Sayı: 122
O zamanlardan beri hastalıkların yok edilmesinde, açlığın azaltılmasında, işlerin yaratılmasında, kadınların güçlenmesinde, çocuk ölümlerinin azalmasında, çevrenin korunmasında ve daha pek çok konuda 170’den fazla ülkede dönüşümsel bir rol oynadık.
50. yılımızda, UNDP insanlar ve gezegenimiz için ileriye bakıyor. Bu gelecek belirsiz. Bir taraftan iklim değişikliği, siyasi çalkantılar, ekonomik eşitsizlikler ve diğer zorluklar var. Diğer taraftan teknolojik ilerlemeler, muazzam bir ekonomik büyüme ve en iyi çözümler için daha önce hiç görülmemiş küresel bir mutabakat var.
UNDP olarak biz 50 yıl önce başladığımız işi bitirmek istiyoruz ve yoksulluğu herkes için ve geri dönülmeyecek bir şekilde bitirmek istiyoruz. Herkesin refaha kavuştuğu, toplumların kapsayıcı olduğu ve gezegenin iklim değişikliğinin en kötü etkilerinden korunduğu bir dünya hayal ediyoruz. Hiç kimsenin arkada kalmasını istemiyoruz.
Bu Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin gündemi, diğer bir deyişle 2030 Gündemi. Bu gündem önümüzdeki 15 yıl içinde çalışmalarımıza rehberlik edecek. 2030 Gündemi, dünya tarihinde kalkınma için gösterilecek en iddialı çaba. UNDP, bu küresel gündemin başarılı olması için liderlik yapmaya hazır.
Biz noktaları bir araya getireceğiz ve uluslararası platformlarda sağlık, enerji, çalışma hayatı ve iklim ile ilgili gösterilen çeşitli çabaları bütünleştireceğiz. Böylece tüm alanlarda kalkınmanın ilerlemesini sağlayacağız.
Kadın ve kız çocukları ile ilgili çalışmalarımızın sağlık ve yönetişim gibi yaşamın diğer alanlarında da ilerleme sağlaması gibi çarpan etkisi yaratarak büyük faydalar sağlayacak çalışmaları yapacağız.
Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nde ilerlemenin hızlandırılmasını sağlayacağımız alanları belirleyeceğiz. Sonuç olarak herkes için daha refah, adil ve kapsayıcı bir dünyaya sahip olacağız.
Bu sadece yoksul ya da zengin ülkelerin işi değil. Sadece insanların ya da liderlerin de değil. Bu insanlığın geleceği için ortak bir vizyon ve bunun için size ihtiyaç var.
ABD Nüfus, Mülteciler ve Göç Bürosu tarafından finanse edilen “Etkin Kentsel Atık Yönetimi” projesi ve Avrupa Birliği tarafından finanse edilen “Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Suriye Krizinin Etkilerini Azaltma” projesi ile tedarik edilen ve gönderilen kamyonlar, büyük miktarlardaki atıkların belediyeler tarafından kolaylıkla transfer edilmesini sağlayacak.
Projeler Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından Güneydoğu Anadolu Projesi Bölgesel Kalkınma İdaresi, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Kilis Belediyesi, Gaziantep Sanayi Odası ve Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ile işbirliği içerisinde yürütülüyor.
Proje, Suriye krizi kaynaklı mülteci akınından etkilenen Kilis, Gaziantep ve Şanlıurfa’daki yerel kaynakların üzerindeki baskıyı azaltmak ve hem yerel halkı hem de geçici koruma altında bulunan Suriyelileri desteklemeyi amaçlıyor.
Öncelikli hedef, geçici koruma altında bulunan Suriyeliler dâhil olumsuz etkilenen toplulukların çalışma hayatına kazandırılabilme oranlarını artırmak amacıyla geçim kaynaklarının iyileştirilmesi ve yerel nüfusun ve Suriyelilerin mesleki becerilerinin, çalışma hayatına katılabilme şanslarının artırılması ve geçim kaynaklarının kısa ve uzun vadede desteklenmesi amacıyla Gaziantep’teki sanayi ve hizmet sektörlerine yönelik mesleki eğitimlerin verilmesi.
Proje, atık yönetimi birleşeni ile Şanlıurfa, Kilis ve Gaziantep illerinin yerel idari kapasitelerinin artırılmasına destek vererek yerel toplulukların ve Suriyelilerin daha iyi hizmetlerden faydalanmalarını sağlamayı da planlıyor.
Ban, Dünya Ekonomik Forumuna katılmak için bulunduğu Davos’ta konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamada “Dünya kadınlarının konumlarının güçlendirilmesi küresel bir önceliktir” dedi.
Toplumsal cinsiyet eşitliği alanında önemli ilerlemeler sağlanmış olmasına rağmen kadınların ekonomik alanda güçlenmelerinin önünde yer alan yapısal engellerin de kaldırılması için acil olarak adımlar atılması gerektiğini belirten Ban, “Dünya’nın Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşabilmesi için kadınların ekonomik alanda güçlendirmeleri alanında kuantum sıçramasına ihtiyacımız var” dedi.
BM Kadın Birimi (UN Women) verilerine göre söz konusu panel 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi kapsamında kadınların ekonomik alanda liderlik seviyesine ulaşması, kapsayıcı, sürdürülebilir ve çevreye duyarlı bir ekonomik büyüme için tavsiyelerde bulunacak.
Söz konusu panel, İngiltere, Dünya Bankası ve BM Kadın Birimi tarafından destekleniyor. Panelin eş-başkanlığını ise Kosta Rika Devlet Başkanı Luis Guillermo Solis ve IKEA CEO’su Simona Scarpaleggia yapıyor.
Söz konusu panele çeşitli bölgelerden önde gelen toplumsal cinsiyet ve eşitlik savunucuları, ekonomistler, akademisyenler, sendika temsilcileri, iş dünyası ve hükümet temsilcilerinin de katılması öngörülüyor.
Raporda, kırsal kesimde altyapı alanında kaydedilen önemli ilerlemeler sayesinde tarımsal verimliliğin artmasının sağlandığı ve ticari girişimlerin geliştirildiği ifade edildi. Türkiye’de kırsal kesimlerde tarım ikinci en büyük ve kadınların en fazla istihdam edildiği alan.
UNDP Türkiye, 2003 yılından beri Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile birlikte çalışıyor ve IFAD’ın sağladığı krediler ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal katkıları ile fonlanan kırsal kalkınma projelerine uygulama destek hizmetleri ve teknik destek veriyor. Türkiye’nin ulusal öncelikleri ve politikaları doğrultusunda, UNDP bölgesel farklılıkların azaltılması ve en az gelişmiş bölgelerde ekonomik güçlenmenin geliştirilmesi için anlamlı politikaların üretilmesini amaçlıyor.
Toplantıya, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Dr. Nihat Pakdil, Tarım Reformu Genel Müdür Vekili Metin Türker, Kalkınma Bakanlığı Tarım Daire Başkanı Dr. Taylan Kıymaz, Kurum İçi Hizmetler Dairesi Başkanı ve IFAD Başkan İkinci Yardımcısı Lakshmi Menon, Bağımsız Değerlendirme Ofisi Başkanı Oscar A. Garcia’nın konuşmaları ile başlandı.
Türk ve IFAD tarafı ilişkilerin daha da genişletilmesi ve derinleşmesinin her iki taraf için de yararlı olacağını ve bu yönde çalışmaların yoğunlaştırılacağını belirtti.
Bu bağlamda, IFAD yetkilileri, ilişkilerin geliştirilmesine verdikleri önemi belirmek üzere Türkiye’de bir ülke ofisi açmak için çalışmaları sürdürdüklerini belirtti.
Toplantıya Bağımsız Değerlendirme Dairesi Değerlendirme Başuzmanı ve Türkiye Ülke Programı Değerlendirme Sorumlusu Miguel Torralba’nın bulguları açıkladığı sunum ile devam edildi.
Raporda IFAD ile Türkiye arasındaki uzun süredir var olan işbirliğinin her iki taraf açısından da stratejik önemi bulunduğu belirtiliyor. Mali rolünün yanı sıra IFAD’dan 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündeminin uygulanmasında uzmanlığı ve bilgi birikimini daha etkin şekilde paylaşması bekleniyor.
IFAD Türkiye’de en fazla tarım altyapısı alanında yatırımda bulunuyor. Bu çalışmalar Ardahan, Artvin, Batman, Bingöl, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Kars, Muş, Siirt ve Sivas illerinde köy yollarının, sulama sistemlerinin inşası, pazarların ve taşımacılığın geliştirilmesini kapsıyor.
Kurum İçi Hizmetler Dairesi Başkanı ve IFAD Başkan İkinci Yardımcısı Lakshmi Menon, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Kırsal kesimde yaşayan kadın ve erkeklere daha iyi bir yaşam kurmaları için verdiğimiz desteğin daha da iyi hale getirilmesinin tek yolunun programlarımızın ve projelerimizin bağımsız kişilerce ve hesap verebilir bir şekilde değerlendirilmesinden geçtiğini biliyoruz” dedi.
Menon, "Çalıştaylar altyapının geliştirilmesi, tarımsal verimlilik ve pazarlara erişim gibi alanlarda yaptığımız çalışmaların etkisini görme ve ilerisi için daha iyi bir yol belirleme imkânı tanıyor” dedi.
Değerlendirmesi yapılan dört projede kırsal kesimde istihdamın arttırılması ve kırsal kesim yoksullarının sürdürülebilir güçlü kurumlar oluşturması yönündeki hedefleri ile ilgili olarak ise daha mütevazı sonuçlar alındığı görülüyor. Devlet desteğinin devam etmesine rağmen, alt yapı ve kırsal kesim finans sektörü ile yetersiz kalan işbirliği nedeniyle projelerin sürdürülebilir olduğu alanlar kısıtlı kalıyor.
Hâlihazırda uygulanmakta olan bölge temelli hedefleme doğru bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor ve yoksul kırsal kesim bölgelerinde refah seviyesi yükseltilene kadar sürdürülmesi gerekiyor. Ancak, proje bölgeleri içinde dahi gelir dağılımında bozukluklar görülüyor ve “yoksul noktaları” hedefleyen projelerin maddi durumları daha iyi olan çiftçilerden ziyade en yoksul kesimin tam olarak yararlanacağı şekilde dikkatlice tasarlanması ve uygulanması gerekiyor.
Bağımsız Değerlendirme Ofisi Başkanı Oscar A. Garcia, “IFAD Türkiye ile ortaklığını, ortak finansman imkânlarını, Bölgesel Kalkınma Ajanslarını ve Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansının Güney Güney İşbirliği çalışmalarını da içerecek şekilde daha da güçlendirmeli ve çeşitlendirmeli” dedi. Garcia, köylerin bir konu üzerinde yoğunlaşması, kapsayıcı kalkınma, çevre ve pazarlar konularında bilgi ve becerilere sahip uygun özel sektör ve STK’lar ile birlikte çalışmanın IFAD için özellikle yararlı olacağını belirtti.
IFAD, 30 yılı aşkın bir süredir Türkiye’de toplam maliyeti 661,1 milyon ABD Doları olan 10 projeye 189 milyon ABD Doları katkı sağladı. Söz konusu projeler kapsamında yapılan çalışmalar 1,3 milyon aileye ulaştı. Projelerle daha ziyade ekonomik olarak diğer bölgelerin gerisinde kalan yerler üzerinde yoğunlaşıldı.
IFAD kırsal kesime yatırım yapıyor ve kırsal yoksulluğun azaltılması, gıda güvenliği, sağlıklı beslenme ve kırsal kesimde yaşayanların güçlenmesini amaçlıyor. IFAD 1978 yılından bu yana 445 milyon insana 16,6 milyar ABD Doları hibe yardımı ve düşük faizli kredi sağlamış bulunuyor. Merkezi Roma’da bulunan IFAD mali konularda uzmanlaşmış bir Birleşmiş Milletler kuruluşudur.
Bağımsız Değerlendirme Ofisi: Bağımsız Değerlendirme Ofisi, hesap verebilirliği ve yapılanlardan elde edilen tecrübelerin öğrenilmesini teşvik amacıyla IFAD tarafından finanse edilen politikaları, stratejileri ve operasyonların değerlendirmesini gerçekleştiriyor. Söz konusu faaliyetlerin ana amacını IFAD’ın ve ortaklarının kırsal kesim yoksulluğunu azaltma konusundaki performasının güçlenmesi oluşturuyor. IFAD değerlendirmeler sonucu tarım ve kırsal kalkınma alanında elde edilen bilgi ve tecrübeyi geniş bir kitleyle paylaşıyor.
Burs programına, radyo, televizyon, yazılı veya internet basın kuruluşlarından birinde çalışan ve Eylül ayında New York’ta BM Genel Kurulu’nun 71. Dönem toplantılarını izleyerek uluslararası konularda haber hazırlamak isteyen genç basın mensupları başvurabiliyor.
Program kapsamında, 25-35 yaş grubundan dört basın mensubuna 10 hafta süreyle burs veriliyor. Eylül ayı ortasından Kasım ayı ortasına kadar geçerli olacak burs kapsamında basın mensuplarının seyahat, konaklama masrafları karşılanıyor, harcırah veriliyor.
Adayların başvurularını 18 Mart 2016 Cuma gününe kadar yapmaları gerekiyor. Bursa başvurma koşulları, başvuru formu ve burs ile ilgili diğer konular hakkında bilgiye www.unjournalismfellowship.org internet adresinden ulaşılabiliyor. Başvuruların işleme konabilmesi için talep edilen tüm bilgi ve belgelerin Dag Hammarskjöld Gazetecilik Fonuna iletilmesi isteniyor.
Burs kazanan genç gazeteciler, Birleşmiş Milletler’de oturumları takip etme, birçok farklı ülkeden basın mensupları ile tanışma ve görüşme imkânı elde ediyor. Bu yıl 55’inci kuruluş yıldönümünü kutlayacak olan Dag Hammarskjöld Fonu, Gazetecilik Bursunun da sponsorluğunu yapıyor.
BM Genel Merkezine akredite basın mensuplarının gönüllülük usulüyle yönettiği Gazetecilere Burs Programı, vakıflar, şirketler ve diplomatik misyonlardan sağlanan mali katkılar sayesinde faaliyetlerini sürdürüyor. Fon, barış görüşmelerine destek amacıyla 1961 yılında Afrika’ya gerçekleştirdiği resmi ziyaret sırada bir uçak kazasında yaşamını yitiren BM’nin ikinci Genel Sekreteri Dag Hammarskjöld anısına kurulmuş bulunuyor.
Bursu 2015 yılında Brezilya, Gana, Hindistan ve Kenya’dan genç gazeteciler kazandı.
Başvuru koşulları ve bursa uygunluk konularında daha fazla bilgi almak için lütfen fellowship2016@unjournalismfellowship.org e-posta adresine başvurunuz.
Programa katılan 4 şirket, enerji verimliliği ve enerji yönetimi konusunda çalışan iki uluslararası uzman tarafından Ocak ayında ziyaret edildi ve uzmanlar tarafından şirketlerin enerji yönetimine ilişkin ilerlemesi gözden geçirildi.
Bu şirketlerden Kayseri’de bulunan Hes Kablo ve Kırşehir’de bulunan Çemaş Döküm uluslararası ISO 50001standardında enerji yönetim sistemlerine sahip bulunuyor. Hes Kablo Türkiye’nin en büyük kablo üreticisi ve Çemaş Döküm ise Mercedes gibi birçok firmanın tedraikçisi olan önde gelen döküm üreticisi. Bu şirketlerin, elde ettikleri tasarrufları artırmaları ve enerji yönetimlerini optimize etmeleri amacıyla bu programa katılmaları sağlandı.
Kayseri’de yer Atlantik Halı ve Orta Anadolu Tekstil ise resmi enerji yönetimi sistemlerini uyguluyor ve gelecek 12 ayda sistemini ISO 50001 ile sertifikalandırmış olmayı hedefliyor. Atlantik Halı, dünya çapında ihracat yapan Türkiye’nin lider halı üreticilerinden ve Orta Anadolu ise Türkiye’nin ikinci en büyük denim üreticisi.
Programa istekli olarak katılan 4 şirketin de enerji yönetimi konusunda iyi bir ilerleme kaydettiği anlaşıldı. Ziyaretler her alanda geliştirilebilecek çeşitli enerji tasarrufu fırsatları olduğunu ortaya koydu. Bundan sonra enerji tasarrufu ve enerji yönetimi ile ilgili fırsatlar ve iyileştirmelere şirketler tarafından araştırılacak.
Forum ve fuara; enerji verimliliği firmaları, danışmanlık şirketleri, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler, kamu ve özel sektör çalışanlarından yaklaşık 4.000 kişi katıldı. Fuar ve forum, yeni işbirlikleri sağlamak, farkındalığı artırmak ve enerji verimliliği üzerine çalışan şirketlerin marka algısını güçlendirmek adına önemli bir rol oynadı. Söz konusu fuar ve forum aynı zamanda katılımcıların bilinçlenmeleri ve enerji verimliliği sektöründeki son gelişmelerden haberdar olabilmeleri için oldukça aydınlatıcı oldu.
UNDP ve UNIDO tarafından müştereken yürütülen “Sanayide Enerji Verimliliğinin Arttırılması’’ Projesi de fuardaki katılımcılar arasında yer aldı. Proje ekibi projenin enerji yönetim sistemi eğitimini ve diğer faaliyetlerini tanıtarak çeşitli firmaların ve danışmanların ilgisini çekti ve yeni katılımcılarla proje adına irtibat kurulmasını sağladı.
Proje adına uluslararası danışman Erik Gudbjerg, fuar ve forumun katılımcılarına iki farklı sunum gerçekleştirdi. Bu sunumlardan birisi enerji yönetimi sistemlerinin tanıtımına yönelik olup diğeri enerji verimliliğinin enerji-dışı faydalarına odaklandı. Gudbjerg’un sunumları geniş bir izleyici kitlesinin dikkatini çekti ve proje hakkında farkındalık yaratmak açısından çok yararlı oldu.
Fuarda ayrıca proje tarafından bastırılan yeni bir kitapçığın tanımı yapıldı ve kitapçık katılımcılara dağıtıldı: “Enerji Etüt Rehberi ve Kontrol Listesi”. Söz konusu rehber ve kontrol listesi daha önce UNDP tarafından tutulan uluslararası uzmanlar tarafından hazırlanmıştı. Bu kitapçık sayesinde enerji etüdü yapanların fabrika performanslarının artması bekleniyor.
EVÜdP kapsamında Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın (BSTB) piyasa denetçilerinin AB Ekotasarım ve Enerji Etiketleme Mevzuatının uygulaması konusunda eğitimi, 2012 yılında gerçekleştirilmişti ve sonrasında BSTB bu eğitimleri düzenli hizmet içi eğitim programlarına dâhil etti.
BSTB’nin 13-16 Ocak 2016 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilen denetçi eğitiminde AB ekotasarım ve enerji etiketleme mevzuat eğitimi de yer aldı.
Bu eğitimlerin yanı sıra BSTB, yine EVÜdP projesi kapsamında geliştirilen ve uygulanan Piyasa Gözetim ve Denetim (PGD) Planını yıllık PGD plan ve programlarına dâhil etti ve ayrıca EVÜdP projesi kapsamında geliştirilen Ekotasarım ve Enerji Etiketleme PGD stratejisi de BSTB’nin PGD stratejisi Dokümanına dâhil edildi.
Tüm ilanlar için buraya tıklayın.
Katkıda Bulunanlar
Editör: Faik Uyanık
Asistan: Nazife Ece
Stajyer: Gülce İpci
Bu sayıya katkıda bulunanlar: Birce Albayrak, Deniz Tapan, Necmettin Tokur, Pelin Rodoplu
© 2014 UNDP Türkiye
Yeni Ufuklar’ın tüm hakları UNDP Türkiye’ye aittir. Yeni Ufuklar dergisinin kaynak gösterilmesi ve ilgili linkin verilmesi kaydıyla dergiden alıntı yapılabilir.