Sayı: 136
Türkiye’nin turizm potansiyelini ortaya çıkartmak, bu alanda istihdamı artırmak ve sürdürülebilir turizm projeleri ile yerel kalkınmaya destek olmak amacıyla başlatılan Gelecek Turizmde projesinin 10’uncu yılı kutlandı. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, UNDP ve Anadolu Efes ortaklığında yürütülen “Gelecek Turizmde” kapsamında 10’uncu yıla özel olarak hazırlanan “10 Yıl, 10 Şehir, 10 Hikaye” kitabının da tanıtımı yapıldı.
Gelecek Turizmde ile Türkiye’nin dört bir yanında desteklenen projeler ve değişen hayatların; Sunay Akın, Refika Birgül, Mutlu Tönbekici, Saffet Emre Tonguç, Günseli Özen, Derin Sarıyer, Yaşar, Mete Horozoğlu ve Ayşe Arman gibi ünlü isimlerin kaleminden aktarıldığı kitapta, hikayeleri de ünlü fotoğraf sanatçısı Mustafa Seven tarafından ölümsüzleştirildi.
Kitaba aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:
Gaziantep- Amerika Birleşik Devletleri (ABD) tarafından finanse edilen ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, GAP Bölge İdaresi ve Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı(AFAD)ortaklığında yürütülen 3 milyon dolarlık projenin kapsamında Fevzipaşa beldesindeki katı atık transfer istasyonu, Suriyeli nüfusun artışı nedeniyle Gaziantep Belediyesi’nin atık toplama ve yönetimi konusunda karşılaştığı baskıyı ortadan kaldırmayı hedefliyor. Proje, Gaziantep ilindeki Islahiye ve Nurdağı ilçelerinde bulunan vahşi çöp sahalarının rehabilitasyonunu ve etkin atık transferini odağına alıyor.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaşayan büyük Suriyeli nüfus, belediyelerin hem yerel halk, hem de Suriyeliler için yükselen ihtiyaçları karşılamak üzere kapasitelerini zorluyor. Bu nedenle Suriyeli nüfusun yüksek olduğu Gaziantep ilinde belediye hizmetlerinin ve altyapının güçlendirilmesi en acil ihtiyaçlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Bu ihtiyaca kapsamlı bir karşılık vermek üzere geliştirilen projeyle ilgili etkinlikte konuşan UNDP Türkiye Ülke Direktörü Claudio Tomasi, şu değerlendirmede bulundu:
“Bugün, UNDP Türkiye Suriye Programı kapsamındaki dayanıklılık geliştirme anlayışının en hayata geçtiği en önemli tesislerimizden birinin açılışını yapmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz.
Gaziantep ilinde, 350,000’den fazla Suriyelinin misafir edilmesiyle artan atıklar, Suriye krizi öncesinde tasarlanmış atık yönetim sistemlerinde bazı güçlüklere sebep olmaktaydı. Temmuz 2015’te başlattığımız bu proje, katı atıkların yönetimini odağa alarak, il yönetimi tarafından atık yönetimine ilişkin yaşanan zorlukların üstesinden gelinmesine destek oluyor.
Bu açılış, cömert donörümüz USBPRM ve yerel düzeyde Gaziantep Belediyesi, AFAD ve GAP Bölgesel Kalkınma İdaresi ile, Suriye krizinin etkilerine müdahale etme ve bölgedeki kriz ile ortaya çıkan fırsatları değerlendirme konusundaki ortak çabamız ve hedefimizi bir kez daha ortaya koymaktadır. İnanıyoruz ki, geliştirilmiş insan kaynakları ve altyapı kapasitesi, kapsamlı ve sürdürülebilir kalkınmanın yanı sıra daha güçlü ve dirençli bir bölgesel ekonomiye katkıda bulunacaktır.”
Proje, ABD tarafından finanse ediliyor ve UNDP tarafından Güneydoğu Anadolu Projesi Bölgesel Kalkınma İdaresi (GAP BKİ), Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi gibi yerel ortaklar ile işbirliği içerisinde uygulanıyor. Gaziantep ve Kilis Belediyelerinin katı atık yönetimi kapasitesinin arttırılmasını hedef alan ve Temmuz 2015’ten bu yana sürdürülen proje, Temmuz 2017’de tamamlanacak.
Katı atık transfer istasyonu hakkında:
Katı atık transfer istasyonu, toplam Suriyeli nüfusun 17.433 olduğu; Islahiye ve Nurdağı ilçeleri ile yine Islahiye’de bulunan iki geçici konaklama merkezinde ortaya çıkan günlük 164 ton katı atığın etkin biçimde taşınmasına hizmet etmektedir. İki ilave düzenli depolama alanının inşası ve işletimi sayesinde artırılan kapasite ile Gaziantep Belediyesi’nin yıllık tasarrufunun 1,612.000 ABD doları olarak öngörülmektedir. Atık transferi ve 4 katı atık transfer aracı ve bir kazıcı yükleyicinin temin edilmesinin yanı sıra, 1,1 milyon ABD doları yatırım gerçekleştirilmiştir.
Suriyeli nüfusun Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki her bir ilindeki ev sahibi topluluğa oranı %15’ten fazladır. Projenin odak bölgelerinden olan Gaziantep ili ise 350,000’den fazla Suriyeliye ev sahibi yapmaktadır. Güneydoğu Anadolu bölgesinde Suriyeli akını ile gerçekleşen benzeri görülmemiş bu nüfus artışından kaynaklanan ek atık üretimi, yılda 550,000 tondur. Dolayısıyla, güçlendirilmiş belediye hizmetleri ve altyapı, ev sahibi topluluklarının yanı sıra çok sayıda Suriyeliyi barındıran illerin en zorunlu gereksinimlerinden biridir.
“Ev sahibi topluluklar için etkin kentsel atık yönetimi” projesi, 2 ile odaklanmıştır:
-Kilis: Kilis’te bulunan iki geçici konaklama merkezindeki (Öncüpınar ve Elbeyli) atık oluşumunun azaltılması ve katı atık sıkıştırma makinesi temin edilmesiyle Kilis düzenli depolama alanının ömrünün uzatılması amacıyla katı atık ayrıştırma uygulaması gerçekleştirilmektedir.
-Gaziantep: Katı atık transfer araçları ve kazıcı yükleyicinin teslim edilmesinin yanı sıra, Gaziantep’in Fevzipaşa ilçesinde katı atık transfer istasyonu inşa edilmiştir.
2016 İnsani Gelişme Raporu, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından 1990 yılından bu yana başlıca gelişme sorunları, eğilimleri ve politikalarına ilişkin bağımsız, analitik ve ampirik temelli tartışmalar olarak yayınlanan küresel İnsani Gelişme Raporları serisinin en yenisidir.
Dünya liderlerinin 2015 yılında, 2030 Gündemi’nin temel zeminini teşkil eden, hiç kimseyi dışlamayan bir gelişme yolculuğunu taahhüt etmeleri tesadüf eseri değil, bilinçli bir karar ile oldu. İşte bu evrensel arzuyu yansıtmak amacıyla, Herkes İçin İnsani Gelişme, 2016 İnsani Gelişme Raporu’nun teması olarak seçildi.
Rapor iki temel soruyu gündeme getiriyor: İnsani gelişmenin ilerlemesinde kimler dışlanıyor ve bu nasıl, niçin oluyor?
Evrenselliğin önündeki engeller arasında yoksunluk ve eşitsizlikler, ayrımcılık ve dışlama, sosyal norm ve değerler, önyargı ve hoşgörüsüzlük vardır.
Rapor, herkes için insani gelişmenin sağlanmasında, dışlanmışların yaşadığı yoksunlukların nitelik ve nedenlerinin tespit edilmesinin kendi başına yeterli olmadığını ileri sürerken, ulusal politikaların küresel düzeyde atılacak adımlar ile tamamlanması gerektiğine de işaret ediyor.
İGR, evrensellik ilkesini paylaşarak ve aşırı yoksulluğun ortadan kaldırılması, açlığın sona erdirilmesi ve sürdürülebilirlik konusunun vurgulanması gibi temel alanlara yoğunlaşmak suretiyle 2030 Gündemi’ni tamamlıyor.
2010 yılının Nisan ayında imzalanan Ardahan Kars Artvin Kalkınma Projesi (AKADP), bu yıldan itibaren Artvin’de tarım ve hayvancılığa 12 farklı alt projeyle destek olacak. Eylül 2017’de sonuçlanması planlanan projenin finansörlüğünü ise Uluslararası Tarım Kalkınma Fonu (IFAD) ile birlikte Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı üstleniyor.
UNDP işbirliğiyle yürütülen proje kapsamında yalnızca Artvin’de toplam 7.6 dekarlık 4 adet yaban mersini bahçesi, toplam 9.3 dekarlık 37 adet sera, toplam 151 dekarlık 45 adet meyve bahçesi, toplam 40.5 dekarlık 21 adet bağ tesisi ile 18 dekarlık bir hayvan pazarının kurulması hedefleniyor. Tüm bu tesislerden elde edilen ürünlerin ise 4 farklı ilçede kurulacak olan 36’şar metrekarelik 4 adet doğanın korunması ve iyi tarım uygulamalarına yönelik satış merkezlerinde satılması planlanıyor. Böylece bölgedeki eko turizmin gelişmesi, işsizliğe baglı göç oranının azaltılması, bölgenin bir çekim merkezi haline getirilmesi ile sosyoekonomik ve sosyokültürel açıdan geliştirilmesi amaçlanıyor.
Geçtiğimiz günlerde “Artvin Bahçesi” adı altında bakanlığa sunulan proje uygulama planının önümüzdeki günlerde onaylanması bekleniyor.
Türkiye’nin doğu bölgesi sınırında yer alan ve 1990’lı yılların başlarında sınır güvenliğinin sağlanması amacıyla oluşturulan 511 adet mayınlı saha, Avrupa Komisyonu finansörlüğünde, Milli Mayın Faaliyet Merkezi, Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve UNDP işbirliğiyle temizleniyor. 3 Aralık 1997 tarihinde Türkiye’nin de imzalamış olduğu Ottawa Antlaşması gereğince, taraf ülkelerin topraklarında bulunan kara mayınlarını temizlemesi ve uluslararası standartlara göre imha etmesi gerekiyor. Bu bağlamda hayat bulan proje, birçok farklı yöntemle bu hedefe ulaşmaya çabalıyor.
Türkiye’nin Doğu Sınırlarında Mayınların Temizlenmesi ve Sınır Denetim Kapasitesini Artırarak Sosyo-ekonomik Gelişimin Sağlanması Projesi – Aşama I kapsamında yürütülen temizlik operasyonlarında elle mayın arama, mayın arama köpekleri ve mekanik mayın arama araçları kullanılıyor. Toplam 15 milyon metrekarelik bir alanın mayınlardan arındırılmasını hedefleyen projede çalışan elle mayın arayan ekibin çok büyük bir kısmı ise bölge halkından eğitilerek işe alınmış olan bireylerden oluşuyor.
2017 yılının Aralık ayında son bulması beklenen proje ile Türkiye’nin Ermenistan, Nahçıvan ve İran sınırında yer alan 222.000’den fazla mayının tespiti ve imhası hedefleniyor.