Sayı: 118
Birleşmiş Milletler Kadınların İnsan Haklarının Geliştirilmesi Ortak Programı, başarılı geçen üç yılın ardından 8 Eylül’de yapılan kapanış toplantısı ile sona erdi.
Ortak Program kapsamında uygulanan üç bileşenle kadınların insan hakları ile ilgili konularda 11 ilde faaliyet gösterildi. Toplumsal Cinsiyete Duyarlı Bütçeleme, Mor Sertifika ve Sabancı Vakfı Hibe Programı Ortak Program’ın üç bileşeni.
Ortak Program, yerel düzeyde toplumsal cinsiyet eşitliği taahhütlerinin uygulanmasının hızlandırılması ve kadın haklarının güçlendirilmesine katkıda bulunmak için yerel yönetimlerin ve toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik olarak çalışan kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının kapasitelerinin geliştirilmesi amacıyla uygun ortamların yaratılmasına katkıda bulunarak önemli başarılara imza attı.
BM Türkiye Mukim Koordinatörü ve UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Kamal Malhotra Ortak Program ile ilgili konuşmasında şu ifadeler yer aldı: “Birleşmiş Milletler Ortak Programı kadınların insan haklarının geliştirilmesi hedefine ulaşılması adına önemli adımlar atılmasını sağladı. Fakat, yapılması gereken daha çok şey var. Burada önemli olan husus, güçlü ortaklıkların kurulması, devam etmesi ve kararlı bir şekilde tüm ilgili paydaşların bu çabayı sahiplenmesidir.”
Ortak Programın Kapanış Toplantısı 8 Eylül’de Ankara’da yapıldı. Toplantıya yerel ve merkezi yönetim birimlerinden, belediyelerden, STK’lardan, uluslararası kuruluşlardan ve basından geniş bir katılım oldu. Açılış konuşmalarının ardından, Ortak Programın nihai faydalanıcıları kendi kişisel deneyimlerini paylaştı. Ortak Programın değerlendirmesi ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Ayşe Ayata tarafından yapıldı. Bu değerlendirmede söz konusu çalışmaların etkileri ve bu etkilerin sürdürülmesinin taşıdığı önem bir kez daha vurgulandı.
Üç bileşenle neler başarıldı?
Sabancı Üniversitesi tarafından yürütülen Mor Sertifika Programı, toplumsal cinsiyet farkındalığını artırdı ve lise öğretmenlerinin toplumsal cinsiyet bakış açısını geliştirmelerini destekledi. 2012’den bu yana 145 öğretmen Mor Sertifika sahibi oldu. Artık öğretmenler ders programlarında toplumsal cinsiyet eşitliği eğitim tekniklerini daha iyi kullanabiliyorlar.
Toplumsa Cinsiyete Duyarlı Bütçeleme bileşeni BM Kadın Birimi – UN Women tarafından yürütüldü. Bileşen, yerelde toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili politikaların ve uygulamaların geliştirilmesine önemli katkılarda bulundu. Artık, pilot illerin belediyelerinin toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınların güçlenmesi için daha iyi planları ve programları var. Aynı zamanda, uygulama süreçleri için daha çok bütçe ayırdılar. Toplumsal cinsiyete dair farkındalığın gelişmesiyle birlikte belediyeler istihdam politikalarında cinsiyete dayalı iş bölümü algısını kaldırmaya başladılar. Sonuç olarak, belediyeler toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini göz önüne alarak artık daha iyi hizmetler sağlayabiliyorlar.
Sabancı Vakfı ve UNDP tarafından yürütülen Hibe Programı, kadının insan haklarının geliştirilmesini sağlamak için yerel ihtiyaçlara çözüm bulmak amacıyla yerel sivil toplum örgütlerini destekledi. 9 ilde desteklenen 20 proje yenilikçi metotlar uyguladı. Sadece kadınlar değil erkekler de kahvehaneler gibi geleneksel sosyal değerlerin geliştirildiği ve güçlendirildiği kamusal alanlarda yapılan faaliyetlerde yer aldı. Toplumsal cinsiyete dayalı şiddet, profesyonel hayata katılım, sivil haklar ve üreme sağlığı gibi pek çok konu ile ilgili çalışmalar desteklendi. Hibe almaya hak kazanan proje sahipleri, engelli kadınlar, yoksul kadınlar ve kız çocukları gibi dezavantajlı kadınların karşılaştığı sosyal ve ekonomik zorluklara çözüm bulmak için çalıştı.
Toplumsal Cinsiyete Duyarlı Bütçeleme ve Hibe Programı bileşenleri arasındaki sinerji sonucunda hem belediyeler hem de STK’lar toplumsal cinsiyete duyarlı planlama ve bütçeleme konusunda kapasitelerini geliştirdi. Kadın örgütleri toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeleme uygulamalarının savunusunu ve izlemesini yapmak için mekanizmalar geliştirdi.
“Hükümetler ve sivil toplumun birlikte ortak hedefler için çalışabildiği canlı ve istikrarlı demokrasilerde bunu açıkça görebiliyoruz” diyen Ban, sivil toplumun sosyal ilerleme ve ekonomik büyüme arasında katalizör görevi üstlendiğini belirtti.
Demokrasinin hükümetlerin hesap verebilir ve en korunmasız kesim dâhil olmak üzere toplumun farklı kesimlerinin isteklerini temsil etmelerini sağladığını belirten Ban, uluslararası topluluğun yeni bir sürdürülebilir kalkınma gündemini belirlemeye çalıştığı günümüzde sivil toplumun rolünün her zamankinden daha büyük olduğunu söyledi.
“Ancak, (dünya genelinde) sivil toplumun özgürce çalışma imkânı güç kaybediyor hatta yok oluyor. Dikkat çekecek sayıda hükümet STK’ların çalışmalarını ya da mali kaynak temin etmelerini kısıtlayacak kararlar alıyor” diyen Ban, bu nedenle bu yılki Uluslararası Demokrasi Gününün temasının sivil topluma alan açmak olarak belirlendiğini belirtti.
Ban, “Uluslararası Demokrasi Gününde gelin kalkınma ve sivil katılımın birlikte ilerleyebildiğini hatırlayalım. Kendinden emin olan ülkeler vatandaşlarına ülkelerinin kalkınmasında söz hakkı verir. BM herkes için demokratik ve çoğulcu bir gelecek için çalışmalarını sürdürürken, Devletler ve sivil toplum, insanların arzuladığı geleceğin inşasında ortak hareket etmelidir” diyerek mesajına son verdi.
Rapor, sosyal bakım hizmetleri sektörüne yapılan kamu yatırımlarının kadın emek arzına etkisinin ötesinde talep tarafındaki ekonomik gerekçelerini de değerlendiriyor.
Araştırma, Türkiye’nin erken çocukluk bakım ve okul öncesi eğitim kurumlarına kayıt oranlarında OECD ortalamasına ulaşmak için gündüz bakım merkezleri ve anaokullarına yapılacak ek 20,7 milyar TL’lik bir kaynak tahsisinin sağlayacağı yeni istihdam fırsatlarını, aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitliği, gelir ve yoksulluk etkilerini değerlendiriyor.
Yapılan tahminlere göre, erken çocukluk bakımı ve okul öncesi eğitime yapılacak bu büyüklükteki bir yatırım, inşaat sektörüne yapılacak eşit oranda bir harcamadan 2,5 kat daha fazla istihdam sağlayabilir. Ayrıca erken çocukluk bakımı ve okul öncesi eğitime yapılacak ek harcamalarla bu sektörde ve dolaylı yollardan diğer sektörlerde yaratılan işlerde kadınların payı %73, inşaat sektöründe ise sadece %6 olarak tahmin ediliyor.
Raporun en önemli bulguları 18 Eylül’de düzenlenen bir günlük toplantı ile paylaşıldı.
İstanbul Teknik Üniversitesi ve Levy Ekonomi Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen bu araştırma çalışmasına Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Bileşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Birleşmiş Milletler Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlenmesi Birimi (UN Women) destek verdi.
[BAGLANTILAR]
İsveç Uluslararası Kalkınma İşbirliği Ajansı tarafından finanse edilen proje UNDP Türkiye, Türkiye Barolar Birliği ve Adalet Bakanlığı’nın adli yardım alanındaki ilk üçlü işbirliği.
İmza töreninde konuşma yapan UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Matilda Dimovska, projenin amacını şöyle açıkladı: “Bireylerin ve grupların şeffaf, hesap verebilir ve kapsayıcı sistemlerle güçlenmesinin önemini göz önüne alan bu proje, adli yardım sistemindeki boşlukları ele almayı ve kapsam, grup ve yaş gruplarına yönelik farklı yaklaşımların geliştirilmesiyle dezavantajlı grupların güçlenmesini hedefliyor.”
Proje adli yardım alanında kalitenin artırılması ve özellikle Suriyeli nüfus da dâhil olmak üzere dezavantajlı gruplara yönelik adli yardım hizmetlerinde bulunmuş avukatların kapasitelerinin artırılmasına yönelik koordineli çalışmaları geliştirecek.
Ayrıca proje, baroların adli yardım sisteminin etkili ve koordineli bir şekilde izlenmesine ilişkin kurumsal ihtiyaçlarına da değinecek.
Dünyanın dört bir yanından Ombudsmanlar; Avrupa, Akdeniz ve Uluslararası Ombudsman birliklerinden, uluslararası kuruluşlardan ve Türkiye’deki ulusal insan hakları mekanizmasının önemli kurumlarından temsilciler, kamu denetçiliği (ombudsmanlık) kurumlarının uluslararası standartlar doğrultusunda daha etkin işleyişi için çıkarılan dersleri ve iyi örnekleri Ankara’da düzenlenecek 2 günlük etkinlikte tartıştı.
Katılımcılar özellikle kadınlar, çocuklar ve engelli bireyler olmak üzere hassas grupların haklarının korunmasında Ombudsmanlık kurumlarının önemli rolüne dikkat çekti. Bu anlamda farklı ülkelerden deneyimler aktarıldı ve Ombudsmanlık kurumlarının etkin işleyişi için somut önerilerde bulunuldu.
Ulusal insan hakları sistemlerinin yapıları ve rolleri, aynı zamanda özellikle Ombudsmanlık kuruluşlarının yargı ve meclis ile olan ilişkileri göz önüne alınarak Ombudsmanların görev alanlarının kapsamı ve Ombudsmanların vakaları mahkemeye götürme ya da vakaya müdahale etme hakları, sempozyuma katılan Ombudsmanlar tarafından tartışıldı.
Sempozyumun açılışında konuşma yapan BM Türkiye Mukim Koordinatörü ve UNDP Mukim Temsilcisi Kamal Malhotra şunları söyledi: “Değişim aktörü olarak UNDP, insani gelişme yaklaşımı ve paradigmasının bir parçası olarak çalışmalarının merkezine insanı ve insan haklarını koyuyor. Bu anlamda, UNDP’nin bu alandaki reform sürecine güçlü bir bağlılığının olması tesadüf değildir.”
Uluslararası Ombudsmanlık Sempozyumu, Ankara’da üçüncü kez düzenlendi. Artık sempozyum, Ombudsman kuruluşlarının daha etkin işleyişi için en iyi uygulamaların ve çıkarılan derslerin tartışıldığı, gerekli önerilerin yapıldığı ve farklı ülkeler arasında karşılıklı deneyimlerin ve bilgilerin paylaşıldığı eşsiz bir platform oldu.
Üçüncü Uluslararası Ombudsmanlık Sempozyumu, UNDP Türkiye ortaklığıyla Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından geliştirilen “Kamu Denetçiliği Kurumu’nun Kurumsal Kapasitesinin Güçlendirilmesi Projesi” kapsamında düzenleniyor.
Hibe Programı, sivil toplum kuruluşlarına kaynak desteği sağladı. Hibeler yoluyla, farkındalık yaratmayı amaçlayan yeni ve yaratıcı yöntemler desteklendi ve bunlar, yalnızca kadınların değil, erkeklerin de yer aldığı faaliyetlerle hayata geçirildi.
Bu faaliyetler, kadına yönelik ve toplumsal cinsiyet temelli şiddetle mücadeleden, kadınların iş hayatına katılımına, üreme sağlığından medeni hakların geliştirilmesine kadar birçok alanı kapsadı.
[BAGLANTILAR]
25 Eylül 2015’te düzenlenen Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi’nde bir araya gelen 150’den fazla dünya lideri Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini de kapsayan yeni Sürdürülebilir Kalkınma için 2030 Gündemini kabul etti. UNDP, önümüzdeki 15 yıl boyunca yeni gündemi gerçekleştirebilmeleri ve daha fazlasını yapmaları için ülkelere destek verecek.
Küresel Hedefler olarak da bilinen 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi yoksulluğu, açlığı ve eşitsizlikleri sona erdirmeyi, iklim değişikliği ve çevre için harekete geçmeyi, sağlık ve eğitime erişimi artırmayı, güçlü kurumlar ve ortaklıklar kurmayı ve daha fazlasını amaçlıyor.
UNDP Başkanı Helen Clark yeni küresel gündem ile ilgili şunları söyledi: “Bizim neslimiz iklim değişikliğinin en kötü etkilerinin önüne geçebilecek son nesil ve var olan bolluk ve bilgiyle yoksulluğu sona erdirebilecek ilk nesil. Bu nedenle hepimizin korkusuzca liderlik yapmasına ihtiyacımız var. Eğer küresel topluluk Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ni başarmak için adım atmaya her birlikte hazırlanırsa, o zaman sürdürülebilir kalkınmanın insanlar ve gezegenimiz için daha iyi koşullarda sağlanması için şansımız olur.”
Ülkelerin kalkınmasını 50 yıldır destekleyen UNDP, kazandığı deneyimlerle pek çok ülkenin Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ni uygularken destek almak için arayacağı ilk yer olacak.
Binyıl Kalkınma Hedeflerinden Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine
Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, tüm dünyanın 2015 yılına kadar gerçekleştirme sözü verdiği ve yoksulluğu sona erdirmek için belirlenen sekiz hedeften oluşan Binyıl Kalkınma Hedefleri’nin yerini alacak. Binyıl Kalkınma Hedeflerinin 2000 yılında kabul edilmesinden bu yana çok önemli kazanımlar elde edildi, fakat daha yapılması gereken pek çok şey var.
Yoksulluğu azaltmaktan ziyade sona erdirmeyi amaçlayan Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, çok daha iddialı bir gündeme sahip ve sağlık, eğitim ve toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili daha çok çaba gerektiren hedefleri de içeriyor. Bu hedefler tüm ülkelere ve insanlara yönelik, evrensel hedefler. Yeni gündem iklim değişikliği, sürdürülebilir tüketim, yenilikçilik ve herkes için barış ve adaletin önemi gibi Binyıl Kalkınma Hedeflerinde yer almayan konuları da kapsıyor.
UNDP Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile ilgili tartışmaları belirleyen önemli bir paydaş
Yoksulluğu sona erdirmek için görevlendirilen öncü BM kuruluşu olarak UNDP yeni küresel kalkınma gündeminin şekillenmesinde çok önemli bir rol oynuyor. UNDP hükümetlerin tüm dünyadan sivil toplumla, özel sektörle ve insanlarla bir araya gelmesini sağlayarak Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri için tüm dünyanın önceliklerine karar verilmesini ve 2030 gündemine karar verilmesi sürecinin açık, şeffaf ve küresel olmasına yardımcı oldu.
2012 yılından beri UNDP, Birleşmiş Milletler Kalkınma Grubu adına küresel kalkınma gündemine nelerin dâhil edilmesi gerektiğinin belirlenmesi için yapılan küresel diyalogu yürüttü. Bu diyalog ile dünyanın dört bir yanından insanların düşünceleri ve katkıları yeni gündeme dâhil edildi. 8 milyondan fazla insan Benim Dünyam Anketi ve İstediğimiz Gelecek 2015 Platformu aracılığıyla bu sürece katkıda bulundu.
Helen Clark şunları söyledi: “UNDP, yeni küresel gündemin ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin gerçekleştirilmesi için çok önemli olan güçlü küresel işbirliklerinin kurulmasına kendini adamıştır.”
[BAGLANTILAR]
Türk Telekom Grubu’nun katkılarıyla Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından düzenlenecek olan Sosyal Fayda Zirvesi buluşması, 7 Ekim’de İstanbul’da gerçekleşecek. İstanbul buluşması, teknoloji ve yeni medyanın sosyal fayda girişimleri üzerindeki etkisinin değerlendirileceği, dünya çapında 100’den fazla ülkede düzenlenen küresel bir istişarenin bir bölümünü oluşturuyor.
Bu yıl düzenlenecek olan buluşmaya katılacak konuşmacılar arasında; Twitter Kamu Politikalarından Sorumlu Türkiye Koordinatörü Emine Etili, Aktör ve ihtiyacharitasi.org Kurucusu Mert Fırat, Facebook Türkiye Kamu Politikaları Sorumlusu Nilay Erdem ve bölgedeki aktivistler, sanatçılar ve yaratıcı kişiler bulunacak.
Tartışmalarda, gazeteciliğin sosyal faydayı nasıl etkileyebileceği ve inovasyonun ve yeni teknolojilerin Küresel Kalkınma Hedefleri’nin gerçekleştirilmesine nasıl katkı sağlayabileceği üzerinde durulacak. Zirve, UNDP İstanbul Bölgesel Merkezi’nin UNDP’nin Avrupa ve Orta Asya’da inovasyon çalışmalarını inceleyen, geniş kapsamlı “Küresel Hedefler Çağında İnovasyon” raporunun tanıtılmasına da ev sahipliği yapacak.
Bu yıl düzenlenen Sosyal Medya Zirvesi, Birleşmiş Milletler’in 17 Küresel Hedefi onaylamayasıyla aynı zamana denk geliyor. Dünyanın her yerinden 7 milyon insan, oylarını BM’nin “insanların hedefleri” olarak adlandırdığı hedeflerden yana kullanarak uluslararası buluşmaları hedefler yönünden sembolik bir platform haline getirdi.
Sosyal Fayda Zirvesi buluşması, Türk Telekom’un katkılarıyla Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından düzenleniyor.
Ne: Sosyal Fayda Zirvesi 2015 İstanbul buluşması
Ne zaman: 7 Ekim 2015, 09.00-17.00
Nerede: Marriott Hotel, Şişli, İstanbul, Türkiye
Daha fazla bilgi için, lütfen iletişime geçiniz:
[BAGLANTILAR]
UNDP’nin Cenevre Direktörü Neil Buhne, “Paris’te düzenlenecek 21. Taraflar Konferansı yaklaşırken gelişmekte olan ülkelerde yaşayan genç gazetecilerin, iklim değişikliği ile ilgili küresel tartışmalara katkıda bulunmaları ve kendi kapasitelerini güçlendirerek çalışmalarının tüm dünyada tanınması için bu eşsiz fırsatı sunmak istiyoruz,” dedi.
Yarışmaya gelişmekte olan ülkelerde yaşayan, 35 yaş ve altındaki, hâlihazırda habercilik yapan ve yerel ve uluslararası anlamda iklim değişikliği ile ilgili kamuoyu farkındalığının artmasına katkıda bulunmak isteyen gazeteciler katılabiliyor.
Tüm dünyadan iklim değişikliği ile ilgili mücadelenin, fırsatların ve ümidin mesajını taşıyan en iyi haberler, 21. Taraflar Konferansı yaklaşırken her gün yayımlanacak. Ödül kazanan en iyi iki haberin yazarları 12. Taraflar Konferansı’na, yani Paris’te düzenlenecek BM İklim Zirvesi’ne haberci olarak davet edilecek.
Gelişmekte olan ülkelerde yaşayan genç gazeteciler haberlerini, İngilizce olarak ya da İngilizce çevirileri ile birlikte Arapça, Çince, Fransızca ve İspanyolca olarak 11 Ekim 2015 tarihine kadar sürekli olarak paylaşabilirler. Katılım şartları ile ilgili rehber UNDP’nin Cenevre Ofisi’nin internet sitesinde bulunabilir.
Önemli uluslararası medya platformlarından ve bölgesel basın örgütlerinden iklim değişikliği ile ilgili haber yapan kıdemli gazeteciler ve önemli uluslararası kuruluşlardan gelen temsilciler, gönderilen haberleri değerlendirecek ve katılımcılara yol gösterecek.
Gönderilen haberler değerlendirildikten ve puanlandıktan sonra UNDP’nin internet sitesinde yayımlanacak ve paydaşlar aracılığıyla yaygınlaştırılarak haberlerin daha çok kişiye ulaşması sağlanacak. Böylece, 12. Taraflar Konferansı sırasında kabul edilmesi beklenen İklim Anlaşması’nın iddialı bir gündem olması için yapılan çağrıya da destek verilecek.
Afrika Basın Kuruluşu (APO) ve Oxfam Hong Kong yarışmanın özel ortakları.
Katılımcı kuruluşlar: African Network of Environmental Journalists, Care International, China Dialogue, Global Call for Climate Action, International Center for Journalists, Global Village of Beijing, Innovative Green Development Program, InterNews, Pacific Islands News Association, RNTC, RTCC/Climate Home, Secretariat of the Pacific Regional Environment Programme ve University of the South Pacific.
Şu anda Filipinler’in başkanlık yaptığı Climate Vulnerable Forum’da aktif olarak yer alan iklim değişikliğine hassas ülkeler küresel ağına da destekleri için teşekkür ediyoruz.
Daha fazla bilgi için lütfen iletişime geçiniz:
Sarah Bel – UNDP İletişim Uzmanı
+41 22 917 8544
Sosyal medya:
Etiket: #Voices2Paris
Twitter’da @UNDPGeneva, @undpturkiye ve @TheCVF adreslerini takip edebilirsiniz.
Gelecek Turizmde T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, UNDP ve Anadolu Efes işbirliğiyle yürütülüyor.
Karabük Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen yarışmaya son başvuru tarihi 6 Kasım 2015.
Yarışmaya katılan projelerin Safranbolu teması çerçevesinde olması gerekiyor.
Tasarlanan ürünlerde yöresel zanaatların da kullanılması şartı aranıyor. Türkiye’deki üniversitelerin ilgili bölümlerindeki öğrencilere açık olan yarışmaya bireysel ya da ekip olarak başvuru yapılabiliyor.
Yarışmanın kazananları 15 Ocak 2015 tarihinde açıklanacak.
Yarışmayla ilgili detaylı bilgi ve başvuru için:
Tüm ilanlar için buraya tıklayın.
Katkıda Bulunanlar
Editör: Faik Uyanık
Asistan: Nazife Ece
Bu sayıya katkıda bulunanlar: Berna Bayazıt, Ebru Özberk Anlı, Gökçe Bayrakçeken, İpek İlkkaracan, Seher Alacacı, Ülkem Önal
© 2014 UNDP Türkiye
Yeni Ufuklar’ın tüm hakları UNDP Türkiye’ye aittir. Yeni Ufuklar dergisinin kaynak gösterilmesi ve ilgili linkin verilmesi kaydıyla dergiden alıntı yapılabilir.