Sayı: 62
Doğu Anadolu’da Kültür Turizmi İçin İttifaklar BM Ortak Programı kapsamında hizmete açılan Çocuk Müze Odası, Karslı çocukların çeşitli eğitim ve atölye çalışmaları için bir araya gelmelerini ve illerinin kültürel mirası ile ilgili daha bilinçli bireylere dönüşmelerini sağlayacak.
Yine BM Ortak Programı kapsamında açılacak olan Erzurum Çocuk Müze Odası da Mart ayında hizmete girecek.
Müze Eğitimi Programı, BM Ortak Programı kapsamında çocuklarda kültür mirası bilincini yerleştirmek ve müze algısını pozitif yönde geliştirmek amacıyla Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ile Kültür ve Turizm Bakanlığı işbirliği ile geliştirildi.
BM Türkiye Mukim Koordinatörü ve UNDP Türkiye Temsilcisi Shahid Najam, Kars Vali Yardımcısı Murat Demirci, UNICEF Türkiye Temsilcisi Ayman Abulaban ve İspanya Büyükelçiliği Müsteşarı Carlos Ruiz 17 Ocak 2011 Pazartesi günü yapılan açılış töreninin bir parçası olarak düzenlenen müze eğitiminde de çocuklara katıldılar.
Çocuklar sundu
Kars Çocuk Müze Odası açılış töreninin sunuculuğunu Kars İl Çocuk Hakları Komitesi üyeleri Büşra Karaman ve Kürşat Koç üstlendi.
Müze Eğitimi Programı’na katılan ve akran eğitimcisi olan Büşra ve Kürşat daha önce Çocuk Hakları konusunda akran eğitimcisi olduklarını belirterek bu metodu müze eğitimi için kullanmaktan büyük keyif aldıklarını söylediler.
Açılış konuşmalarının ardından düzenlenen müze eğitimi ise renkli anlara sahne oldu.
Bir süre çocukları kenardan izleyen BM Türkiye Mukim Koordinatörü Shahid Najam, Kars Vali Yardımcısı Murat Demirci ve UNICEF Türkiye Temsilcisi Ayman Abulaban daha sonra çocuklara katıldılar.
Odanın ilk konukları
Kars Çocuk Müze Odası’nın ilk ziyaretçileri ise Kars Mustafa Kemal Atatürk İlköğretim Okulu üçüncü sınıf öğrencileri oldu.
Çocuk Müze Odası’nın ilk ziyaretçileri bugüne kadar ders kitaplarında veya öğretmenlerinin anlattıkları kadarıyla bilgi sahibi oldukları eserleri yakından görme ve sorularını müze yetkililerine yöneltme fırsatı buldular.
Öğretmenleri eşliğinde müzeyi ziyaret eden öğrencilere Kars Müze Müdürü Necmettin Alp de eşlik etti.
Alp, Kars Çocuk Müze Odası ile hedeflerinin tüm öğrencilerin müzede eğitimlerini severek, isteyerek ve biraz daha öğrenerek, uygulamalı olarak yapmalarını sağlamak olduğunu söyledi.
Buna göre “Türkiye'nin Deniz ve Kıyı Koruma Alanları Sistemi’nin Güçlendirilmesi Projesi” kapsamında bulunan Gökova (ÖÇK) Bölgesi’ndeki kum köpek balıkları en az 17 bireylik küçük bir popülasyon oluşturuyor.
Proje Koordinatörü Güner Ergün, bu sonucun, koruma çalışmalarının başarısını gösterdiğini kaydetti.
Proje, Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı’nın (ÖÇKKB) yürütücülüğünde, Küresel Çevre Fonu (GEF) adına, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) yürütücü ortaklığında yürütülüyor.
Proje kapsamında, dünyada sadece Atlas Okyanusu kıyıları ile Muğla'nın Marmaris ilçesine bağlı Çamlıköy Boncuk Koyu'nda üreyebilen kum köpek balıklarının sayısı tespit edildi.
Deniz ve kıyı koruma alanları sisteminin güçlendirilmesi ve bu bölgelerin etkin yönetimini kolaylaştırmasının amaçlandığı projenin koordinatörü ve Özel Çevre Koruma Kurumu İnceleme Şube Müdürü Güner Ergün, kum köpek balıklarının korunmasına yönelik projenin ilk olarak 2006 yılında hayata geçirildiğini söyledi.
Üç yıllık artış
Ergün, çalışma başlangıcında 6 olan kum köpek balığı sayısının, üç yıl içinde 17’ye çıktığını söyledi.
Güner Ergün şöyle konuştu:
“Buradan yola çıkarak ‘koruma çalışması başarılı oldu ve koruma çalışması köpek balıklarının sayısını artırdı’ diyebiliriz. Koruma tedbirleri bu canlıların rahatlıkla bu bölgeye gelmesini de sağladı."
"Alanda hayata geçirilen koruma tedbirleri ve kum köpekbalıklarının görüldüğü noktaların şamandıralarla işaretlenmesi ile bölgedeki insan faaliyetleri engellendi ve köpek balıklarına doğal yaşam ortamı sağlandı.”
Kum köpekbalıklarının sayısında gözlemlenen bu artışla, “Türkiye'nin Deniz ve Kıyı Koruma Alanları Sistemi’nin Güçlendirilmesi Projesi”nin sonuç göstergelerinden birinin temel verisi sağlanmış oldu.
Kum köpek balıklarıyla ilgili olarak, 2010 yılı yaz aylarında, yöredeki kişilere, proje kapsamında hizmet alımı ile ilgili eğitimler de verilmişti.
[BAGLANTILAR]
Yeni Ufuklar programının her bölümünde, daha üretken, daha yeşil, daha sağlıklı ve daha bilinçli bir gelecek için çalışan UNDP'nin bu çalışmalarından seçilen bir öykü, dinleyici/izleyicilerle paylaşılacak.
Programın ilk bölümünde Ege Denizi'nde sayıları 17'ye çıkan kum köpek balıklarından yola çıkılarak, Türkiye'nin deniz ve kıyı koruma sistemindeki son gelişmeler ve UNDP'nin bu çabalara yaptığı katkılar ele alındı.
İlk bölüme Türkiye'nin Deniz ve Kıyı Koruma Alanları Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi Yöneticisi Dr. Harun Güçlüsoy ile Çevre ve Orman Bakanlığı Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı İnceleme Şube Müdürü ve Proje Koordinatörü Güner Ergün konuk olarak katıldı.
Nasıl takip edeceksiniz?
Türkçe olarak yayımlanan Podcast formatındaki programlar undp.org tr adresinin yanı sıra Youtube, Facebook ve iTunes Store üzerinde yer alıyor. Program ilk aşamada sadece internet üzerinden takip edilebilecek.
Yeni Ufuklar’ın sesli ve görüntülü podcastları her hafta Pazartesi günleri yayımlanacak.
UNDP Türkiye İletişim Ofisi’nin hazırladığı programın kaydı Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin radyosu Radyo İlef stüdyolarında yapılıyor.
Birleşmiş Milletler Yargısal Tutarlılığın Kuvvetlendirilmesi Grubu Koordinatörü Prof. Dr. Nihal Jayawickrama, 17-20 Ocak 2011 tarihlerinde UNDP’nin davetlisi olarak Türkiye’ye bir ziyarette bulundu. Türkiye ziyaretinin temel amacı UNDP Türkiye’nin adalete erişim ve hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi alanındaki çalışmalarına ilişkin görüş ve deneyim alışverişinde bulunmak idi. Bu amaçla Prof. Dr. Jayawickrama ulusal paydaşlarla adalete erişim ve hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesine ilişkin küresel eğilim ve farklı ülke örneklerinin paylaşıldığı görüşmelerde bulundu.
Prof. Dr. Jayawickrama Yargısal Tutarlılığın Kuvvetlendirilmesi Grubu çalışmalarını Bangalor Yargı Etiği İlkelerinin geliştirilme süreci dahil Yeni Ufuklar’a verdiği bir röportajla daha da detaylı anlattı.
UNDP Türkiye: Birleşmiş Milletler Yargıda Dürüstlük Grubu Grubu nedir?
N.J.: Yargı Dürüstlük Grubu Birleşmiş Milletlerin yargıda hesap verebilirlik kavramının geliştirilmesi yönündeki talebi ile kurulmuş olan ve yüksek yargıçlardan oluşan temsili bir gruptur. 10 yıl önce kurulmuş ve şu ana kadar Bangalor Yargı Etiği İlkeleri, Bangalor Yargı Etiği İlkelerinin Yorumlanması ve Uygulamaya Yönelik Tedbirleri geliştirilmiştir. Yapılan bu çalışmalar BM Ekonomik ve Sosyal Konseyi tarafından da kabul görmüş ve farklı kıtalardan birçok ülkenin yargı sistemi tarafından da benimsenmiştir.
UNDP Türkiye: Yüksek Yargı ve Adalet Bakanlığı ile yapılan görüşmeler sırasında uluslararası standartların farklı ülke bağlamlarına uyarlanabileceğinden bahsettiniz. Bağlam özgü konular yargı bağımsızlığı ve hesap verebilirliğe ilişkin uluslararası ilkelerle nasılbağdaştırılabilir? Bu konuyu biraz açar mısınız?
N.J.: Yargı bağımsızlığı ve hesap verebilirliğe ilişkin uluslararası standartlar yerel koşullar, yerel ve kültürel değerlere temel değerlerden vazgeçmemek kaydıyla uyarlanabilir. Bu prensipler Bangalor Yargı Etiği İlkelerinin de temelini oluşturan altı değere dayanmaktadır: bağımsızlık, tarafsızlık, doğruluk ve tutarlılık, dürüstlük, eşitlik, ehliyet ve liyakattır. Bu değerlerin farklı yasal sistemlerde ya da farklı ülkelerde uygulanmasında farklılıklar olabilir. Bir ülkedeki toplum değerleri diğerinden farklı olabilir ya da benimsenen bir yaklaşım diğerinde kabul görmeyebilir. Ancak, bu bahsettiğimiz altı değer esastır ve farklı yasal bağlamlara hiçbir değişiklik yapılmaksızın adapte edilmelidir.
UNDP Türkiye: Çağdaş dünya düzeninde yargının işleyişine ilişkin karşılaşılan temel zorluklar nelerdir?
N.J.: Yargı sistemlerinin karşı karşıya olduğu temel zorluklar:
i) Yürütme erkinin yargı üzerindeki etkisi;
ii) Yolsuzluk
iii) Eğitimin yeterince sağlanmaması ;
iv) Hakim maaşlarının yetersizliği,
v) Felsefe, insan hakları hukuku, insancıl hukuk ve çevre hukuku gibi konulardaki bilgi ve eğitim eksikliği. Bu alanlar hukuk eğitiminin bir parçası olmamakla birlikte büyük önem arz etmedi;
vi) Yargı süreçlerinin şeffaf olmamasından kaynaklanan kamuda güven eksikliği.
UNDP Türkiye: Yargı reformu alanındaki küresel eğilimler nelerdir?
N.J.: Yargı reformu alanında son yıllardaki küresel eğilimler dosya yönetimi, bilgi teknolojisi kullanımı, etik standartlara uyum ve yargıçların mahkeme yönetimine dâhil edilmesi yönündedir. Bugün yargıçların adaletin etkin, hızlı ve ehliyetli bir şekilde dağıtımında kendilerini sorumlu hissetmesi beklenmektedir. Medeni Hukuk Sistemlerinde, yargı bağımsızlığının ve bu konudaki kamu algısının güçlenmesi için yargıçların savcılardan ayrı tutulması yönünde bir eğilim de söz konusudur.
UNDP Türkiye: Bir hukukçu olarak sizce yargının temel koruyucusu olan devlet güçlerinin yargı bağımsızlığının sağlanmasındaki sorumlulukları nelerdir?
N.J.: Yürütme, yargı ve yasama devletin ayrı işleyen ve farklı görev ve yetkilere sahip erkleridir. Bunlardan biri diğerinin alanına müdahale etmesi demokrasinin ciddi bir tehlike ile karşı karşıya olduğunu gösterir. Eğer yargının etki altında olduğuna ilişkin bir algı söz konusu ise, bu yargıya olan güven kaybını gösterir. Maalesef birçok ülkede bunun olduğunu gözlemlemekteyiz.
UNDP Türkiye: Son olarak BM Yargıda Dürüstlük Grubunun mevcut çalışmalarından bahseder misiniz?
N.J.: Şu anda BM Yargıda Dürüstlük Grubu, yargı bağımsızlığı ve etiğine ilişkin standart ilkeleri oluşturma görevini tamamlamış durumda ve halen uygulamaya yönelik tedbirlerin geliştirilmesi yönünde çalışmalarımıza devam etmekteyiz. Güney ve Doğu Afrika’da bu alanda ilkelerin uygulanmasına yönelik bir dizi çalışmayı da bitirmiş durumdayız.
Bangalor Yargı Etiği İlkeleri
Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi 2006’da üye ülkeleri, yargı mensuplarına yönelik mesleki ve etik kuralları gözden geçirirken ya da geliştirirken Bangalor Yargı Etiği İlkelerini göz önünde bulundurmaya davet etmiştir. Söz konusu prensipler, hâkimlere rehberlik edecek ve yargı etiğini düzenleyecek bir çerçeveyi yargıya temin edecek şekilde tasarlanmıştır.
Yine bu prensipler, yasama ve yürütme mensupları ile avukatlar ve kamuoyunun, yargıya daha iyi destek olmalarına ve onu daha iyi anlamalarına yardımcı olacak şekilde tasarlanmıştır. Bu prensipler, hâkimlerin, yargı mesleği standartlarını takviye etmek üzere oluşturulan ve bizzat kendileri de bağımsız ve tarafsız olan uygun kurumlar karşısında, meslekî davranışlarından dolayı sorumlu olduklarını varsayar ve bu prensipler, hâkimleri bağlayıcı mevcut hukuk ve davranış kurallarını değiştirmeyi değil onları tamamlamak niyetiyle öngörülmüştür.
Değer 1: Bağımsızlık, yargı bağımsızlığı, hukuk devletinin ön koşulu ve adil yargılanmanın temel garantisidir. Bundan dolayı hakim, hem bireysel hem de kurumsal yönleriyle yargı bağımsızlığını temsil ve muhafaza etmelidir.
Değer 2: Tarafsızlık, yargı görevinin tam ve doğru bir şekilde yerine getirilmesinin esasıdır. Bu prensip, sadece bizâtihî karar için değil aynı zamanda kararın oluşturulduğu süreç açısından da geçerlidir.
Değer 3: Doğruluk ve tutarlılık, yargı görevinin düzgün bir şekilde yerine getirilmesinde esastır.
Değer 4: Dürüstlük ve dürüstlüğün görüntü olarak ortaya konuluşu, bir hakimin tüm etkinliklerini icrada esaslı bir unsurdur.
Değer 5: Eşitlik, yargıçlık makamının gerektirdiği performans açısından asıl olan; herkesin mahkemeler önünde eşit muameleye tabi tutulmasını sağlamaktır.
Değer 6: Ehliyet ve liyakat, yargıçlık makamının gerektirdiği performansın ön koşuludur.
Âşıklık geleneğini Türkiye’de en canlı yaşatan illerin başında gelen Kars’ta âşıklar Doğu Anadolu’da Kültür Turizmi İçin İttifaklar Birleşmiş Milletler (BM) Ortak Programı ve Kars Belediyesi’nin işbirliği ile kendilerine tahsis edilmiş bir Âşıklar Kültür Evi’ne kavuştu.
2009 yılı içinde UNESCO’nun İnsanlığın Ortak Kültürel Mirası olarak ilan ettiği âşıklık geleneği, Türkiye’nin zengin kültürel mirasının da çok önemli bir parçasını oluşturuyor.
Kars’ta kültür turizmini harekete geçirmek amacıyla çeşitli faaliyetler yürüten BM Ortak Programı bu faaliyetler kapsamında, ilin somut olmayan kültürel mirasının korunması ve sürdürülmesine yönelik çalışmaların gerçekleşmesine katkıda bulundu.
Bu kapsamda, Uluslararası Âşıklar Festivali’nin düzenlenmesi, yerel âşıkların eserlerinin yer aldığı bir CD hazırlanması, geleneksel enstrümanlar olan “saz” ve “tar” yapım ve icra eğitimi verilmesi, son olarak da, Çobanoğlu Aşıklar Derneğine tahsis edilen Kültür Evi’nin bu geleneğin yaşatılması ve tanıtılmasına katkıda bulunmak amacıyla hizmete girmesi sağlandı.
Kars Belediyesi ile bir işbirliğine giden BM Ortak Programı Kars şehir merkezinde bulunan Namık Kemal Evi’nin Âşıklar Kültür Evi olarak hizmete girmesini sağladı.
Canlı performans
Açılış, BM Ortak Programı kapsamında Kars’ı ziyaret etmekte olan BM Türkiye Mukim Koordinatörü Shahid Najam, Kars Vali Yardımcısı Murat Demirci, İspanya Büyükelçiliği Müsteşarı Carlos Ruiz Gonzales, Kars Belediye Başkanı Nevzat Bozkuş, Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Yazar, UNICEF Türkiye Temsilcisi Ayman Abulaban ve UNESCO Venedik Ofisi görevlisi Program Uzmanı Matteo Rosati’nin katılımıyla yapıldı.
Törende bir konuşma yapan Murat Çobanoğlu Âşıkları Koruma Derneği Başkanı Mahmut Karadaş, tüm âşıklar adına mutluluklarını dile getirdi.
“Bugüne kadar öksüz çocuklar gibiydik, ama artık bir evimiz var” diyen Karadaş, Âşıklar Kültür Evi’nin hizmete girmesiyle âşıklar olarak bir araya gelip sanatlarını düzenli olarak icra edebilecekleri bir mekanlarının olması hayalinin artık gerçeğe dönüştüğünü belirtti.
Açılışın ardından Kültür Evi’ni gezen katılımcılar, âşıkların performansını da izlediler.
[BAGLANTILAR]
Muğla Akyaka’da 9-15 Ocak 2011 tarihleri arasında düzenlenen bu ilk eğitim seminerine 18 eğitimci katıldı.
Proje, Türkiye’nin deniz ve kıyı koruma alanları sisteminin güçlendirilmesini ve etkin yönetimini kolaylaştırmayı amaçlıyor.
Projenin ana hedeflerinden biri, “Mevcut deniz ve kıyı koruma alanlarının daha etkin yönetimi ve yeni koruma alanlarının kurulmasına öncelik vermek için sorumlu kurumların ihtiyaç duyduğu kurumsal yapının ve kapasitenin güçlendirilmesi.”
Bu hedefe ulaşmak için başlıca adımlardan birini ise altı proje alanında alan yönetim birimlerinin kurulması oluşturuyor.
Seminer, ÖÇKKB’nin merkezi teşkilat ve alan yönetim birimlerinde göreve başlayan 57 çalışanın, biyolojik çeşitlilik ve deniz kıyı koruma alanları ve yönetimi kapsamındaki bilgilerini artırmak amacıyla düzenlendi.
Eğitim çalışmalarının ilki
Seminerin açılış konuşmasını yapan ÖÇKKB Başkanı Ahmet Özyanık, eğitim seminerinin, kurulmakta olan alan yönetim birimlerinin kapasitesinin geliştirilmesi amacıyla düzenlenecek eğitim çalışmalarından ilki olması nedeniyle önemli olduğunu belirtti.
Seminer boyunca, genel ekoloji ve biyolojik çeşitlilik, doğa koruma faaliyetleri, oseonoloji, deniz ve kıyı koruma alanı sistemi ve bileşenleri ile ÖÇKKB Faaliyetleri konularında eğitimler verildi.
Seminerlerde eğitimci olarak Prof. Latif Kurt, Yrd. Doç. Dr. Gül Güneş, Dr. Gülhan Badur Özden, Prof. İlhami Kiziroğlu, Yrd. Doç. Dr. Ahsen Yüksek, Doç. Dr. Harun Güçlüsoy ve ÖÇKKB İnceleme Şube Müdürü Güner Ergün yer aldı.
Arazi çalışmaları
Seminer sonunda düzenlenen arazi çalışmalarında ise Gökova Körfezi ve Koyları, Sedir Adası, Boncuk Koyu, Dalyan Kanalları, İztuzu Kumsalı Deniz Kaplumbağaları Araştırma Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi (DEKAMER), Köyceğiz-Dalyan Atık Su Arıtma Tesisi, Ortaca Katı Atık Düzenli Depolama Tesisi, ayrıca Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde Ölüdeniz-Kayaköy ve Akyaka-Azmaklar ziyaret edildi.
Arazi çalışmalarında, bu bölgelerde gerçekleştirilen faaliyetler hakkında, seminer katılımcılarına kapsamlı bilgi verildi.
Proje hakkında
Küresel Çevre Fonu (GEF) mali desteğiyle, Çevre ve Orman Bakanlığı ÖÇKKB tarafından; Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ortaklığında yürütülen projede, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) uygulayıcı ortak olarak görev alıyor.
2009-2013 yılları arasında yürütülecek olan ve Foça, Köyceğiz-Dalyan, Gökova, Fethiye-Göcek, Datça-Bozburun ÖÇK Bölgeleri ve Ayvalık Adaları Tabiat Parkı’nı kapsayan proje, deniz ve kıyı koruma alanları sisteminin güçlendirilmesini ve etkin yönetimini kolaylaştırmayı amaçlıyor.
Proje, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı, Türkiye Vodafone Vakfı ve Habitat İçin Gençlik Derneği ortaklığında 81 ilde uygulandı.
Proje ekibi, bilgitoplumu.net adresindeki internet sayfası içinde bulunan ve ECDL eğitimlerine ön hazırlık niteliğinde olan çevrimiçi eğitim modülleri aracılığıyla Türkiye’nin 81 ilinde bilgi ve iletişim teknolojileri konusunda eğitim imkânları sundu.
Proje kapsamında oluşturulan çevrimiçi eğitim modüllerinden yararlanan kişi sayısı da toplamda bir milyon kişiyi aşınca, proje hedefine ulaşmış oldu.
Düşler Akademisi de oradaydı
Projenin birinci aşama finali ve proje gelecek stratejisi ile vizyonunu belirlemek üzere 19 Ocak 2011 tarihinde Ankara’da bir Proje Ulusal Toplantısı düzenlendi.
Toplantıya proje ortakları, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Tayfun Acarer, Ulaştırma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mustafa Fırat, Milletvekili Osman Coşkunoğlu, TOBB Genç Girişimciler Kurulu temsilcileri ve 81 gönüllü “Bilişim Elçisi” katıldı.
Düşler Akademisi Projesi kapsamında oluşturulan Social Inclusion Band’in katılımcılara bir konser de verdiği toplantı, bilişim elçilerinin projenin gelecek stratejisi üzerine tartışma fırsatı bulduğu koordinasyon toplantısı ile sona erdi.
Bakanlar Kurulu’nun bu kararıyla, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) uygulayıcı ortağı olduğu Çevre ve Orman Bakanlığı Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı (ÖÇKKB) tarafından yürütülen “Türkiye’nin Deniz Ve Kıyı Koruma Alanlarının Güçlendirilmesi” adlı büyük ölçekli projenin önemli taahhütlerinden biri de yerine getirilmiş oldu.
Fuar, Elektrik İşleri Etüt İdaresi (EİE) Genel Müdürü M. Kemal Büyükmıhcı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Yusuf Yazar, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanı Prof. Nüket Yetiş ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın yaptığı konuşmalarla açıldı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, yaptığı konuşmada, enerjinin verimli ve rasyonel kullanımı konusunda zihinsel dönüşümün önemine dikkat çekti ve enerji verimliliği çabalarının toplumun bütün kesimlerini kapsayan bir kültür olduğunu ifade etti.
Yıldız ayrıca, nükleer santrallere veya hidroelektrik santrallerine karşı çıkan sivil toplum kuruluşlarıyla uzlaşmaya varmanın önemli olduğunu ve bu kuruluşların bu santrallere karşı çıkmaya devam ederken, en azından enerji verimliliğini desteklediklerini ifade etmeleri gerektiğini belirtti.
Fuarda, enerji sektörünün farklı alanlarında faaliyet gösteren ve aralarında Enerji Verimliliği Danışmanlık (EVD) şirketleri, sivil toplum kuruluşları, yayıncı kuruluşlar ve finans kuruluşlarının da bulunduğu 70’in üzerinde kuruluş temsil edildi.
Türkiye’de özellikle binalar ve sanayi alanında büyük bir pazar ve birçok iyileştirme alanı bulunmasına rağmen fuarda standı olan firma sayısının düşük olduğu gözlendi.
Binalarda ve sanayide enerji verimliliğini kapsayan UNDP/Küresel Çevre Fonu (GEF) projelerinin enerji verimliliği alanında faaliyet gösteren firmaların farkındalığının arttırılmasına önemli bir katkı sağlayacağı düşünülüyor.
Fuarda, UNDP/GEF elektrikli ev aletleri, binalar ve sanayi enerji verimliliği projelerine ait tanıtım broşürleri de proje ortakları Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü ve Arçelik standlarında sergilenerek fuar ziyaretçilerine dağıtıldı, projeler hakkında bilgi verildi.
Özellikle de farklı enerji verimliliği projeleri kapsamında finansman destek mekanizmaları konusunda işbirliğini başlatmak üzere projeler finans kuruluşlarına (TEB, Türkiye Sürdürülebilir Enerji Finans programı [TURSEFF] ve TURSEFF üyesi bankalar) tanıtıldı.
Etkinlikte, fuarın yanı sıra paralel oturumlar şeklinde aşağıdaki konularda çok sayıda panel düzenlendi:
- Enerji verimliliği strateji belgesi
- Enerji verimliliği eylem planları
- Binalarda enerji verimliliği
- Sanayide enerji verimliliği
- Elektrik motorları
- Enerji verimliliği finansmanı
- Ulaştırmada enerji verimliliği
- Aydınlatmada enerji verimliliği
- Binalarda enerji performansı
- Ulusal iklim değişikliği stratejisi
- Enerji verimliliği konusunda farkındalık
- Enerji yönetimi
- Karbon piyasalarındaki gelişmeler, Türkiye’ye etkileri
- Ulaştırma ve şehir planlaması
- Enerji ve çevre teknolojileri
- Geleceğimiz konuşuyor
- Nasıl başardılar?
- Yerinden enerji üretimi
- Enerji verimli ürünler (UNDP/GEF Elektrikli ev aletlerinde enerji verimliliği projesi de Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği [TÜRKBESD] tarafından tanıtıldı.)
Her üç UNDP/GEF enerji verimliliği projesinin de politikaların güçlendirilmesi, kapasite geliştirme ve farklı paydaşlar arasında farkındalık arttırma açısından Türkiye’deki enerji verimliliği altyapısının geliştirilmesine önemli bir katkıda bulunması umuluyor.
Rapor ilk olarak tüm dünya ile aynı anda 4 Kasım 2010’da Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası ve ODTÜ Sosyal Politika Programı’nın ortak girişimi olan İnsani Gelişme Diyaloğu kapsamında tanıtılmıştı.
UNDP Türkiye Temsilcisi Shahid Najam, raporu 26 Kasım 2010’da Şanlıurfa Harran Üniversitesi’nde, 8 Aralık 2010’da da Antalya Akdeniz Üniversitesi’nde tanıtmıştı.
Adana ve Kars etkinlikleri
Raporun tanıtım turu Ocak ayında da Adana ve Kars ile devam etti.
Çukurova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonu’ndaki etkinlik 13 Ocak 2011 Çarşamba günü düzenlendi.
Dekan Prof. Muammer Tekeoğlu’nun moderatörlüğünü yaptığı tanıtımda, aynı fakülteden Prof. Nejat Erk de tartışmacı olarak yer aldı.
İnsani Gelişme Raporu, 17 Ocak 2011 günü de Kars Kafkas Üniversitesi’nde tanıtıldı.
Kafkas Üniversitesi, Konuk Evi Konferans Salonu’ndaki tanıtım etkinliğinde İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden Doç. Dr. Hüseyin Ali Kutlu moderatör, Doç. Dr. Selim Başar ise tartışmacı olarak yer aldı.
Bir yıl sürecek olan Kars’taki Kızlar İlerliyor projesi, KAGİDER koordinatörlüğünde, Kadın Merkezi Vakfı’na bağlı (KAMER) Kars Kadın Merkezi, Kafkas Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi ortaklığında ve Habitat için Gençlik Derneği ile Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması’nın Vakfı (TAPV) desteği ile yürütülüyor.
Projenin başlıca hedefi, Kars’ta orta öğretimde okuyan kız öğrencilerin okulda kalmalarına ve iş piyasasında yer edinmelerine katkı sağlamak.
Projenin özel hedefleri ise Kars’ta ortaöğretimde okuyan kız öğrencilerin okula devam etme ve meslek hayatına geçişle ile ilgili motivasyonlarını, mesleki becerileri ve yetkinliklerini artırmak.
İki proje arasındaki işbirliği kapsamında ise, öncelikle üç kız yurdundan seçilen 15 kişilik gruba bilgisayar eğitimleri verilecek. Daha sonra ise bu grubun kız yurtlarındaki diğer 350 öğrenciye bu eğitimlerini aktarması sağlanacak.
Türkiye’de Yerel Yönetim Reformu Uygulamasının Devamına Destek Projesi (LAR 2. Aşama) kapsamındaki hizmet içi eğitim faaliyetleri, kolay ulaşılabilirlik ilkesi doğrultusunda 17 Ocak - 9 Şubat 2011 tarihleri arasında Antalya’da ve 14 Mart – 9 Nisan 2011 tarihleri arasında Ankara’da olmak üzere iki tur halinde düzenleniyor.
Eğitim programı, Türkiye’nin farklı bölgelerindeki farklı ölçekli 800 yerel yönetimden gelen bir grup katılımcı için özel olarak tasarlandı.
Eğitimlerin içeriği, 11 pilot yerel yönetimde yürütülen eğitimler ihtiyaç analizi sonucunda oluşturuldu.
İhtiyaç değerlendirme raporunda belirlenen konu başlıklarına göre oluşturulan 12 farklı eğitim modülü, bir grup ulusal ve uluslararası uzman tarafından katılımcılara aktarılıyor.
Eğitimler, hedef kitle ve süreye göre ayarlanmış farklı biçimlerde düzenleniyor.
Eğitimler süresince katılımcılar seçilmiş üyeler ile yöneticilerin ve amirlerin yetki ve sorumlulukları, yerel seçilmişler ile yönetici ve amirlerin etkin çalışma ilişkileri, kapsayıcı politika geliştirme ve katılım mekanizmaları, yerel yönetimlerde vizyon geliştirme, yerel hizmet sunumunda toplumsal cinsiyete duyarlılık, proje döngüsü yönetimi, Avrupa Birliği Fonları, bilgi ve deneyim paylaşımı ile akran öğrenim teknikleri, hizmet içi eğitim yönetimi, mali yönetim ve bütçe, mali yönetim ve istatistik hazırlama konularına odaklanıyorlar.
Türkiye’de Yerel Yönetim Reformu Uygulamasının Devamına Destek Projesi, İçişleri Bakanlığı tarafından Avrupa Birliği’nin mali, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın teknik desteği ile Avrupa Birliği - Türkiye Katılım Öncesi Mali İşbirliği Programı çerçevesinde yürütülüyor.
Proje, yerel yönetimlere ilişkin yeni politikaların ve yasaların etkin biçimde uygulanması için İçişleri Bakanlığı’nın (özellikle de Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü, valilik ve kaymakamlıkların), yerel yönetim birliklerinin, yerel yönetimlerin idari kapasitelerinin ve bu kurumlar arasındaki işbirliğinin geliştirilmesi ve güçlendirilmesini amaçlıyor.
Ankara’da 25 Ocak 2011’de düzenlenen toplantıda, bu kapsamda oluşturulan Ulusal Gençlik İstihdam Eylem Planı’nın ilk taslağı da katılımcılarla paylaşıldı.
İşsizliğin azaltılması ve özellikle genç kadınların işgücüne katılım oranının artırılması yönünde çalışmalar yürüten “BM Ortak Programı Herkes için İnsana Yakışır İş: Ulusal Gençlik İstihdam Programı ve Antalya Pilot Bölge Uygulaması”nın ulusal düzeydeki hedefi bir Ulusal Gençlik İstihdam Eylem Planı geliştirmek olarak belirlenmişti.
Bu bağlamda BM Ortak Program bünyesinde bazı kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve akademisyenlerden oluşan bir Ulusal Teknik Ekip (UTE) oluşturulmuştu.
Ekipte Türkiye İş Kurumu (İŞKUR), Devlet Planlama Teşkilatı (DPT), Milli Eğitim Bakanlığı, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Gençlik İstihdam Derneği, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), Türkiye İşçi Sendiaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), HAK-İŞ ve Devrimci İşçi Sendikaları (DİSK)’ten temsilciler yer alıyor.
2010 yılı Ocak ayından bu yana Ulusal Gençlik İstihdam Eylem Planı’nı hazırlamak üzere yoğun bir şekilde çalışan UTE, oluşturduğu ilk taslağı 25 Ocak’ta düzenlenen toplantıda paylaştı.
Eylem Planı, Mart 2011’de son halini alacak. Planın, İŞKUR’un gençlere yönelik kamu istihdam hizmetlerinde önemli gelişmeler sağlaması umuluyor.
Yerel İşbirliği Örneği
Toplantıya BM Türkiye Mukim Koordinatörü Shahid Najam’ın yanı sıra, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Susanne Hoffmann, Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Salih Çelik, TÜRK-İŞ Genel Başkanı Mustafa Kumlu, HAK-İŞ Genel Başkanı Salim Uslu ve DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi de katıldı.
Toplantının sabah oturumunda Ulusal Gençlik İstihdam Eylem Planı’nın ilk taslağının yanı sıra Türkiye’nin Mesleki Genel Görünümü’nü anlatan bir sunum da yer aldı.
Öğleden sonraki oturumda ise Türkiye İstatistik Kurumu ve İŞKUR işbirliği ile yürütülen Antalya İli İşgücü Piyasası Araştırması; Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Perspektifinde Antalya İşgücü Piyasası Analizi ve Antalya için Stratejik Öncelikli Sektörler Analizi sonuçları paylaşıldı.
Antalya Milli Eğitim Müdürlüğü ve İŞKUR Antalya İl Müdürlüğü temsilcileri de yerel işbirliği örneği olarak Antalya’daki Mesleki Eğitimler konulu bir sunum yaptı.
BM Ortak Programı ile genç işsizlerin insana yakışır işlere yerleştirilme oranının artması hedefleniyor.
Ankara’da 25 Ocak 2011’de düzenlenen toplantıda, bu kapsamda oluşturulan Ulusal Gençlik İstihdam Eylem Planı’nın ilk taslağı da katılımcılarla paylaşıldı.
İşsizliğin azaltılması ve özellikle genç kadınların işgücüne katılım oranının artırılması yönünde çalışmalar yürüten “BM Ortak Programı Herkes için İnsana Yakışır İş: Ulusal Gençlik İstihdam Programı ve Antalya Pilot Bölge Uygulaması”nın ulusal düzeydeki hedefi bir Ulusal Gençlik İstihdam Eylem Planı geliştirmek olarak belirlenmişti.
Bu bağlamda BM Ortak Program bünyesinde bazı kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve akademisyenlerden oluşan bir Ulusal Teknik Ekip (UTE) oluşturulmuştu.
Ekipte Türkiye İş Kurumu (İŞKUR), Devlet Planlama Teşkilatı (DPT), Milli Eğitim Bakanlığı, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Gençlik İstihdam Derneği, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), Türkiye İşçi Sendiaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), HAK-İŞ ve Devrimci İşçi Sendikaları (DİSK)’ten temsilciler yer alıyor.
2010 yılı Ocak ayından bu yana Ulusal Gençlik İstihdam Eylem Planı’nı hazırlamak üzere yoğun bir şekilde çalışan UTE, oluşturduğu ilk taslağı 25 Ocak’ta düzenlenen toplantıda paylaştı.
Eylem Planı, Mart 2011’de son halini alacak. Planın, İŞKUR’un gençlere yönelik kamu istihdam hizmetlerinde önemli gelişmeler sağlaması umuluyor.
Yerel İşbirliği Örneği
Toplantıya BM Türkiye Mukim Koordinatörü Shahid Najam’ın yanı sıra, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Susanne Hoffmann, Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Salih Çelik, TÜRK-İŞ Genel Başkanı Mustafa Kumlu, HAK-İŞ Genel Başkanı Salim Uslu ve DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi de katıldı.
Toplantının sabah oturumunda Ulusal Gençlik İstihdam Eylem Planı’nın ilk taslağının yanı sıra Türkiye’nin Mesleki Genel Görünümü’nü anlatan bir sunum da yer aldı.
Öğleden sonraki oturumda ise Türkiye İstatistik Kurumu ve İŞKUR işbirliği ile yürütülen Antalya İli İşgücü Piyasası Araştırması; Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Perspektifinde Antalya İşgücü Piyasası Analizi ve Antalya için Stratejik Öncelikli Sektörler Analizi sonuçları paylaşıldı.
Antalya Milli Eğitim Müdürlüğü ve İŞKUR Antalya İl Müdürlüğü temsilcileri de yerel işbirliği örneği olarak Antalya’daki Mesleki Eğitimler konulu bir sunum yaptı.
BM Ortak Programı ile genç işsizlerin insana yakışır işlere yerleştirilme oranının artması hedefleniyor.
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Ahsen V. Coşar ve UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Shahid Najam’ın imzaladığı Mutabakat Zaptı 2011-2013 yıllarını kapsıyor.
Mutabakat zaptı ile taraflar UNDP Türkiye’nin adalete erişim ve hukuk üstünlüğünün güçlendirilmesi alanlarındaki girişimlerinin etkin bir şekilde uygulanmasına dair yakın işbirliğinde bulunacaklarını beyan ediyor.
UNDP’nin adalete erişim ve hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi alanlarındaki girişimleri, uluslararası standartlar ile uyumlu yasal mevzuat ya da düzenlemelerin geliştirilmesine yönelik destek sağlanmasını hedefliyor.
Başlıca ortaklardan biri
UNDP ayrıca yeni kurum ve uygulamaların yargı sistemine yerleştirilmesine yönelik mekanizmaların geliştirilmesi üzerinde de yoğunlaşıyor.
Bu bağlamda, yargı reformu, yasal güçlendirme, adli yardım ve ceza ve hukuk alanında alternatif çözüm yollarının geliştirilmesi temel öncelikler arasında yer alıyor.
Türkiye’de faaliyet gösteren baroların temsilcilerinden oluşan Türkiye Barolar Birliği'nin amaçları arasında ise hukukun üstünlüğü ve insan hakları kavramlarının korunması ve güçlendirilmesi de yer alıyor.
Dolayısıyla birlik, UNDP’nin adalet alanında önde gelen ortaklarından biri.
Türkiye Barolar Birliği ile oluşturulacak işbirliğinin yargı profesyonellerinin ve kamunun adalete erişimin güçlendirilmesi amacıyla geliştirilen yeni kurum ve uygulamalara ilişkin farkındalık ve bilinç arttırma çalışmalarına katkıda bulunması bekleniyor.
Birleşmiş Milletler, sürdürülebilir kalkınma ve Binyıl Kalkınma Hedefleri’ne ulaşma yolunda ormanların sürdürülebilir yönetimi ve korunmasının önemini vurgulamak, ayrıca ormanlarla ilgili farkındalığı artırmayı amaçlıyor.
Geçmişte sadece ekonomik açıdan değerlendirilen ormanlar, son dönemde daha çok ekolojik ve sosyal fonksiyonları açısından ele alınıyor.
Ormanlar, yaşam ve ekonomik kalkınma için elzem sayılan çeşitli ürün ve hizmetler sağlıyor.
Ormanlar, yeşil ekonomiler oluştururken, bir yandan da ana karbon yutakları olarak iklim değişikliğinin etkilerini azaltıyor. Başta temiz suya erişim, toprak koruma, sel kontrolü, iklim düzenleme gibi birçok konuda yaşam destek hizmeti sağlıyor.
Ormanlar, su kaynaklarının korunması, doğal kaynakların muhafazasını, biyolojik çeşitliliğin korunması ve iyileştirilmesini destekliyor.
Ormanlar, dünya genelinde insanların geçim şartlarını iyileştirme, sosyal kalkınma ve yoksullukla mücadelede de etkin rol oynuyor. Özellikle başta su, sağlık ve çevresel sürekliliğinin sağlanması olmak üzere Binyıl Kalkınma Hedefleri’ne ulaşılmasında çok önemli katkılar sunuyor.
Türkiye’deki Etkinlikler
Tüm yıl boyunca ormanların öneminin vurgulanacağı 2011 Uluslararası Orman Yılı, dünyada ve Türkiye’de sergiler, festivaller, yarışmalar, paneller gibi çeşitli etkinliklerle kutlanmaya başladı.
Türkiye’deki kutlamaları desteklemek amacıyla “Orman Koruma Alanları Yönetiminin Güçlendirilmesi Projesi” kapsamında da bazı etkinlikler düzenlenecek.
Proje ekibi, belgesel kanalı İz TV ile “9 Sıcak Nokta” başlıklı bir belgesel kuşağı hazırlayacak. Bu kapsamda Türkiye’deki 9 orman “sıcak noktası” tek tek tanıtılacak.
22 Mayıs Dünya Biyolojik Çeşitlilik Günü kutlamaları kapsamında ise 22 Mayıs – 5 Haziran 2011 tarihleri arasında Bartın ve Kastamonu’da “Milli Parklarımız Fotoğraf Sergisi” düzenlenecek.
Yine proje kapsamında, National Geographic Türkiye Dergisi ile beraber “Türkiye’nin Orman Sıcak Noktaları” başlıklı bir poster eki, okurlara sunulacak.
DÜNYA VE TÜRKİYE ORMANLARI *
* BM Tarım ve Gıda Örgütü (FAO) “Küresel Orman Kaynakları Değerlendirme 2010 Ana Raporu” ve Çevre ve Orman Bakanlığı verileri
[BAGLANTILAR]