Ana Siteye Dön

Haziran 2017

Sayı: 138

Ortak Fayda için Çalışmak: Entegre Orman Yönetimi

Altın Pusula UNDP Özel Ödülü ‘Teknolojinin Kadın Liderleri’ projesiyle Microsoft’un oldu

Microsoft’un teknoloji alanında kadınların başarı hikayelerini desteklemek amacıyla KAGİDER ve Aydın Doğan Vakfı iş birliği ile hayata geçirdiği ‘Teknolojinin Kadın Liderleri’ projesi TÜHİD 16’ıncı Altın Pusula kapsamında verilen UNDP Özel Ödülü’ne layık görüldü.

Türkiye - İstanbul –İletişim sektöründe 45’inci yılını kutlayan Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD) tarafından bu yıl 16’ıncısı gerçekleştirilen “Altın Pusula Türkiye Halkla İlişkiler Ödülleri” sahiplerini buldu. 25 Mayıs 2017 Perşembe akşamı Grand Pera Emek Sahnesi’nde yapılan törende, 16’ıncı Altın Pusula kapsamında TÜHİD - Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) işbirliğiyle verilen TÜHİD-UNDP Özel Ödülü Microsoft Türkiye ‘Teknolojinin Kadın Liderleri’’ projesine takdim edildi. Microsoft Türkiye’nin; KAGİDER ve Aydın Doğan Vakfı iş birliği ile gerçekleştirdiği ‘Teknolojinin Kadın Liderleri’ yarışması, Türkiye’de teknoloji alanında başarı hikayeleri yaratan kadınları ortaya çıkararak, destekleme amacı taşıyor.

TÜHİD’in ev sahipliğinde 25 Mayıs akşamı Grand Pera Emek Sahnesi’nde gerçekleştirilen ödül törenine, Okan Üniversitesi Rektörü ve 16’ıncı Altın Pusula Seçici Kurul Başkanı Prof. Dr. Ayşe Şule Kut, BM Türkiye Mukim Koordinatörü ve UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Irena Vojáčková-Sollorano, İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı, Boyner Grup Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Boyner başta olmak üzere iş, medya ve halkla ilişkiler dünyasının önde gelen temsilcileri katıldı.

16’ıncı Altın Pusula Ödül Töreni açılış konuşmasını yapan TÜHİD Yönetim Kurulu Başkanı Gonca Karakaş, Altın Pusula Türkiye Halkla İlişkiler Ödülleri’ne 170’i kurum, 72’si Genç İletişimci Projesi olmak üzere 17 ana ve 17 alt kategoride 242 projenin başvuruda bulunduğunu belirtti. Karakaş, birbirinden değerli bu projelerin büyük bir titizlikle incelenerek içlerinde 41 projenin ödüle layık görüldüğünü söyledi. Geleceğin dünyasında iletişimin önemine değinen Karakaş, “Bu yılki temamızı ‘İyiliğin İletişimi, İletişimin İyiliği’ olarak belirledik. Amacımız, iyilik kavramını bireyselden kurumsala kadar geniş bir yelpazede değerlendirmektir“ dedi. İletişim dünyasının müthiş bir değişimden geçtiğine vurgu yapan Karakaş, “Biz de TÜHİD olarak bu değişimin içinde yer almanın ötesinde bu değişime liderlik etmek için çalışıyoruz. Biliyoruz ki, daha yapacak çok işimiz var” diye konuştu.

BM Türkiye Mukim Koordinatörü ve UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Irena Vojáčková-Sollorano,

Amaç girişimci kadınların ilham veren başarı hikayelerini ortaya çıkarmak

TÜHİD, UNDP işbirliğiyle verilen ‘UNDP Özel Ödülü’ne layık görülen ‘Teknolojinin Kadın Liderleri’ yarışması bu yıl ikincisini gerçekleştirecek. Geleceğin Teknoloji Yıldızı Adayı, Genç Teknoloji Yıldızı, Bilişimde Fark Yaratan Kadın Lider, Yılın Başarılı Kadın Girişimcisi, Yılın Başarılı Kadın Yazılım Geliştiricisi, Yılın Başarılı Kadın CIO’su, Engelleri Aşan Kadın, Yılın Bilim Kadını ve bu yıl Bulut Bilişimde Fark Yaratan Kadın Lider kategorilerinin yer aldığı yarışmanın ödülleri, 12 Haziran’da Microsoft Türkiye ofisinde gerçekleşecek olan tören ile sahiplerini bulacak.

Ortak Fayda için Çalışmak: Entegre Orman Yönetimi

Kalkınma adına yapılan bazı işler planlanandan ya da tahmin edilenden çok daha fazla alana dokunuyor. İşte entegre orman yönetimi de bunlardan biri. Bu yaklaşım ormanların ne kadar önemli olduğunu yeniden bize hatırlatması bakımından kalkınma alanları içerisinde çok özel bir yere sahip. Orman yönetimi konusu belki de ortak faydanın en yoğun olduğu alanlardan biri.

Orman yönetimi neden önemli

Orman alanları çevreye, ekonomiye ve topluma aynı anda fayda sağlayan ve hem ülke hem de dünya için hazine olarak görülmesi gereken alanlar. Orman alanları aynı anda birçok farklı yere fayda sağlıyor ve orman yönetiminin de işte bu ortak fayda akılda tutularak yapılması gerekiyor.

Bu nedenle Akdeniz bölgesinde biyolojik çeşitlilik ve iklim değişikliğiyle mücadelenin entegre bir şekilde ele alınıyor. Ormanlar bu entegre yönetimin yapılabilmesini sağlayan önemli ekosistemler. Orman ekosisteminin entegre şekilde yönetilmesi için de karbon tutma kapasitesini, bölgedeki biyolojik çeşitliliği ve ormandan sağlanan çoklu faydayı bilmemiz gerekiyor.

UNDP ve OGM’nin ortaklık yaptığı projenin temel amacı Orman yönetimini geliştirerek Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadelesine katkıda bulunmak. Ancak Orman demek bundan çok daha fazlası demek. Entegre orman yönetimi adı altında yapılan işin doğrudan etkilettiği alanlar saymakla bitmiyor. İklim değişikliği ile mücadelenin yanı sıra bölge ekonomisine direk katkı, istihdam, turizm fırsatları, su kalitesinin arttırılması, biyoçeşitlilik, ve zararlılarla mücadele bunlardan sadece bir kaçı. Kısaca orman demek her şey demek. Ormanların korunması ve ormancılığın geliştirilmesi için yapılan iş ekonomiden biyoçeşitliliğe kadar birçok şeyi direk olarak etkiliyor.

UNDP ve OGM konuyla ilgili ne yapıyor

Öncelikle kendimize sormamız gereken soru Ormanı nasıl yönetmeliyiz ki daha çok karbon tutsun oluyor. Bu karbon tutma kapasitesini arttırmak adına da birtakım planlar yapılıyor. Mevcutta yapılan işlere karbon odaklı bakıp bunu arttıracak yöntemler geliştirilmeye çalışılıyor. Karbon sadece iklimle mücadele değil orman birçok çoklu fayda sağlıyor.

Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelesinde orman alanları en önemli karbon tutma kapasitesine sahip ekosistemler. Küresel Çevre Fonu (GEF) tarafında desteklenen, Orman Genel Müdürlüğü ve UNDP işbirliğinde yürütülen “Entegre Orman Yönetimi Projesi” Türkiye’nin ormanlarının iklim değişikliğiyle mücadelesini güçlendirmek için faaliyetler yürütüyor. Orman ekosisteminin tuttuğu karbon miktarının ölçülmesi, izlenmesi, raporlanması ve doğrulanması için MRV (Monitoring, Reporting, Verification) sistemi geliştirildi. Yukarıda bahsettiğimiz çok ayaklı faydası nedeniyle de ulusal ölçekte geliştirilen MRV sistemi sadece iklim değişikliği değil aynı zamanda Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri akılda bulundurularak geliştirildi.

Neden Akdeniz ormanları

Akdeniz bölgesi Türkiye’de iklim değişikliğinin olumsuz etkisine en açık bölgelerden biri. Aynı zamanda buradaki ormanlar bu olumsuz etkileri tersine çevirmek adına büyük bir potansiyele sahip. Bu nedenle yeni denenen sistemler öncelikle bu alanda uygulanıyor.

Yeni yaklaşım, yeni yöntem

OGM ve UNDP Karbon ölçümlerini kapsamlı yapmak adına, önceden kullanılmayan yeni bir sistemi denemek için Köyceğiz’e toplandı. Bu çok kapsamlı yeni karbon ölçme yöntemi konusunda eğitici eğitimi alan OGM orman mühendisleri sahada öğrendiklerini deneme fırsatı buldu. Ölçüm sistemlerinin güncellenmesi OGM’ye orman yönetimi konusunda yapılan planların daha da entegre hale gelebilmesi imkanını verecek. Yapılan eğitim ve denemenin ardından Antalya’nın Alara orman işletme şefliğinde bu yeni tekniği pilot olarak denenmesine karar verildi. Yeni ölçüm tekniklerinin uygulanabilir görülmesi halinde Türkiye geneline yayılması planlanıyor. OGM Türkiye ormanlarının tuttuğu karbon miktarının daha detaylı ve Standard bir şekilde bilecekler. Ayrıca bu bilgiyi ormanları ortak fayda için nasıl yönetiriz sorusunun çözümünde kullanılacak.

1000’den fazla Suriyeli ve ev sahibi topluluk üyesi en kapsamlı mesleki eğitim programını tamamladı

Şanlıurfa - Hizmet, sanayi ve tarım sektörlerindeki kurslarını tamamlayan Suriyelilerin ve ev sahibi topluluk üyelerinin başarılarının takdir edildiği mesleki eğitim sertifikasyon töreni UNDP ve GAP Bölgesel Kalkınma İdaresi (GAP BKİ) tarafından 26 Mayıs'ta Şanlıurfa'da düzenlendi. Mesleki eğitimler programı, UNDP ve GAP BKİ tarafından uygulanan ve Japonya Hükümeti tarafından finanse edilen “Güneydoğu Anadolu’da Sosyal İstikrarı Güçlendirme Projesi’nin” “İstihdam ve Geçim Kaynakları Fırsatları” bileşeni kapsamında gerçekleştiriliyor.

Sertifikasyon törenine Türkiye Cumhuriyeti Kalkınma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Fatih Hasdemir, Şanlıurfa Valisi Güngör Azim Tuna, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Abdülkadir Açar, GAP BKİ Başkanı Sayın Sadrettin Karahocagil, Harran Üniversitesi Rektörü Profesör Doktor Ramazan Taşaltın, Birleşmiş Milletler Mukim Koordinatörü ve Birleşmiş Milletler Mukim Koordinatörü ve UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Irena Vojackova Sollorano ve Japonya Büyükelçiliği Ortaelçisi Koichiro Nakamura katıldı. Proje kapsamında muhasebe/veri işleme, elektrik tesisatçılığı, güneş enerji sistemlerinin montajı, gıda ürünleri işleme, meyve ve sebze yetiştiriciliği gibi 37 farklı dalda mesleki eğitimlerini tamamlayan 822 Suriyeli ve 228 Türk vatandaşına sertifikaları teslim edildi. Mesleki eğitim kurslarının yanı sıra proje çerçevesinde, 750 Suriyeli temel yaşam eğitimlerini tamamlarken, 750 Suriyeli de Türkçe dil kurslarına katıldı.

BM Mukim Koordinatörü ve UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Irena Vojackova Sollorano, törende yaptığı konuşmasında şu değerlendirme bulundu:

“Projemiz kapsamında sağlanan mesleki eğitim ve yetkinlik geliştirme programları Suriyelilere, yalnızca teknik değil, pratik donanımlarının da geliştirilmesi ve Türkçe kurslarıyla içinde yaşanılan toplumun daha iyi anlaşılması için temel yaşam becerileri olanakları sundu. Mesleki eğitimler ve dil kursları, böylece Suriyeliler ve ev sahibi topluluklar arasındaki sosyal uyumun geliştirilmesine katkı sağladı. UNDP olarak, hükümetle, yerel ortaklarımızla, Birleşmiş Milletler'in diğer organları ve insani yardım partnerleri ile, Suriye içerisinde ve komşu ülkelerde Suriye krizinden en çok etkilenen halklar ve toplumlar için dayanıklılık geliştirmek üzere yakın iş birliği içerisindeyiz. İnanıyoruz ki sosyal uyum ve Türkiye ile dayanışma her zaman devam edecek”

Özel sektörün ihtiyaçlarına daha iyi cevap verebilmek için, mesleki eğitimlerin tespiti ve içeriği, Harran Üniversitesi Sürekli Eğitim ve Uygulama Araştırma Merkezi (HARÜSEM), Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER) Şanlıurfa Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği (ŞESOB) ve ve GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (GAPTAEM) ile işbirliği içerisinde, 2016 yılında organize edilen çok paydaşlı sonuçlarına dayanarak belirlendi. Ayrıca istihdam fırsatları ve mesleki eğitim alanlarının belirlenmesinde mevcut iş gücü piyasası bilgileri, bölgesel kalkınma planları ve UNDP'nin işgücü katılım raporu üzerinde yapılan değerlendirmeler de dikkate alındı.

Proje, Güneydoğu Anadolu bölgesindeki sosyal istikrarın güçlendirilmesine katkı yapmayı amaçlayan iki bileşenden oluşuyor. “İstihdam Edilebilirlik ve Geçim Kaynakları” bileşeni yerel tarım sektörünün, imalat sektörünün ve hizmet sektörünün ihtiyaç duyduğu mesleki eğitim ve yetkinlik geliştirme programları aracılığıyla, Suriyeli halkın ve ev sahibi topluluk üyelerinin istihdam edilebilirliğine katkı yapmayı amaçlıyor. Ayrıca, geçim kaynağı fırsatlarının çeşitlendirilmesi ve arttırılması için yerel değer zincirleri ile yerel üretim altyapılarının iyileştirilmesine de yanıt sunuyor.

Tarım, sanayi ve hizmet sektörlerinin her birini içermesi ve çok paydaşlı yaklaşımıyla Türkiye’de ilk kez Şanlıurfa'da bu kapsamda sunulan eğitim ve yetkinlik geliştirme programları, aynı zamanda Türkçe dil ve yaşam becerileri kursları ile destekleniyor.

Yıl boyunca devam edecek eğitimler kapsamında 1375 Suriyeli ve 375 Türk vatandaşı sanayi, hizmet ve tarım sektöründeki 75 mesleki eğitim kursundan yararlanacak. Proje ayrıca eğitim katılımcıları ve ulusal yönetmeliklere paralel olarak, Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) gibi uzman yerel ve ulusal kurumlarla işbirliği içerisinde, iş arama, danışmanlık, eşleştirme ve yerleştirme hizmetleri konusunda da destek sağlayacak

Bilgi notu:

Japonya Hükümeti tarafından finanse edilen “Güneydoğu Anadolu’da Sosyal Stabiliteyi Güçlendirme Projesi” UNDP ve GAP Bölgesel Kalkınma İdaresi tarafından Gaziantep, Şanlıurfa, Kilis ve Hatay illerinde uygulanmaktadır. Projenin toplam genel bütçesi 10.1 milyon Amerikan Doları olup, projenin Mart 2018’de tamamlanması beklenmektedir. Projenin diğer bileşeni ise yerel yönetimler ve belediyelere sosyal altyapı desteği sunarak, sosyal altyapının güçlendirilmesi ve kentsel yatırımların planlanmasına katkı sunmayı amaçlamaktadır.

UNDP Suriye Programı hakkında detaylı bilgi için:

http://www.tr.undp.org/content/turkey/en/home/ourwork/syria-efforts.html

Medya soruları için kontak kişi:

Kıvanç Özvardar, +90 312 456 11 37, UNDP İletişim Asistanı, Ankara

Antalya’da Biyolojik Mücadele Laboratuvarı kuruldu

Orman Genel Müdürlüğü (OGM) ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) işbirliğinde Küresel Çevre Fonu (GEF) finansal desteği ile yürütülen Akdeniz Ormanları Entegre Yönetimi Projesi kapsamında Antalya’da Biyolojik Mücadele Laboratuvarı kuruldu.

Kurulan Biyolojik Mücadele Laboratuvarı ile sürdürülebilir orman yönetimine yönelik Antalya Uluslararası Ormancılık Eğitim Merkezinde yürütülen faaliyetlerin güçlendirilmesi ve biyolojik mücadele ile orman zararlılarına yönelik kapasitenin geliştirilmesi amaçlanıyor. Kurulan laboratuvarın üretim, teşhis ve eğitim olmak üzere üç temel fonksiyonu olacak.

Yırtıcı böcek üretimi; bu merkezlerde yürütülecek faaliyetlerden biri olarak yer alıyor. Bu kapsamda, önemli zararlılardan biri olan çam kese böceğine (Thaumetopoea wilkinsoni) karşı mücadelede Calosoma sycophanta ve kabuk böcekleriyle mücadelede ise Thanasimus formicarius türlerinin üretilmesi amacıyla özel iklimlendirme koşullarına sahip böcek üretim odaları ve laboratuvar birimleri oluşturuldu. Gelecek dönemde, biyolojik mücadele kapsamında kullanılabilecek olan alternatif diğer doğal düşman türlerin üretilmesi de planlanıyor.

Ayrıca, gerek zararlı böcek türlerinin gerekse doğal düşman türlerin teşhis ve tanısında kullanılmak üzere stereozoom mikroskop gibi görüntüleme ve kaydetme cihazları temin edildi ve bu işler için ayrı birimler oluşturuldu.

Antalya Uluslararası Ormancılık Eğitim Merkezinde kurulan bu laboratuvar orman zararlıları ile biyolojik mücadele için yapılan böcek üretim çalışmalarında önemli oranda kapasite artırımını sağlayacak. Ayrıca; başta teşhis amaçlı faaliyetler olmak üzere ulusal ve uluslararası alanda eğitim faaliyetleri de gerçekleştirilecek.

UNDP Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Mühürü - Gümüş

UNDP Türkiye Eylül 2015’te “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Mührü” programına dahil oldu. Bu program ile başlayan süreçte UNDP Türkiye kalkınma alanında yürütülen tüm çalışmalarda toplumsal cinsiyet eşitliğinin gözetilmesi ve hayata geçirilmesini öncelemek, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda yaptığı çalışmaları ve bıraktığı etkileri güçlendirmek, toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin yaklaşımın kurum içinde içselleştirilmek ve örgütsel yapı, program geliştirme ve uygulama gibi çok çeşitli alana yansıtmak, kısacası Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı bir düzenin yerleşmesi için atılan adımların güçlenmesine daha çok katkı sağlamak için daha etkin ve sistematik çalışmalar yürütüyor. Bir hedef olarak başlayan program, süreç içinde toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı bir insan hakları anlayışının kurulması nihai hedefi için atılan adımları güçlendiren bir araca dönüştü. UNDP T ürkiye Ekibinin toplam 18 ay süren çabaları “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Mührü” sertifika programı tarafından Gümüş sertifika ile ödüllendirildi. Ancak aldığımız asıl ödül ekibimizin geliştirdiği bakış açısıdır. Sertifika programı ülke ekibi için toplumsal cinsiyet eşitliği hedefinin berraklaşmasına aracılık etti; toplumsal cinsiyet eşitliğinin hayata geçirilmesini ve her uygulamaya dâhil edilmesini teknik bir işleyiş olmaktan çıkardı; toplumsal cinsiyet eşitliğinin neden Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin odağında yer aldığını ve neden anaakımlaştırmaya ihtiyacımız olduğunu kavramayı sağladı; yaşamlarımızla yaptığımız iş arasındaki bağı güçlendirdi."