Sayı: 92
Fotoğraf: Faika Berat Pehlivan, Binyıl Kalkınma Hedefleri Fotoğraf Yarışması
Resmi kaynaklardan alınan kapsamlı istatistiklerle hazırlanan 2013 Binyıl Kalkınma Hedefleri (BKH) Raporu, hükümetlerin, uluslararası toplumun, sivil toplumun ve özel sektörün ortak çalışmasıyla BKH’de başarıların sağlandığını vurguluyor.
2000 yılında imzalanan Binyıl Bildirgesi'nden sonra yoksulluğun azaltılması, güvenli suya erişimin sağlanması ve kız çocuklarının ilköğretime katılımının artması ile milyonlarca insanın hayat şartları iyileştirildi.
Milyonlarca hayat kurtarıldı
Rapora göre özellikle sağlık ile ilgili hedeflerde büyük ilerlemeler görüldü.
2000 ve 2010 yılları arasında sıtma hastalığından ölen kişi sayısında küresel ölçekte yüzde 25 düşüş yaşandı ve tahmini olarak 1.1 milyon ölüm engellendi.
2015 yılında, 1990’daki düzeyle karşılaştırınca, birçok bölgede ve küresel ölçekte tüberküloz ölümleri yarıya inmiş olacak.
1995 ve 2011 yılları arasında, 51 milyon tüberküloz hastası başarıyla tedavi edildi. Bu 20 milyon yaşamın kurtarılması anlamına geliyor.
2013 BKH Raporu'na göre açlık çeken nüfusun 2015’e kadar yarı yarıya azaltılması hedefine ulaşılmak üzere.
Dünya çapında sağlıklı beslenemeyen insanların oranı, 1990-1992’deki yüzde 23 oranından, 2010-2012’de yüzde 15’e düştü.
Dengeli olmayan bir ilerleme
Rapor, küresel olarak dikkatlerin bölgesel eşitsizliğe odaklanmasının gerekli olduğunu belirtiyor.
Sadece bölgeler ve ülkeler arasında değil aynı zamanda ülke içindeki nüfus grupları arasında da sekiz hedefte sağlanan ilerleme dengesiz bir ilerleme oldu.
Kırsal alanda yaşayan ya da yoksulluk içinde yaşayan bireyler hala dezavantajlı bir durumda. 2011’de, kırsal kesimlerdeki doğumların vasıflı sağlık personeli tarafından gerçekleştirilme oranı sadece yüzde 53 oranında.
Bu oran kentlerde yüzde 84.
Dahası, iyileştirilmiş içme suyu kaynaklarına ulaşamayan insanların yüzde 83’ü kırsal alanlarda yaşıyor.
BKH ve 2015 sonrası kalkınma gündemi
Rapora göre, BKH’de elde edilecek başarılı bir sonuç bir sonraki kalkınma gündeminin önemli bir yapı taşı olacak ve BKH’den kazanılacak tecrübe ve alınacak dersler bir sonraki sürece katkı sağlayacak.
Binyıl Kalkınma Hedefleri Raporu, 27 Birleşmiş Milletler kuruluşundan ve uluslararası kurumlardan alınan en kapsamlı ve en yeni verilerin kullanıldığı, hedeflere doğru küresel ve bölgesel gelişme süreçlerinin değerlendirildiği yıllık bir rapor.
Bu rapor BM Ekonomik ve Sosyal İlişkiler Birimi tarafından hazırlanıyor.
[BAGLANTILAR]
Zirvenin bu yılki teması #Şimdi2030 olarak belirlendi.
Zirvede '2030’da nasıl bir dünya istiyoruz?' sorusu üzerine küresel tartışmalar yapılacak ve hedeflerin gerçeğe dönüştürülmesinde gelecek nesil buluşların nasıl harekete geçirilebileceği konuşulacak.
Zirveye katılımın artırılması için bu yıl pek çok yeni ve yaratıcı bölümler programa dâhil edilecek.
Bu yıl zirve kapsamında dünyanın dört bir yanında pek çok toplantı yapılacak ve önemli uzmanlar konuşmacı olarak bu toplantılara katılacak.
İlgili herkese açık olan bu küresel etkinliğe katılmak için başvurularınızı www.socialgoodsummit.com adresinden yapabilirsiniz.
Daha parlak ve ortak bir gelecek için siz de katılın: #Şimdi2030
Bu yıl Sosyal Fayda Zirvesi, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun yıllık toplantısı sırasında yapılacak.
Bu yılın teması olan #Şimdi2030 ile katılımcılardan, 2030 yılında nasıl bir dünyada yaşamak istediklerini tahayyül etmeleri ve bu bağlamda teknolojiden ve sosyal medyadan nasıl faydalanılabileceklerine dair fikirler üretmeleri istenecek.
#Şimdi2030 etkinliği, Birleşmiş Milletler tarafından yürütülen ve Binyıl Kalkınma Hedefleri’nin devamı niteliğinde olacak olan 2015 sonrası kalkınma gündemine dayanıyor.
Zirveye katılanlar, “Bugünün dijital dünyasında yaratmış olduğumuz çözümler, geleceğimize köklü değişimler getirecek mi ve yeni nesil buluşların yolunu nasıl açıyoruz?” sorularına yanıt arayacak ve böylelikle de Birleşmiş Milletler’in uzun soluklu hedeflerine destek vermiş olacaklar.
Gittikçe büyüyen küresel bir konuşma
Bu yılki Sosyal Fayda Zirvesi, şimdiye kadar ulaşılanlardan çok daha fazla kişiye ulaşacak.
Geçen yıl, 150 ülkede üç yüzden fazla şehirde, insanlar birebir ya da çevrimiçi toplantılar düzenledi ve sosyal medya ve videolar ile zirveye katıldı.
2013 zirvesinin organizatörleri, yeni kurulan +SosyalFayda platformu ve UNDP ülke ofisleri aracılığıyla, dünya çapındaki katılımcı ve toplantı sayısını artırmayı hedefliyor.
[BAGLANTILAR]
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından UNDP’nin desteği ile yürütülen Ardahan, Kars, Artvin Kalkınma projesi kapsamında Aksaray ve Tire’de yapılan bilgi ve deneyim paylaşımı gezisine Kars ve Ardahan’dan on beş üretici kooperatif katıldı.
Kırsal kalkınmada kooperatiflerin rolü
Hayvancılık, Kars ve Ardahan’ın en temel gelir kaynağı ve bu nedenle süt ve hayvansal ürünler kooperatiflerinin kırsal kalkınmadaki rolü bu bölgeler için daha da önemli hale geliyor.
Düzenlenen bilgi paylaşımı gezisi, Ardahan, Kars, Artvin Kalkınma projesinin kooperatiflere yönelik çalışmalarının ilk adımıydı.
Aksaray’daki kooperatif ziyaretleri sırasında, üreticiler genel olarak verim artışı, süt toplama, süt satışı ve muhasebecilik gibi alanlarda kooperatiflerin verdiği hizmetler üzerinde durdu.
Sütaş da programa, Aksaray’da bulunan çiftçi eğitim merkezinde bir günlük mandıra çiftliği eğitimi vererek destek oldu.
Bir başarı hikâyesi, Tire
Gezinin son ayağında, Tire Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ziyaret edildi.
Katılımcılar, geniş mandıra ürünleri yelpazesiyle bölgesel ve ulusal pazarlarda güçlü bir marka yaratan ve üyeleri için aracı kurum görevi görerek büyük bir kurum haline gelen Tire Kooperatifi’nin başarı hikâyesine tanık oldu.
Motivasyonu artırma ve bölgeler arası diyalog kurma
Bilgi paylaşımı gezisi sırasında katılımcılara rehberlik eden projenin Bölge Yöneticisi Ümit Mansız, deneyim ve bilgi paylaşımının yanı sıra yapılan bu gezi ile kooperatif yöneticilerinin ve üyelerinin vizyonlarını geliştirdiğini ve motivasyonlarını artırdığını söyledi.
Aynı zamanda bu faaliyet, Türkiye’nin değişik bölgeleri arasında diyalogun kurulması ve böylece iyi uygulamaların paylaşılması ve yayılması için de örnek oldu.
Faaliyet sonrasında kooperatifler, stratejik planlama ve ihtiyaç tespit çalışmaları yapacaklar.
Böylece, hedeflerin yerine getirilmesi için gereken ihtiyaçların karşılanmasında kooperatiflerin desteklenmesi amacıyla uygun yatırım araçları tasarlanacak.
[BAGLANTILAR]
"Türkiye’nin Deniz ve Kıyı Koruma Alanları Sisteminin Güçlendirilmesi" projesi ve GEF Küçük Destek Programı (SGP) – COMDEKS desteğinde Gökova Yelken Kulübü ve Akdeniz Koruma Derneği tarafından gerçekleştirilen proje, deniz canlılarına ve ekosisteme büyük zararlar veren hayalet ağların temizlenmesini ve böylece ekosistem üzerindeki baskının azaltılmasını amaçlıyor.
Saptanan ağlar temizleniyor
Daha önce yapılan saha çalışmalarında yerleri belirlenen hayalet ağlar, Haziran ayından itibaren yedi kişilik dalgıç ekibi ile temizlenmeye başlandı.
Gökova Özel Çevre Koruma (ÖÇK) Bölgesi’nde yürütülen çalışmaların ilk etabı boyunca 35'in üstünde dalış yapıldı.
500 metre ağ çıkarıldı
Çalışma boyunca, 20-40 metre arasında değişen derinliklerden yaklaşık 500 metre ağ ve parakete misinası çıkarıldı.
Ağlar ve misinalar, proje sonunda sergilenmek üzere muhafaza ediliyor.
Hayalet ağların temizlenmesine gelecek aylarda da devam edilecek.
Orfoz, “hayaletten” kurtarıldı
Deniz dibinde bırakılan ve 2-8 yıl boyunca avlanmaya devam eden hayalet ağlar, bulundukları bölgedeki doğal hayatı ciddi biçimde tehdit ediyor.
Hayalet ağların temizlenmesi sürecinde, ağlara takılan bir orfozun kurtarılmasının görüntüleri, ağların taşıdığı büyük tehlikeyi de gözler önüne seriyor.
[BAGLANTILAR]
Anket çalışması, Köyceğiz-Dalyan, Gökova ve Foça Özel Çevre Koruma (ÖÇK) Bölgeleri’nde “Türkiye’nin Deniz ve Kıyı Koruma Alanları Sisteminin Güçlendirilmesi” projesi kapsamında Akdeniz Koruma Derneği (AKD) tarafından yapıldı.
Saha çalışmaları tamamlandı
Köyceğiz-Dalyan, Gökova ve Foça ÖÇK Bölgeleri’nde yaşayan yerel halkın, balıkçıların ve turizmcilerin Korunan Alanlar ile Deniz ve Kıyı Koruma Alanları’na ilişkin farkındalıklarının ve algılarının ölçülmesi kapsamında tamamlanan saha çalışmalarında toplam 311 anket yapıldı.
Sonuçlar rapor haline getirilecek
Uzmanlar tarafından değerlendirilecek olan çalışmanın sonuçları rapor haline getirilecek ve kamuoyuna açıklanacak.
Dünya Nüfus Günü vesilesiyle yayımladığı mesajında Ban Ki-moon, “Hamilelik ve doğum sırasında yaşanacak sağlık sorunları, başta obstetrik fistül olmak üzere birçok hastalık ya da kalıcı zarara yol açabiliyor. Söz konusu sağlık sorunları genç kadınların ölüm nedenleri arasında da ilk sırada geliyor” dedi.
Ban, söz konusu sorunların çözümü için kızların okula devam etmeleri ve ergenlik çağında iyi bir eğitim almaları gerektiğini vurguladı.
Genel Sekreter, "Genç bir kız eğitim aldığında büyük ihtimalle daha geç evlenecek, kendisini hazır hissedinceye kadar çocuk sahibi olmayı erteleyecek, daha sağlıklı çocuklara sahip olacak ve daha fazla gelir elde edecek" dedi.
Günde ortalama 450 teknenin seyir ve konaklama halinde olduğu koylardaki konteynerlerde biriktirilen çöpler, DenizTemiz Derneği TURMEPA’nın atık toplama teknesiyle toplanıyor ve Göcek Belediyesi’nin atık toplama merkezine götürülüyor.
Bakanlık koordine etti, TURMEPA yerleştirdi.
Konteynerları, Muğla İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü Tabiat Varlıklarını Koruma Şubesi’nin koordinasyonunda TURMEPA yerleştirdi.
Müdürlüğün kullanım ve ihtiyaç yoğunluğuna göre belirlediği noktalara yerleştirilen on beş konteyner, günde ortalama 400-450 teknenin seyir ve konaklama halinde olduğu koylardaki sekiz değişik stratejik noktaya konumlandırıldı.
Sualtı Araştırmalar Derneği, “Türkiye’nin Deniz ve Kıyı Koruma Alanları Sisteminin Güçlendirilmesi” projesi ve GEF Küçük Destek Programı (SGP) – COMDEKS desteğinde “Sorumlu Balıkçılık Uygulamalarına Geçiş” projesini yürütüyor.
25 yıl önce kuruldu
Costa Brava bölgesinde 25 yıl önce kurulan deniz koruma alanının yarattığı olağanüstü değişim, tüm dünyadan sualtı meraklılarını bölgeye çekiyor.
Akdeniz’deki en eski koruma alanlarından olan bölgeye, inceleme gezisinde bulunan Ozan Veryeri koruma alanının bilim adamlarınca belli periyotlarla izlendiğini belirtti.
“Burası doğal bir cennet”
Yıllardır Ege ve Akdeniz’de çalışmalar yürüttüklerini vurgulayan Veryeri, “Ülkemizde Deniz Koruma Alanı önemini projeler vasıtası ile anlatmaya ve yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. İspanya’da ilan edilmiş olan koruma alanı bize Akdeniz’de geçmişe yolculuk yaptırdı” dedi.
Costa Brava’nın doğal bir cennet ve Akdeniz’in gerçek yüzü olduğunu söyleyen Veryeri, “Türkiye’de aynısını yapmamak için hiçbir neden yok. Kararlılık yeter” açıklamasında bulundu.
Hazırlanma aşamasının iki yıl sürdüğü 10. beş yıllık Kalkınma Planı, Türkiye’nin 2018 yılı sonuna kadar izleyeceği kalkınma politikalarının haritasını belirliyor.
Kalkınma Planı'nda reel gayri safi milli hâsılanın yüzde 5,5 artması ve işsizlik oranının yüzde 7,2’ye düşmesi öngörülüyor.
Aynı zamanda, eğitimde fırsat eşitliğinin artırılması ve hizmet sunumunun iyileştirilmesi kapsamında okul öncesi eğitime katılım oranının yüzde 70’e çıkması hedefleniyor.
10. beş yıllık Kalkınma Planı hakkında konuşan Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, “Özgürlük kalkınmanın temel unsurudur. Özgürlüğün olmadığı yerde yenilik olmaz, teknoloji gelişmez. Kalkınma Planı'nda demokrasi, temel hak ve özgürlüklere güçlü bir vurgu yapıyoruz” dedi.
[BAGLANTILAR]
En iyi sürdürülebilir kalkınma projesine verilen UNDP Özel Ödülü’nü “Kadın Çalışanlar için Marka Şirket Olmak” projesiyle Boyner Holding kazandı.
Altın Pusula’da büyük ödüllerin sahibi “Bir Usta Bin Usta” projesiyle Anadolu Sigorta, “Metro Enerji Testi 2” projesiyle Yıldız Holding oldu.
Ödül töreni, UNDP Uluslararası Özel Sektör ve Kalkınma Merkezi Direktörü Simona Marinescu başta olmak üzere, milletvekilleri, vali ve belediye başkanları, jüri üyeleri, kamu ve özel sektör temsilcileri, halkla ilişkiler profesyonelleri, medya mensupları, akademisyenler ve genç iletişimcilerin yoğun katılımı ile yapıldı.
TÜHİD Yönetim Kurulu Başkanı Fügen Toksü, yöneticilerin halkla ilişkileri bir yönetim bilimi olarak kabul etmelerini ve yönetim politika ve kararlarında iletişim bakış açısından yararlanmalarının kuruluşların geleceğinin oluşturulmasında önemli olduğunu belirtti.
12. Altın Pusula Halkla İlişkiler Ödülleri’ne on altı kategori ve on iki alt kategoride toplam 145 proje başvuruda bulundu ve yirmi yedi proje ödüllendirildi.
12. Altın Pusula Ödülünü kazanan kuruluşlar, projeleri ve halkla ilişkiler ajansları şöyle:
UNDP Özel Ödülü
Kadın Çalışanlar İçin Marka Şirket Olmak - Boyner Holding
Büyük Ödül
Metro Enerji Testi 2 - Yıldız Holding
Büyük Ödül
Bir Usta Bin Usta - Anadolu Sigorta, Arpr İletişim Danışmalığı / Lobby Pr
Jüri Özel Ödülü
Engelli Eğitimini Kolaylaştıralım, Topluma Değer Katalım - Bursagaz Eğitim Gönüllüleri Derneği, Eti çocuk tiyatrosu, Eti, Medyaevi iletişim
“Jeton Radyo” (Slogan: Dinleyeni Oyuna Getiren Radyo) - SHR interaktif şirketler grubu / Joygame, Aristo iletişim danışmalığı
[BAGLANTILAR]
Proje kapsamında Gaziantep, Kayseri, Samsun, Denizli, Konya, Adana illerindeki kişi ve kurumlarda enerji verimliliği farkındalığının artırılmasına katkı sağlanacak.
Haziran ayından itibaren uygulanmaya başlayan proje, başta valilikler olmak üzere, illerdeki yöneticileri, illerin belli başlı kuruluşlarının temsilcilerini (mühendis odaları, sanayi ve ticaret odaları, organize sanayi bölgeleri (OSB) ve üniversiteler gibi), sanayicileri, yerel enerji tedarikçilerini ve ilgili herkesi bilgilendirmeyi hedefliyor.
Proje, Türkiye’de 2007’de yürürlüğe giren Enerji Verimliliği Kanunu ile başlatılan kapsamlı enerji verimliliği mevzuatı hakkında ve enerji verimliliği stratejisi konusunda farkındalığı artırmayı ve enerji verimliliği mevzuatının içselleştirilmesini sağlamayı amaçlıyor.
Proje kapsamında enerji verimliliği konusunda yazılı materyaller hazırlanacak, altı ilde günlük çalıştaylar düzenlenerek enerji verimliliği mevzuatı anlatılacak ve “İllerde Enerji Verimliliği Platformu” kurularak il bazında enerji verimliliği stratejisi ve eylem planı çalışmaları başlatılacak.
Proje kapsamında örnek uygulamalar da ön plana çıkarılacak ve hazırlanacak internet sitesi ile projenin sürdürülebilirliği sağlanacak.
Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü (OGM), Orman İdaresi ve Planlama Dairesi Başkanlığı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye Ofisi işbirliğinde yürütülen ve İngiltere Büyükelçiliği tarafından desteklenen “Türkiye’de Ormanların Su Kullanımı Bağlamında Sürdürülebilir Orman Yönetimi Uygulamaları için Orman Genel Müdürlüğü’nün Kapasitesinin Geliştirilmesi" projesinin ikinci aşaması Haziran 2013’de başladı.
Ormanların su fonksiyonunu geliştirmek için uzmanlarla çalışıldı
Proje, orman alanlarındaki su kaynaklarının daha etkin yönetilmesi için orman amenajman planlarında su fonksiyonunun katılımcı bir şekilde geliştirilmesini amaçlıyor.
Bu kapsamda projenin ilk aşamasında alanında uzman danışmanlarla birlikte çalışıldı.
Bu çalışmalar sırasında ormanların su fonksiyonunu geliştirmek için su fonksiyonuna ayrılacak ormanlık alanlardaki silvikültürel faaliyetlerin neler olması gerektiği belirlendi.
Ayrıca, orman içindeki su kaynaklarının daha etkin yönetilmesi için neler yapılabileceği saptandı.
Bunlara ek olarak, orman-su etkileşimi ve yönetimi konusunda Ekosistem Tabanlı Hidrolojik ve Toprak Koruma Teknik Terimler Sözlüğü hazırlandı.
Tüm bu çalışmalar için Ankara ve Kastamonu'da yaklaşık 180 kişinin katılımıyla dört ayrı toplantı ve çalıştay düzenlendi. 26 kişinin katlımıyla Makedonya ve Avusturya'ya teknik geziler düzenlendi.
İlk aşamanın sonucu olarak sürdürülebilir orman-su yönetimi ilkeleri ve uygulamalarının OGM stratejisi ve ilgili politikalara dâhil edilebilmesine yönelik çalışmalar yapıldı ve su fonksiyonunun geliştirilmesi için teknik bir rapor hazırlandı.
Ayrıca, ormanların iklim değişikliğine uyum kapasitesinin artırılması ve böylece iklim değişikliğinin azaltılmasına katkıda bulunulması amaçlandı.
Bu nedenle, ormanlık alanlardaki su ortamının daha iyi hale getirilmesi için bozulmuş ormanların yenilenmesi, sellerin azaltılması, biyolojik çeşitliliğin korunması ve toprağın korunmasına yönelik yöntemler uzmanlar tarafından belirlendi.
Yapılan teknik çalışmalarla ormanların ve suyun birbirleri üzerindeki etkileri değerlendirildi.
Ormanlık alanların çevresinde yaşayan toplulukların ve konuyla ilgili kuruluşların bu konulara bakış açısı tespit edildi.
Bunların orman ve su politikalarına nasıl yansıtılacağına dair bilgi alışverişinin sağlanması için yerel, bölgesel ve merkezi düzeyde, başta Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) ve Su Yönetimi Genel Müdürlüğü olmak üzere, çeşitli kurumlarla bilgi paylaşımı ve işbirliği geliştirildi ve katkıları alındı.
İkinci aşama Mayıs 2014’e kadar devam edecek
Projenin Mayıs 2014'e kadar devam edecek ikinci aşaması, projenin birinci aşamasında elde edilen sonuçların test edilebileceği bir uygulama aşaması olacak.
İlk aşama sırasında DSİ ve Su Yönetimi Genel Müdürlüğü ile geliştirilen işbirliğinin daha da güçlendirilmesi için çalışılacak.
Aynı zamanda, geliştirilen su fonksiyonunun tüm Türkiye'de uygulanabilmesi için Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü'nde pilot bir alanda uygulanarak test edilecek.
Bunların dışında teknik inceleme gezisi ve eğitim çalışmaları düzenlenerek orman-su etkileşimi konusunda teknik kapasitenin artırılmasına çalışılacak.
Proje sonunda elde edilecek orman ve su ilişkisine yönelik bilgi ve deneyimlerin, Türkiye’nin dâhil olduğu uluslararası ve bölgesel ormancılık platformlarında paylaşılmasıyla, Türkiye’nin bu platformlardaki etkinliğinin artırılması planlanıyor.
Türkiye için önemli bir kurumsal sosyal sorumluluk projesi olacak olan "Engelsiz Yaşam" projesinin açılış toplantısına proje ortaklarının temsilcileri katıldı.
Açılış toplantısında projeyle ilgili detaylı bilgiler verildi.
Peugeot Türkiye Genel Müdürü Marc Bergeretti, "Engelli bireylerin, toplumun geneliyle aynı yaşam alanlarını paylaşmasını sağlamak hepimizin görevi" dedi.
Marc Bergeretti, Peugeot ile Engelsiz Yaşam projesinde bir strateji dâhilinde sağlam adımlarla ilerlediklerini ve bu alanda yapılması planlanan farklı çalışmalarla örnek olacak projenin, uzun yıllar devamını sağlayacaklarını söyledi.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü Bakanlık Müşaviri Kenan Önalan, “Toplumumuzun önemli bir kesimini oluşturan engellilerimiz, uzun yıllardan beri yanlış yaklaşımlarla toplumsal yaşamdan dışlanmışken, son 10 yılda ülkemizdeki engelli algısında büyük değişmeler oldu” dedi.
UNDP Uluslararası Özel Sektör ve Kalkınma Merkezi Direktör Yardımcısı Hansın Doğan, Birleşmiş Milletler engelli kişilerin haklarına dair sözleşmenin 13 Aralık 2006 tarihinde BM Genel Kurulu'nda oylamasız kabul edildiğini belirterek, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 53 ülkenin sözleşmeyi imzalamasıyla 3 Mayıs 2008'de yürürlüğe girdiğini söyledi.
AYDER’in kurucusu ve başkanı Ercan Tutal, “14 yıldır engelli bireylerin toplumsal hayata tam ve eşit katılımı için yenilikçi, sürdürülebilir ve alternatif projeler üreten Alternatif Yaşam Derneği olarak Peugeot ile Engelsiz Yaşam projesinde de Peugeot ve UNDP ortaklığı ile pek çok ilke imza atacağımızdan hiç şüphem yoktur” dedi.
Peugeot ile Engelsiz Yaşam projesi, sürdürülebilir kalkınmayı ve engelleri kaldırmayı hedef alan farklı aktivitelerle devam edecek.
Argande, "Güneydoğu Anadolu'da Kadının Güçlendirilmesinde Yenilikler" projesi kapsamında yaratılan bölgesel bir moda markası.
Hatice Gökçe koordinatörlüğündeki Türkiye'nin önde gelen moda tasarımcıları ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaşayan kadınların ortak çalışmasının ürünü olan Argande, bölge kadınları için istihdam olanakları yaratırken bölgenin zengin kültür mirasını tüketicilerle buluşturmayı amaçlıyor.
2009 yılından bu yana Mudo'nun gönüllü desteği ile satışa sunulan Argande ürünleri, 2011 yılında Markafoni ile imzalanan protokol ile çevrimiçi satışa da sunuldu.
Kurumsal Sosyal Sorumluluk stratejisini 'Kadın Moda Girişimciliği' olarak belirleyen Markafoni, bugüne kadar düzenlenen satış kampanyalarının yanı sıra, özel el yapımı hediyelerin dağıtımı, tanıtım ve organizasyon desteği ile projeye katkısını sürdürüyor.
Mudo ise on bir mağazasında satışa sunduğu Argande ürünlerini Haziran ayında kurumsal internet sitesine de ekleyerek markaya çevrimiçi pazarlama desteği vermeye başladı.
Akademi, doktora öğrencileri ve genç araştırmacılara, “Kapsayıcı İş Modelleri” konusundaki projelerini sunup tartışabilecekleri bir platform sunmayı amaçlıyor.
Aynı zamanda, akademik araştırmaların ilerletilmesi, disiplinler arası ağların oluşturulması ve hem akademi hem de iş dünyası için önem teşkil edecek araştırmalara zemin hazırlanması hedefleniyor.
Akademi’nin bu yılki teması “Kapsayıcı İşlerin Kurulması ve Yönetilmesi”.
Bu tema ile özel sektörü destekleyen, yoksulları kapsayan ve sürdürülebilir kalkınma için fırsatlar üretebilen işletme ve yönetim modelleri üzerine fikir ve çözüm üretebilecek araştırmaların ön plana çıkarılması amaçlanıyor.
Özellikle melez iş modelleri ve özel sektör, kamu kuruluşları ve diğer paydaşların paylaştığı, sektörler arası kapsayıcı pazarlar yaratacak, ortak yapılar bu yılın önemli konuları arasında.
Birden fazla yöntemin kullanılması, farklı disiplinlerin bir araya getirilmesi ve gelişmekte olan ülke pazarlarının durumlarının da göz önünde bulundurulması Akademi’ye başvuracak araştırmacılar için önemli.
Akademi tarafından kabul edilecek araştırma konuları şöyle:
Tüm ilanlar için, buraya tıklayın.
Katkıda Bulunanlar
Editör: Faik Uyanık
Asistan: Nazife Ece
Stajyer: Deniz Solmaz
Bu sayıya katkıda bulunanlar: Arif Mert Öztürk, Deniz Tapan, Gökmen Argun, Gönül Sulargil
© 2013 UNDP Türkiye
Yeni Ufuklar’ın tüm hakları UNDP Türkiye’ye aittir. Yeni Ufuklar dergisinin kaynak gösterilmesi ve ilgili linkin verilmesi kaydıyla dergiden alıntı yapılabilir.