Sayı: 102
Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye Mukim Temsilcisi Kamal Malhotra, Açık Radyo’nun 26 Mayıs’ta yayınlanan ‘Açık Gazete’ programında iklim değişikliği konusunda Açık Radyo’dan Ömer Madra’ya bir röportaj verdi.
Kamal Malhotra, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin iklim değişikliğini zamanımızın en temel sorunlarından biri olarak adlandırdığını hatırlattı ve bu konunun Birleşmiş Milletler’in en önemli öncelikleri arasında olduğunu söyledi.
Bu nedenle iklim değişikliği konusunda harekete geçmek amacıyla Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon, devlet başkanları ve hükümetlerin yanı sıra iş ve finans çevrelerini, sivil toplum temsilcilerini ve yerel liderleri Eylül 2014’te New York’ta düzenlenecek olan İklim Değişikliği Zirvesi’ne davet etti.
İklim değişikliğinin Birleşmiş Milletler Türkiye Temsilciliği’nin de en önemli öncelikleri arasında olduğunu belirten Malhotra, Türkiye’de iklim değişikliğinin ortaya çıkarttığı zorluklarla pratik anlamda mücadele edebilmek için somut adımların belirlendiği stratejilerin olması gerektiğini belirtti.
İklim değişikliği meselesinin ülkelere özgü hale getirilmesi gerektiğini de söyleyen Kamal Malhotra, bunun için Türkiye’de iklim değişikliğinin ekonomisinin analiz edilmesine ve değerlendirilmesine destek verilmesi gerektiğini belirtti.
Kamal Malhotra sözlerine şöyle devam etti: ‘İklim değişikliğiyle mücadele etmek için açık ve tutarlı bir stratejimizin olması gerekiyor ve bu sorunu çözmek için devamlı olarak çaba harcamamız lazım. Aksi takdirde, bu konuda hiçbir gelişme gösteremeyiz.’
“İklim değişikliği ile ilgili yapılan somut programlar, planlar, aktiviteler ve projeler, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma stratejisine, tarım stratejisine ve doğal kaynakların yönetimi stratejisine dâhil edilmeli” diyen Malhotra “Bunları daha pratik anlamda uygulamamız gerekiyor. Bu tam da Birleşmiş Milletler’in, özellikle de Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın, öncelik verdiği bir konu” şeklinde konuştu.
Kampanyada #bencemümkün etiketiyle ‘sürdürülebilirlik’ kavramına, özellikle ‘sürdürülebilir enerji’ kavramına dikkat çekildi.
Kampanya, ‘Sürdürülebilir Enerji Çözümlerinin Yaygınlaştırılması: Özel Sektörün Rolü’ bölgesel konferansının düzenlenmesi sırasında da devam etti.
Kampanya, açık hava platformlarında kapsayıcı ve sürdürülebilir insani gelişme konusunda bireylerin dikkatlerini çekmeyi amaçladı.
Kampanyada ‘sürdürülebilirlik’ kavramı dikkat çekici bir cümle ile anlatılmak istendi. Bu nedenle tasarlanan afişlerde “Yeryüzünü tüketmeden ilerlemek mümkün mü?” sorusu yer aldı.
Bunun mümkün olup olmadığı bireylere soruldu. UNDP Türkiye’nin verdiği cevap, ‘Evet, mümkün’ idi.
Tasarımlar, Ankara’da otobüs duraklarında ve durakların etrafında ‘raket’ ve ‘afiş’ formatında yer aldı. Aynı zamanda şehrin önemli kavşaklarında bulunan büyük reklam panolarında da gösterildi.
Afişler yaklaşık iki hafta Ankara sokaklarında yayınlandı.
İstanbul’da yaşayanlar da kampanyayı bir hafta boyunca billboardlardan takip edebildi.
Aynı zamanda, İstanbul’un önemli meydanlarında billboardlarla aynı grafik konseptine sahip olan 10 saniyelik bir animasyon videosu da gösterildi. Bu kısa video İstanbul’da yaklaşık üç hafta boyunca yer aldı.
Açık hava video ve billboard mecraları, UNDP’nin dünyada ve Türkiye’de neler yaptığı ile ilgili farkındalık yaratılması için kullanılabilecek etkili bir iletişim araçlarından biri.
Ayrıca bu kampanyada amaçlanan diğer bir husus ise bireylerin, sosyal medya başta olmak üzere, UNDP ile nasıl iletişime geçebileceklerini göstermekti.
Bu kampanyanın sonuçları özellikle sosyal medyadaki takipçi sayısında görüldü. UNDP Türkiye’nin Twitter’daki takipçi sayısı bu süreçte yüzde 10’dan fazla arttı ve 11,600 takipçiyi geçti.
Bu kampanyalar İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Ströer Ankara’nın işbirliği olmadan mümkün olmazdı.
Dünyanın geleceği için yenilikçi ve etkili iletişim yolunu kullanmamızda UNDP Türkiye’yi destekledikleri için onlara şükranlarımızı sunuyoruz.
Gençler, gönüllülüğü tartışmak için Birleşmiş Milletler Gönüllüleri (UNV), Avrasya Üniversiteler Birliği (EURAS) ve Uluslararası Mavi Hilal İnsani Yardım Kalkınma Vakfı (IBC) girişimiyle düzenlenen Gençlik ve Gönüllülük Zirvesi’nde bir araya geldi.
Gençlerin gönüllü faaliyetlere katılımı konusunun tartışılması amacıyla 6 Mayıs’ta İstanbul Aydın Üniversitesi Florya Yerleşkesi’nde düzenlenen Gençlik ve Gönüllülük Zirvesi’nde bir panel, çalıştay ve STK fuarı yapıldı.
Gönüllülük nasıl algılanıyor?
Zirvenin sabah bölümünde gönüllü gençlerin ve STK temsilcilerin konuşmacı olarak yer aldığı bir panel düzenlendi.
Panelde tartışılan konular arasında gönüllü faaliyetlerin algılanışındaki farklılıklar, öğrenci kulüplerinin kurulması ile ilgili okul yönetimlerinin bürokratik uygulamaları ve sosyal sorumluluk dersi danışmanlarının öğrencileri yönlendirmek ve teşvik etmek konusunda yetersiz kaldıkları dile getirildi.
Panel sonrası, İstanbul Aydın Üniversitesi Türkiye Araştırmaları Merkezi tarafından zirve öncesinde üniversite öğrencileri arasında gönüllülük konusunda yapılan anketin sonuçları katılımcılar ile paylaşıldı.
Anket sonuçlarına göre; üniversite öğrencilerinin nerede ve kimler için gönüllü faaliyette bulunabileceklerini bilmedikleri, STK’ları yakından tanımadıkları ve sosyal sorumluluk derslerinin müfredata entegre edilerek gönüllü faaliyetler konusunda farkındalık kazanabileceklerini düşündüklerinin altı çizildi.
Öğleden sonra kapalı oturum olarak yapılan çalıştay bölümüne ise Giresun Üniversitesi, Amasya Üniversitesi, Eskişehir Anadolu Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Uludağ Üniversitesi, İstanbul Aydın Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi’nden öğrenci ve Toplumsal Duyarlılık Projesi Sorumluları katıldı.
Çalıştay sonunda üniversite öğrencileri, akademik kadrolar ve STK temsilcilerinin üniversite gençliğini gönüllü olmaya teşvik etmek için nasıl bir yol izlemeleri gerektiğine dair bir öneri listesi oluşturuldu.
Zirvenin çıktıları ile ilgili bir yayın UNV, IBC ve EURAS girişimiyle hazırlanacak ve duyurulacaktır.
“TS EN ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi Eğiticilerin Eğitimi” programına Türkiye’nin farklı bölgelerinden özel sektör, üniversiteler, Enerji Verimliliği Danışmanlık (EVD) şirketleri ve STK’lardan yaklaşık 30 kişi katıldı.
Eğitim, 5 Mayıs’ta Ankara’da başlatıldı.
Eğitimler; Sanayide Enerji Verimliliğinin Artırılması Projesi kapsamında UNIDO’nun uluslararası enerji verimliliği uzmanları olan Gerard Doherty and Erik Gudberg tarafından veriliyor.
Eğitimin açılışında konuşan Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Erdal Çalıkoğlu; proje geliştirilerken ISO 50001 gibi bir standardın Türkiye’de olmadığını, ISO 50001 standardının projenin de ortağı olan TSE tarafından proje başladıktan sonra yayınlandığını, bu nedenle yeni bir enerji yönetim standardı geliştirmektense Sanayide Enerji Verimliliğinin Artırılması Projesi kapsamında bu standardın yaygınlaştırılmasına önem verdiklerini belirtti.
Çalıkoğlu, bu kapsamda Eğiticilerin Eğitimi Programı ile bir çekirdek ekibin geliştirilmesini ve böylece Enerji Yönetim Sisteminin ülke sathına yayılmasını düşündüklerini sözlerine ekledi.
Sanayide Enerji Verimliliğinin Artırılması Projesi; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü (YEGM) tarafından Küresel Çevre Fonu (GEF) desteğiyle Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü (UNIDO) ile işbirliği içinde yürütülüyor.
Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB), Türk Standardları Enstitüsü (TSE), Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) ise projenin diğer ortakları.
Eğitimlere başta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı teşkilatı ve ilgili birimleri ile Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri olmak üzere kamu kurumları, yapı denetim firmaları, mühendislik ve müşavirlik firmaları, proje müellifleri, yapı denetim sürecinde görev ve rol alan ilgili STK’ların katılması bekleniyor.
Eğitime katılacakların, yapı denetimi konusunda belirli bir teknik bilgi birikimine sahip ve yapı denetim sürecinde binalarda enerji verimliliğinin sağlanması konusunda görev veya rol alan kişilerden oluşması öngörülüyor.
Kayıt olmak için lütfen buraya tıklayınız.
Eğitim içeriği ile ilgili daha fazla bilgi için lütfen buraya tıklayınız.
Güneydoğu Anadolu Leopar projesi Doğal Kaynak ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Derneği ve Doğa Kültür ve Yaşam Derneği’nin ortaklığında Ağustos 2013’te başlatıldı.
GEF Küçük Destek Programı ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen proje, bölgede leoparların öldürülmesinin arkasında yatan nedenleri bulmayı, bunlara karşı önlemler geliştirmeyi ve hem yerel, hem de ulusal kamuoyunu leoparın önemi konusunda bilgilendirmeyi amaçlıyor.
Projede fotokapanların kullanılması Siirt ilinin biyolojik çeşitliliğini de ortaya çıkarıyor.
Proje çalışmaları sırasında şu ana kadar vaşağın ve su samurunun bölgedeki varlığına dair kanıtlara ulaşıldı.
Siirt Valisi Ahmet Aydın leopar projesini ziyaret etti
Siirt Valisi Ahmet Aydın, Güneydoğu Anadolu Leopar projesini Mayıs ayında ziyaret etti.
Siirt ilinin önde gelen yetkililerinin ve Yelkesen Köyü halkının içinde bulunduğu kalabalık bir heyetle birlikte proje kapsamında Gabar Dağı’nın eteklerinde yerleştirilmiş bir fotokapanı da kontrol eden Aydın, proje konusunda bilgi aldı.
Siirt’te yapılan bu projenin Kasım 2013’te Diyarbakır’da yaşanan olaydan aylar önce başlatıldığına dikkat çeken Aydın, onlarca yıl sadece ölüm haberleriyle anılan bu bölgenin artık doğal hayatının zenginliğiyle öne çıkmasını istediğini ve bu anlamda Siirt’in örnek olması için bu projeyi çok önemli bulduğunu söyledi.
‘Botan vadisi koruma alanı olmalı’
Vali Aydın daha sonra Proje Yürütücüsü Batur Avgan ve Orman Su İşleri Siirt Şube Müdürü Nevzat Amcalar ile bir toplantı yaptı.
Toplantıda leoparın bölgede korunması ve çalışmaların sürekliliğinin sağlanması için yetkililere düşen sorumluklar ile Gabar Dağı’nın Siirt il sınırları içinde kalan tüm alanının yaban hayatı geliştirme sahası ve Botan Vadisi’nin de bir an önce milli park olarak ilan edilmesi için yapılması gerekenler ele alındı.
Leoparın yaşadığı tahmin edilen Siirt’teki Herekol Dağları ile Gabar Dağı arasında bir yaban hayatı koridoru oluşturması nedeniyle Botan Vadisi’nin koruma alanı statüsüne kavuşturulması gerekiyor.
Vali Ahmet Aydın, Temmuz ayında bu koruma alanlarının ilanı konusunda görüşmeler yapmak için Ankara’ya gideceğini belirtti.
Anadolu Efes, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) işbirliğiyle, sürdürülebilir turizmle yerel ekonomiye ve kalkınmaya destek vermek üzere hayata geçirilen Gelecek Turizmde Sürdürülebilir Turizm Destek Fonu Projesi'nin ikinci dönem ön başvuru değerlendirme süreci tamamlandı.
Türkiye genelinde yoğun ilgi gören projeye 66 ilden 417 fon başvurusu yapıldı.
Ön değerlendirme sonucu başarılı bulunan ve 6-7 Haziran tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirilecek olan Sürdürülebilir Turizm Destek Fonu Atölye Çalışması'na katılmaya hak kazanan projelerin tam listesi yayınlandı.
Detaylı Bilgi için www.gelecekturizmde.com adresini ziyaret edebilirsiniz.
62 ilden bir araya gelen gençler zirvede finansal bilinç eğitimi alarak Ulusal Gençlik Parlamentosu’nun yürüttüğü yerel yönetimlerde gençlik bütçelemesini ve Genç Dostu Kentler Kampanyasını değerlendirdiler.
Değerlendirmelere ek olarak, atölye çalışmalarıyla birlikte zirvede başta Paramı Yönetebiliyorum projesini ve Habitat Kalkınma ve Yönetişim Derneği’nin diğer projelerini yerelde nasıl destekleyecekleri üzerine atölye çalışmaları düzenlendi.
Türkiye’de sivil toplumun iklim yönetişiminde temsilinin ve katılımının artarak daha etkin rol almalarını amaçlayan ve yeni bir oluşum olan SİZ Girişimi, 15 Mayıs’ta istişare toplantısı düzenledi.
Toplantıda SİZ Girişimi’ni Küresel Denge Derneği, 350 Ankara ve Yasama Derneği (YASADER) temsil etti.
Diğer katılımcılar ise; UNDP – GEF Küçük Destek Programı (SGP), Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, Heinrich Böll Stiftung Vakfı, Friedrich Ebert Stiftung Derneği, Almanya Büyükelçiliği ve Türkiye Barolar Birliği idi.
Çeşitli sivil oluşumların bir araya geldiği ve temel amacı Türkiye’de “yurttaş odaklı” bir iklim gündemi oluşturmak olan SİZ Girişimi, yükselen toplumsal beklentilerin iklim değişikliği ile mücadeleye yönlenmesinde yakalanan bir momentum olduğu bilinciyle, çalışmalarını yaklaşık bir yıldır sürdürüyor.
SİZ Girişiminin düzenlediği 1. Sivil İklim Zirvesi, GEF Küçük Destek Programı (SGP) desteği de alınarak Kasım 2013'de düzenlenmişti.
İstişare toplantısında Eylül 2014'de düzenlenecek olan "2. Sivil İklim Zirvesi" hazırlık sürecine ve geleceğe dair planlar, SİZ Girişimi’nde yer alan sivil oluşumlar tarafından ayrıntılı olarak paylaşıldı.
Toplantıda SİZ Girişimcileri, ülkedeki yurttaşların iklim değişikliği meselesine bizzat sahip çıkmalarını ve savunmalarını kolaylaştırıcı bir rol aldıklarını belirtti.
SİZ Girişimi’nin kısa vadeli faaliyetleri arasında yaz aylarında İstanbul’da medya mensuplarıyla geniş katılımlı bir eğitim ve bilinçlendirme toplantısı düzenlenmesi var.
Böylece 2. SİZ sürecinde, medya aracığıyla yaratılacak etkin bir sivil iklim mücadelesi kampanyası ile kamuoyunun dikkatinin Türkiye’nin uluslararası sorumluluklarına çekilmesi planlanıyor.
Aralık 2014’de Peru’da düzenlenecek olan Birleşmiş Milletler 20. Taraflar İklim Zirvesi (COP 20) ile 2015’de Paris’te (COP 21) kabul edilmesi beklenen yeni küresel iklim anlaşması öncesinde, SİZ’in sivil oluşumlarla ortaklaşa çizeceği yol haritası üzerinden bir dizi çalışmaya ve toplumun farklı kesimleriyle işbirliği ortamları yaratılmasına bu kapsamda gerek duyuluyor.
Bu çerçevede 2. SİZ’in gerçekleşme süreci olan kısa dönemde, iklim mücadelesinde medyanın rolü, iklim mücadelesinde Türkiye’nin konumu ve sivil oluşumların sorumlulukları gibi konularda bazı raporların hazırlanması ve süreci bilgilendirici perdiyodikler üretilmesi gibi çalışmalar SİZ Girişim tarafından şimdiden planlanmış faaliyetler olarak belirtiliyor.
UNDP, Kalkınma Bakanlığı, Habitat Kalkınma ve Yönetişim Derneği, Türkiye Vodafone Vakfı ve Microsoft ortaklığında hayata geçirilen Geleceğini Tasarla ve Uluslararası Girişimcilik Merkezi programları çerçevesinde Türkiye’de ilk defa düzenlenen Startup Women 2-5 Mayıs tarihleri arasında Ankara’da yapıldı.
Viveka, Cyberpark, TOBB Ankara Genç Girişimciler Kurulu desteğiyle Ankara’daki girişimci adayları, geliştiriciler, tasarımcılar ve genç girişimciler bir araya geldi.
Etkinlik kapsamında 6 ekip 10 mentörün desteğiyle 48 saat boyunca yoğun çalışma sonucunda yenilikçi fikirlerini örnek ürün aşamasına getirdi.
Kazanan ‘Dert Sende Derman Bende’ projesi oldu
6 takım, 48 saat boyunca kesintisiz çalışarak teknoloji tabanlı, mobil uygulama ve web proje fikirlerini örnek ürün aşamasına getirdi ve jürinin değerlendirmesine sundu.
Bu özel etkinliğin jürisinde Habitat Kalkınma ve Yönetişim Derneği kurucusu ve TOBB Genç Girişimciler Kurulu üst kurul üyesi Sezai Hazır, 212 kurucu ortağı Numan Numan, Microsoft Danışmanlık Hizmetleri Kaynak Yöneticisi Sertaç Çeltek, Boğaziçi Üniversitesi BUBA koordinatörü Cem Ener, Bilkent Cyberpark Genel Müdürü Canan Çakmakçı yer aldı.
Psikolojik desteğe ihtiyacı olan bireylerin fiyat aralıklarını kendilerinin belirlediği bir uygulama ile psikolojik destek verenlere ek kaynak sağlayarak buluşturan
‘Dert Sende Derman Bende’ çevrimiçi psikolojik destek platformu jüri tarafından birinciliğe layık görüldü.
Anadolu'nun ustalarının ürünlerini gerçek değerine ulaşacak pazarlara iletmeyi hedefleyen Han projesi ikinci oldu.
Üçüncülüğü ise, yoğun çalışanlar için sağlıklı yiyeceğe ulaşma sorununa çevrimiçi çözüm sunan LightButik ve sokak hayvanlarına düzenli besin sağlamak için oyunlaştırma yöntemini kullanan Me-How üçüncülüğü paylaştı.
Etkinliğin ana ortaklarından Microsoft ödül olarak birinci olan ‘Ders Sende Derman Bende’ ekibine 1 yıl boyunca Microsoft İnovasyon Merkezi’nde ücretsiz ofis imkânı ve danışmanlık desteği sağlayacak.
Bunun yanı sıra ilk üçe giren ekipler Geleceğini Tasarla Projesi kapsamında 15 Mayıs’ta Ankara’da düzenlenecek ve Microsoft uzmanları ile yuvarlak masa çalışmasının gerçekleşeceği “Innovation4Good” etkinliğine katılım hakkı kazandı.
Son olarak tüm katılımcılar ise 1 yıl boyunca ücretsiz kullanmak üzere DreamsPark yazılımı sahibi oldular.
“Sürdürülebilir Enerji Çözümlerinin Yaygınlaştırılması Bölgesel Konferansı: Özel Sektörün Rolü”, İslami Kalkınma Bankası ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ortaklığında, Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ev sahipliğinde düzenlendi.
Bölgesel konferans, konferansı organize eden kurumların, BM Genel Sekreteri’nin başlattığı Herkes için Sürdürülebilir Enerji girişimini destekleyen enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve enerjiye ulaşım ile ilgili taahhütleri kapsamında gerçekleşti.
Herkes için Sürdürülebilir Enerji, BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon tarafından Eylül 2011’de başlatılmış olan öncü bir girişim. Bu girişim ile uluslararası topluluğun 2030’a kadar tamamlanması beklenen üç hedef belirlendi: Modern enerji hizmetlerine evrensel erişimin sağlanması; enerji verimliliğinin geliştirilmesinin küresel oranının iki katına çıkartılması ve küresel enerji karmasında yenilenebilir enerji payının iki katına çıkartılması.
Sürdürülebilir Enerjiyi Teşvik Etmek için Yeni Ortaklıklar
Konferansın oturumlarında, Avrupa ve Orta Asya’daki sürdürülebilir enerji çözümlerine özel sektörün katılımına yönelik engeller ve fırsatlar üzerinde duruldu. Konferansta somut kamu-özel sektör ortaklıkları kurulmasına odaklanıldı. Aynı zamanda pek çok farklı sektörden paydaşlar, uluslararası kuruluşlar ve özel sektör temsilcileri özel sektörün enerji programlarına katılımı ile ilgili deneyimlerini ve başarı hikâyelerini paylaştı.
Konferans, bölgede sürdürülebilir enerji konusunda etkin olan kamu kuruluşları, uluslararası kuruluşlar, finans kuruluşları ve özel sektör arasındaki ağı güçlendirmeye yardımcı oldu. Konferans sırasında, mevcut girişimleri göstermenin ötesinde, bölgede sürdürülebilir enerji çözümlerine yönelik etkisi büyük olan fırsatlar tespit edildi.
Türkiye, Herkes için Sürdürülebilir Enerji Girişimini Desteklediğini Açıkladı
Türkiye, Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu bölgesinden Herkes için Sürdürülebilir Enerji girişimine katılan ve bu girişimin geliştirilmesi amacıyla çalışmalar yapmak için niyetlerini beyan eden altı ülkeden biri.
Konferansta Türkiye, BM Genel Sekreteri’nin başlattığı Herkes için Sürdürülebilir Enerji girişimine katıldığını ve desteklediğini duyurdu. Bu girişim, 20.000 MW’lık yerleşik rüzgâr enerjisi ve 3.000 MW’lık yerleşik güneş enerjisi kapasitesine erişmesi ve “Elektrik Enerjisi Piyasası ve Arz Güvenliği Strateji Belgesi”nde belirtildiği üzere 2023’e kadar mevcut bulunan su potansiyelini kullanması gibi Türkiye’nin belirlemiş olduğu iddialı ulusal hedeflerine ulaşmasında sistematik bir şekilde yardımcı olacaktır.
Tüm ilanlar için buraya tıklayın.
Katkıda Bulunanlar
Editör: Faik Uyanık
Asistan: Nazife Ece
Stajyer: İlkin İsmayilov
Bu sayıya katkıda bulunanlar: Başak Saral, Burcu Morel, Deniz Özbek, Deniz Tapan, Gökmen Argun, İdil Şerifoğlu, Mustafa Özer
Kapak fotoğrafı: Sürdürülebilir Enerji Çözümlerinin Yaygınlaştırılması Bölgesel Konferansı: Özel Sektörün Rolü
© 2014 UNDP Türkiye
Yeni Ufuklar’ın tüm hakları UNDP Türkiye’ye aittir. Yeni Ufuklar dergisinin kaynak gösterilmesi ve ilgili linkin verilmesi kaydıyla dergiden alıntı yapılabilir.