toplantı sırasında kadınlar yönetişim, kamu kaynaklarının etkin kullanımı ve yapısal ilişkiler ve tartışma platformları yoluyla hesap verebilirliğin iyileştirilmesi konularında deneyimlerini, ihtiyaçlarını ve algılarını paylaştı.
Bu deneyim alış verişi, UNDP’nin başlattığı ve Aralık 2015’te sona eren bir girişim kapsamında yapıldı. Girişim ile ilgili çalışmalar İzmir ve Trabzon’da yürütüldü.
Kadınların yönetişimde hesap verebilirlik ve etkinlik konusundaki algılarının ve ihtiyaçlarının analiz edileceği bu girişim, çalışmaların yapıldığı mahallelerde küçük çağlı girişimlerin geliştirilmesini ve uygulanmasını desteklemeyi amaçlıyor. Aynı zamanda yerel yönetişim ve hesap verebilirlik konularında hem mahalleli kadınlara hem de kurumlara kapasite geliştirme eğitimleri sağlanıyor. Girişim kapsamında, vatandaşların yerel karar alma süreçlerine daha çok katılması ve bu süreçlerin yine vatandaşlar tarafından etkin bir şekilde izlenmesi için tavsiyeler geliştiriliyor.
Ortahisar’ın Kadın Meclisi, Trabzon Kadın Platformu ile birlikte 26 Kasım’da toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadının güçlenmesi konusunda bir çalıştay düzenledi.
Çalıştay, Trabzon’da örgütlü kadınların arasındaki iletişimin canlandırılması ve gündemlerinin güncellenmesi için yapıldı. Böylece kadınların karar alma süreçlerine daha etkin ve aktif bir şekilde katılımlarının sağlanması, sivil toplumun değişimi başlatmadaki etkinliğinin artırılması ve yerel yönetimlerdeki planlamanın ve bütçe harcamalarının izlenerek daha fazla hesap verilmesinin sağlanması amaçlandı.
Toplantı sonucunda elde edilen çıktılar 27 Kasım’da Belediye Başkanı ve Vali Yardımcısının da içinde bulunduğu ilgili tüm paydaşların katılımıyla paylaşıldı. Sonuç olarak, yerel politikaların katılımcı ve şeffaf bir süreçte hazırlanması, çeşitli kurumlar içinde oluşturulan katılım mekanizmalarında kadınların da yer alması ve yerel yönetimler tarafından oluşturulan ve yürütülen plan program ve politikaların katılım ve toplumsal cinsiyet eşitliği acısından izlemesi konusunda yol haritalarını duyurdu.
Türkiye 2014 raporunda yer alan İGE’de 0.759 puan ile 187 ülke ve bölge içinde 69. sırada yer almıştı. 2015 raporundaki İGE’de ise 0.761 puanla 188 ülke ve bölge arasında 72. sırada yer aldı. Kapsanan ülke sayıları 2013 yılı ve 2014 yılı için farklı olduğundan iki sıralamayı kıyaslarken dikkatli olmak gerekiyor.
1980 ve 2014 yılları arasında ise Türkiye’nin İGE değeri 0,492’den 0,761’e yükseldi. Bu, toplamda %54,7’lik, yıllık bazda ise %1,29’luk bir artış anlamına geliyor.
1980-2014 yılları arasında Türkiye’de doğumda beklenen tahmini yaşam süresi 16,6 yıl, ortalama okula gitme süresi 4,7 yıl ve beklenen okula devam süresi 7 yıl arttı.
Türkiye’de kişi başına düşen Gayrisafi Millî Hâsıla (GSMH) 1980-2014 yılları arasında yaklaşık %139,7 oranında bir artış gösterdi.
AB ve OECD ülkeleri ile kıyaslama
0,761’lik İGE değeri ile Türkiye 0.867’lik AB ortalamasının ve 0.882’lik OECD ortalamasının altında kalıyor.
Eşitsizlik hesaba katıldığında Türkiye’nin İGE değeri %15,8’lik bir kayba uğruyor
Türkiye’nin 2014’teki İGE değeri 0,761. Ancak insani gelişmede eşitsizlik farkı düşüldüğünde, Türkiye’nin değeri boyut endekslerinin dağılımındaki eşitsizliğe bağlı olarak %15,8’lik bir kayıpla 0,641’e düşüyor.
Yüksek İGE ülkelerinin eşitsizlik nedeniyle kaybı ortalama %19,4 iken, Avrupa ve Orta Asya’da bu oran %13,0.
Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi (TCEE) cinsiyete dayalı eşitsizlikleri üç farklı boyutta yansıtıyor. Bu boyutlar; üreme sağlığı, kadının güçlendirilmesi ve ekonomik faaliyetler şeklinde sıralanıyor. Türkiye, 2014 endeksinde 0,359’luk bir TCEE değeriyle 155 ülke arasında 71. sırada yer aldı.
Türkiye’de parlamentodaki kadın milletvekili oranı %14,4 (Kasım seçimlerinden sonra bu oran %14.7 oldu). Yetişkin kadınlar arasında en az orta öğrenim görmüş olanların oranı %39 iken, bu oran erkeklerde %60 olarak göze çarpıyor.
Her 100.000 canlı doğumda 20 kadın hayatını kaybediyor ve ergenler arasındaki doğurganlık oranı ise 15-19 yaşları arasındaki her 1000 kadında 30,9 olarak dikkati çekiyor. Kadınların iş gücü piyasasına katılımı %29,4 iken, erkeklerin katılım oranı %70,8 oranında seyrediyor.
Kadın İnsani Gelişme Endeksi, Erkek İnsani Gelişme Endeksi’nden daha az
Cinsiyet farkına dayalı, kadın İGE değerlerinin erkek İGE değerlerine oranının temel alındığı Cinsiyet Dayalı Gelişme Endeksi (CDGE), insani gelişmenin üç temel boyutundaki toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini ölçüyor. Bu üç boyut; sağlık (kadın ve erkeklerin doğumda ortalama yaşam beklentisi ölçülüyor), eğitim (kız ve erkek çocuklarının ortalama okula gitme süresi ve 25 yaş ve üstü yetişkinler için ortalama okula devam süresi ölçülüyor) ve ekonomik kaynaklar üzerindeki hâkimiyet (kadın ve erkek kişi başına tahmini Gayrisafi Milli Hasılaya oranları ölçülüyor) olarak belirlendi.
161 ülke için CDGE değerleri hesaplandı. Türkiye’de 2014 kadın İGE değeri 0,716 iken, erkek İGE değeri 0,793 olarak ölçüldü ve bu durum sonucunda CDGE değeri 0,902 olarak hesaplandı.
2015 İnsani Gelişme Raporu ‘çalışma’ kavramına odaklanıyor
2015 İnsani Gelişme Raporu, “çalışma” kavramına ve çalışmanın daha nitelikli bir yaşama katkısına odaklanıyor.
Çalışma kavramı, insani gelişme açısından kritik bir öneme sahip. 2015 İnsani Gelişme Raporu’nun temel mesajı bu.
Çalışma kavramı, insanların hayatına ve ekonomilerin zenginliğine katkıda bulunuyor. Ancak bu olumlu bağlantı kendiliğinden oluşmuyor. UNDP’nin 2015 İnsani Gelişme Raporu, ücretli ve ücretsiz işler arasındaki dengesizliği analiz ederek, çalışma alanında küreselleşme ve dijital devrim sonucunda değişen manzaraya odaklanıyor.
Bu değişen durum, fırsatlar kadar riskleri de barındırıyor. Raporda, çalışma kavramından insani gelişme bağlamında yararlanılması, ayrıca adil ve sürdürülebilir bir ilerlemenin sağlanabilmesi için bir dizi politika önerisi de yer alıyor.
Rapora göre hem şimdiki hem de gelecek nesiller için çalışma fırsatlarının yaratılmasına yeni yaklaşımlara ihtiyaç var.
*****
RAPOR HAKKINDA:
İnsani gelişme, sadece ekonomilerin zenginliğinin değil, insan hayatlarının zenginliğinin de artırılmasına odaklanan bir kavram. Bu yaklaşım, insanlara ve onlara sunulan seçenekler ile fırsatlara odaklanıyor. İnsani Gelişme Raporları, bu yaklaşımı insanlığın sürdürülebilir ilerlemeyi sağlama yolunda karşı karşıya olduğu en acil güçlüklerin bir kısmının analiz edilmesinde kullanıyor. Daha fazla bilgi için: http://goo.gl/GxYtT7
Trabzon Kent Konseyi Kadın Meclisi, Trabzon Ortahisar Belediyesi’nin desteğiyle, kadın örgütlerinin rolleri ve etkileri üzerine bir Kadın Çalıştayı düzenledi. UNDP, Kadın Dostu Kentler BM Ortak Programı ile bu kurumları kadınların tabandan güçlendirilmesi konusunda destekledi. Düzenlenen çalıştay, ildeki tüm kadın örgütlerini bir araya getirdi ve Kadın Dostu Kentler’in başlangıcından bugüne kadar ildeki kazanımlar, kadın örgütleri- kamu işbirliğinin geldiği nokta, kadın örgütlerinin katılım mekanizmalarında yer almaları ve Yerel Eşitlik Eylem Planları üzerinde çalışma yürütüldü. Toplantı sonucunda elde edilen çıktılar 27 Kasım’da Belediye Başkanı ve Vali Yardımcısının da içinde bulunduğu ilgili tüm paydaşların katılımıyla paylaşıldı. Sonuç olarak, yerel politikaların katılımcı ve şeffaf bir süreçte hazırlanması, çeşitli kurumlar içinde oluşturulan katılım mekanizmalarında kadınların da yer alması ve yerel yönetimler tarafından oluşturulan ve yürütülen plan program ve politikaların katılım ve toplumsal cinsiyet eşitliği acısından izlemesi konusunda yol haritalarını duyurdular. Tüm bunlardan sonra katılımcılar Turuncu tişörtlerini giyerek 16 günlük aktivizm kampanyasına desteklerini sundular.
Aydın’da şiddetsiz bir dünyayı mümkün kılmak ve karanlığı aydınlatmak için kadınlar sokağa çıktı. 16 günlük aktivizm kampanyasının sloganlarının olduğu posterlerle birlikte yürüyüş yapan kadınlar şiddete son vermek için seslerini çıkardılar.
UNDP ve GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (GAP BKİ), İsveç Uluslararası Kalkınma İşbirliği Ajansı (SIDA) finansman desteğiyle, Güneydoğu Anadolu’daki kadınların sosyal ve ekonomik olarak güçlenmesini destekliyor. Proje, kadınların istihdama katılımının artırılması, Güneydoğu Anadolu Bölgesinin markalaşması ve yaratıcı satış ve pazarlama fırsatlarının yaratılması için çalışıyor. Proje ile kadınlar ile ilgili göstergelerin kötü ve kadına şiddettin çok yaygın olduğu Güneydoğu Anadolu’da yüzlerce kadının hayatı değişti. Projede yaratılan Argande markasının Kilis atölyesindeki kadınlar, bölgeye özgü geleneksel bir kumaş olan turuncu kutnu şallarını, 16 günlük Aktivizm Kampanyası için hazırladı ve kampanyayı destekledi. Argande kadınları, şalların üzerine işledikleri sanatsal çalışmaları ile kadına karşı şiddete son vermek için başlatılan küresel aktivizm kampanyasına bağlılıklarını gösterdi.
UNDP, düşük gelirli bir mahallenin ilkokulunda bir Turuncu etkinliği düzenleyen Kocaeli Kültürel Gelişim ve Dayanışma Derneği’ne (KOGED) de destek verdi. Öğrencilere turuncu kartlar verildi ve kadına ve kız çocuklarına yönelik şiddet ile ilgili düşüncelerini yazmaları istendi. Düşüncelerini yazan öğrenciler, bu kartları bir duvara astı ve gün boyunca okuldaki arkadaşları ve öğretmenleri ile bu konuyu tartıştılar. Öğrencilerden biri turuncu kartına şunları yazmıştı:
“Bence kadına şiddete son denilmesi doğru bence. Çünkü köylerde kız çocukları şiddete maruz kalıyor ve bu yüzden kız çocukları, yetişkin kadınlar küçük düşürülüyor. Bu yüzden kadınlara ve kız çocuklarına şiddet uygulayanlara ceza verilmeli. Çocuklar okumalı.”
Nilüfer Misi Köyü Kadınları Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Spastik Engelliler Rehabilitasyon Merkezi yararına 5 Aralık’ta Bursa’da düzenlenen bir kermese katıldı. Misili kadınlar, kermesteki stantlarını Kadına Karşı Şiddetle Mücadele için 16 Günlük Aktivizm kampanyasına adadı ve bu gün için neden turuncuyu seçtiklerini kermese gelen herkese anlattı. Kampanyaya desteklerini göstermek için portakal ve şeftali reçeli hazırladılar. Reçel kavanozlarının kapaklarını turuncu bez ve oyalarla süslediler. Kendi stantlarından turuncu ürünleri satın alanlara ücretsiz olarak koza çiçeği yaka iğnelerinden hediye ettiler. Kermese katılanlar bir köy derneğinin küresel bir kampanyaya destek vermesinden çok etkilendi.
GAP Bölgesi’nde Suriye Krizinin Etkilerinin Azaltılması Projesi; Avrupa Birliği finansmanıyla Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından Güneydoğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi (GAP BKİ) Başkanlığı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Gaziantep Belediyesi, Gaziantep Sanayi Odası ve Şanlıurfa Belediyesi ile işbirliği içinde yürütülüyor.
Proje ile, Suriye kriziyle birlikte artan nüfusa bağlı olarak özellikle Gaziantep ve Şanlıurfa illerinde yerel kaynaklar üzerindeki baskının hafifletilmesi, bölge halkı ve geçici koruma altındaki Suriyeli nüfusun desteklenmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında öncelikle sanayi ve hizmet sektöründe Türk vatandaşlarına verilen mesleki eğitimlerin çeşitlendirilerek geçici koruma altındaki Suriyelilere de açılması, bu yolla bölge halkının ve Suriyeli nüfusun mesleki becerilerinin geliştirilmesi, iş bulma şanslarının artırılması ve geçimlerine kısa ve uzun vadede destek olunması hedefleniyor. Sanayi ve hizmet sektörüne yönelik mesleki eğitimler Gaziantep’te gerçekleştirilecek.
İkinci olarak, Şanlıurfa’da uygulanacak olan projenin atık yönetimi bileşeniyle, atık yönetimi ve rehabilitasyonu alanında yerel hizmet sağlayıcılarının kapasitelerinin desteklenmesi, bölge halkının ve Suriyeli nüfusun hizmetlerden daha iyi yararlanmasının sağlanması planlanıyor. 5.3 milyon Avro tutarında olan projenin tamamı Avrupa Birliği finansmanıyla destekleniyor. Temmuz 2015’te başlayan projenin, Ocak 2017’de tamamlanması hedefleniyor.
Projenin Gaziantep’te gerçekleştirilecek olan mesleki eğitimlerle ilgili bileşeni kapsamında ortaklığa dair protokol; Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Matilda Dimovska’nın katımıyla Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Adil Konukoğlu ve GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Sadrettin Karahocagil tarafından imzalandı. Mesleki eğitimlere Ocak 2016 itibarıyla başlanması planlanıyor.
Bu yıl gerçekleştirilen kutlamalarda ön plana çıkan en önemli konular, ABD Başkanı Barack Obama’nın 2016 Küresel Girişimcilik Zirvesi’nin Silikon Vadisi'nde gerçekleşeceğine dair paylaştığı video mesajıydı.
#GEW2015 Twitter'da en çok konuşulan (tt) konulardan biri oldu, GEN (Global Entrepreneurship Network) ve GEDI (Global Entrepreneurship Development Institute) 132 ülkedeki girişimcilik ekosistemleri hakkında bilgi veren 2016 Küresel Girişimcilik Indeksini yayınladı.
Türkiye'de, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile birlikte program ortağı Uluslararası Girişimcilik Merkezi (Habitat Derneği, Kalkınma Bakanlığı ve Vodafone Vakfı partnerliği olan) ve Endeavor Türkiye eş ortaklığı ile Kasım ayında Global Girişimcilik Haftası’nın eş koordinatörlüğünü üstlendi.
Global Girişimcilik Haftası’nın İcra Kurulu’nun da destekleri ile yaklaşık 100.000 kişi hafta kapsamında girişimcilik alanındaki çeşitli etkinliklere dahil edildi. Politikacılar, potansiyel girişimciler, yatırımcılar, akademisyenler, sivil toplum, özel şirketler ve medya temsilcileri de dahil olmak üzere ekosistem destekçileri sinerji ve heyecanla sadece büyük kentlerde değil, aynı zamanda Türkiye'nin diğer coğrafi bölgelerinde de girişimciliğe teşvik etti.
Hafta, 16 Kasım'da Türkiye girişimcilik ekosisteminin önde gelenlerinin katılımıyla Borsa İstanbul’da gerçekleşen gong töreni ile başladı. 17 Kasım’da, Endeavor Türkiye ve Twitter işbirliğinde ‘İlham Biziz’ adlı Twitter Kampanya Tasarım Yarışması düzenledi. 18-19 Kasım’da Webit tarafından Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’daki girişimcileri bir araya getiren DIGIT.EMEA Kongresi düzenlendi. TurkishWin, Kagider, Garanti Bankası, GirVak ve Arya Kadın Yatırım Platformu kadın girişimciliğini teşvik etti. 20 Kasım'da, Global Girişimcilik Haftası’nın en büyük etkinliği Geleceğin Gücü Girişimciler – g3 Forum Vodafone, TEB, TOBB Kadın ve Genç Girişimciler Konseyleri, Uluslararası Girişimcilik Merkezi (UGM) ve Gate ortaklığı ile gerçekleştirildi, potansiyel girişimciler ile 100 başarılı girişimci ve iş insanları yuvarlak masalar etrafında bir araya gelme şansı buldu.
Bu yılki iletişim kampanyasını her sene olduğu gibi TBWA, “Bir hafta iznin olmayacak…”, “Bir saat öğle aran olmayacak...”, “Hiç terfi edemeyeceksin...” gibi zıt vurgular ile hazırladı. “Çünkü çalıştığın şirketin kurucusu olacaksın!” şeklinde devam eden kampanya görselleri ile de potansiyel girişimcilerin dikkati çekilmeye çalışıldı. Medya, Türkiye’de farklı hedef kitlelere ulaşmak için katkılarda bulundu, Pozitif TV haftanın öne çıkan etkinliklerini internetten canlı yayınladı, Onedio Türkiye’nin farklı coğrafyalarından ilham verici girişimcilerin hikayelerini paylaştı, Bloomberg başarılı girişimciler ile röportajlar gerçekleştirdi. #GGH15 etiketi sosyal medyada kullanıldı, Global Girişimcilik Haftası’nın resmi hesabı @girisimcilik Kasım ayı boyunca girişimcilik odaklı etkinlikleri paylaştı.
Uluslararası Girişimcilik Merkezi’nin yürütücülüğünü üstlenen Habitat, girişimcilik etkinliklerinin sadece 3 büyük şehirde sınırlı kalmayıp, ülke çapında da yerel etkinlikler düzenlemek üzere ulusal gençlik ve girişimcilik ağını ve paydaşlarını teşvik etti. GEW 2015 boyunca, finansal okuryazarlık, bilişim ve iletişim teknolojileri okuryazarlığı ve çocuklar için analitik düşünme gibi faaliyetlerini 21 şehirde gerçekleştirdi. Ek olarak, dünyanın 3. Büyük girişimcilik ekosistemi olan Boston’dan MassChallenge’ı ağırlayan UGM, dünyanın en büyük hızlandırıcısını Türkiye girişimcilik ekosistemi ile buluşturdu.
Daha fazla bilgi ve detaylı faaliyetler için http://www.globalgirisimcilikhaftasi.com adresini inceleyebilirsiniz.
Tüm ilanlar için buraya tıklayın.
Katkıda Bulunanlar
Editör: Faik Uyanık
Asistan: Nazife Ece
Stajyer: Gülce İpci
Bu sayıya katkıda bulunanlar: Deniz Tapan, İdil Şerifoğlu
© 2014 UNDP Türkiye
Yeni Ufuklar’ın tüm hakları UNDP Türkiye’ye aittir. Yeni Ufuklar dergisinin kaynak gösterilmesi ve ilgili linkin verilmesi kaydıyla dergiden alıntı yapılabilir.