Sayı: 63
Yarışma, Avrupa’nın prestijli sosyal girişimcilik platformlarından Euclide Network’ün yanı sıra, Social Innovation Exchange, Avrupa Komisyonu ve Young Foundation tarafından yaratıcı sosyal sorumluluk projelerini desteklemek ve dünya çapında bir model oluşturması amacıyla düzenleniyor.
23 ülkeden 150 projenin başvurduğu “This is European Social Innovation – a call for inspiring stories” (Avrupa’nın Sosyal Yenilik Projesi / Esin veren öyküler) yarışmasında değerlendirme kriteri olarak projelerin gelecek nesillere örnek teşkil edecek yaratıcı ve yenilikçi birer model olmasına dikkat edildi.
Düşler Akademisi ekibi yarışmanın kazanan ekibi ile tanışmak, yeni işbirlikleri, yeni fikirler geliştirmek ve atölye çalışmalarına katılmak üzere İspanya Bilbao’da yapılan zirveye katıldı. 4 gün süren çalışmalar süresince, yarışmayı düzenleyen kurumlar ve kazanan projelerin temsilcileri ile görüşen ekip Avrupa’da önemli bir yere sahip olan “Social Innovation Park/ Sosyal Yenilik Parkı”a da bir ziyaret gerçekleştirdi.
Düşler Akademisi ekibi, olası bir işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla Bilbao Kent Konseyi ile de görüştü.
Gönüllüler
Düşler Akademisi, Türkiye’de de dünyanın çeşitli ülkelerinden gönüllüleri ağırlayarak, değişik kültür ve bakış açılarının da projeye dâhil olmasını sağlıyor.
Çeşitli ülkelerden gelen gönüllüler, Düşler Akademisi “Gönüllü Evi”nde kalıyor. Düşler Akademisi için İngilizce sınıfı açmaya hazırlanan yabancı gönüllüler ayrıca akademide yeni sanat atölyeleri açmak için de hazırlıklarını sürdüyor. Önümüzdeki aylarda ekibe yeni yabancı gönüllüler de katılacak.
Yakın Dostlar
Düşler Akademisi, 1989’dan bu yana dünyanın çeşitli ülkelerinde devam eden “Best Buddies” sisteminin Türkiye temsilcisi oldu.
Best Buddies, gönüllü gençlerin engellilerle arkadaşlık kurduğu bir sistem.
Alternatif Yaşam Derneği tüm projelerindeki gönüllü deneyimini Best Buddies programı ile birleştirerek devam eden projeleri kapsamında Best buddies etkinliklerini başlatıyor.
Düşler Akademisi, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Türkiye Vodafone Vakfı, Alternatif Yaşam Derneği (AYDER) ve Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) işbirliğiyle 2008 yılından bu yana faaliyetlerini sürdürüyor.
Düşler Akademisi'nde vokal, ritm, dans, film, fotoğraf, DJ, enstrüman, resim ve tasarım atölyeleri bulunuyor
Şubat ayında İz TV’de yayımlanmaya başlayan belgeselin tanıtım toplantısı ve ilk gösterimi 4 Şubat 2011’de Adana’da yapıldı.
Ortak Program kapsamında Seyhan Havzası’nda gerçekleştirilen hibe projelerinin tanıtıldığı, iklim değişikliğine uyumun öyküsünün bölge insanı tarafından anlatıldığı “Seyhan Havzası’na Yolculuk Belgeseli”, aynı zamanda bu kapsamda gerçekleştirilen örnek çalışmaların başka havzalarda yaygınlaşmasına ve kamuoyunda farkındalık yaratılmasına da katkı sağlayacak.
Filmin tanıtımına BM Mukim Koordinatörü ve UNDP Mukim Temsilcisi Shahid Najam, Adana Vali Yardımcısı Fikret Deniz, Çevre ve Orman Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü İklim Değişikliği Dairesi Başkanı Fulya Somunkıranoğlu, belgeselin yapımcısı Coşkun Aral ve BM Ortak Programı yetkililerinin yanı sıra çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler, hibe projelerinin koordinatörleri ve gazeteciler katıldı.
Tanıtım toplantısında ayrıca UNDP Mukim Temsilcisi Shahid Najam tarafından Adana Vali Yardımcısı Fikret Deniz’e Seyhan Havzası’nda İklim Değişikliğine Uyum Hibe Programı’na katkıları ve desteğinden dolayı plaket verildi.
Risk altında bir havza
Yaklaşık 560 kilometrelik yolculuğuna Kayseri’den başlayan ve yolculuğunu Adana’da Akdeniz ile buluşarak sonlandıran Seyhan Nehri’nin şekillendirdiği havza, iklim değişikliğinden en çok etkilenecek alanlardan.
İklim değişikliği yalnızca ekosistemleri değil, aynı zamanda geçim kaynaklarını ve burada yaşayan yaklaşık iki milyon insanı da doğrudan etkileyecek.
Seyhan Havzası’nda yapılan iklim değişikliğine uyum çalışmaları bu nedenle büyük önem taşıyor ve belgesel de insanların yaşamına dokunan, uyuma yönelik örnek uygulamaları ortaya koyuyor.
Seyhan Havzası iklim değişikliğine uyum sağlayabilecek mi? Seyhan Havzası’na Yolculuk belgeseli, işte bu sorunun yanıtını arıyor.
Belgesel Mart ayında da İZ TV’de izlenebilir. Yayın tarihleri şöyle:
7 Mart Pazartesi 00:45
8 Mart Salı 11:50
10 Mart Perşembe 16:55
12 Mart Cumartesi 09:35
13 Mart Pazar 19:10
14 Mart Pazartesi 11:20
16 Mart Çarşamba 16:30
30 Mart Çarşamba 00:40
31 Mart Perşembe 11:15
Açık Radyo (Open Radio), an independent radio station based in Istanbul, started to broadcast New Horizons on Mondays at 09.30 am since February 21.
The first audio and video podcasts of New Horizons were published on January 24, on UNDP Turkey website as well as on iTunes and Youtube.
On each New Horizons, selected stories from UNDP that works for a greener, healtier and more aware future, are shared with audience.
İstanbul’dan yayın yapan bağımsız radyo istasyonu Açık Radyo, 21 Şubat 2011’den itibaren her Pazartesi sabah 09:30’da Yeni Ufuklar’ı yayımlamaya başladı.
Ses ve video formatlarında hazırlanan Yeni Ufuklar programlarının ilki 24 Ocak 2011’de UNDP Türkiye internet sayfasından ayrıca iTunes ve Youtube üzerinden yayımlanmıştı.
Yeni Ufuklar programının her bölümünde, daha üretken, daha yeşil, daha sağlıklı ve daha bilinçli bir gelecek için çalışan UNDP'nin bu çalışmalarından seçilen bir öykü, dinleyici/izleyicilerle paylaşılıyor.
Nasıl takip edeceksiniz?
Türkçe olarak yayımlanan Podcast formatındaki programlar UNDP Türkiye internet sayfasının yanı sıra Youtube, Facebook ve iTunes Store üzerinde yer alıyor.
Programı Açık Radyo üzerinden dinlemek isterseniz, İstanbul’da 94,9 FM frekansından ya da radyonun internet adresi üzerinden yayınımıza ulaşabilirsiniz.
Açık Radyo, UNDP’nin hazırladığı Yeni Ufuklar programını ayrıca podcast formatında da dinleyicilerine aktarıyor. Açık Radyo’nun podcast sayfasından da programımıza ulaşabilirsiniz.
Yeni Ufuklar’ın sesli ve görüntülü podcastları her hafta Pazartesi günleri yayımlanıyor.
UNDP Türkiye İletişim Ofisi’nin hazırladığı programın kaydı Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin radyosu Radyo İlef stüdyolarında yapılıyor.
Türkçe olarak yayımlanan Podcast formatındaki programlar UNDP Türkiye internet sayfasının yanı sıra Youtube, Facebook ve iTunes Store üzerinde yer alıyor.
Programı Açık Radyo üzerinden dinlemek isterseniz, İstanbul’da 94,9 FM frekansından ya da radyonun internet adresi üzerinden yayınımıza ulaşabilirsiniz.
Açık Radyo, UNDP’nin hazırladığı Yeni Ufuklar programını ayrıca podcast formatında da dinleyicilerine aktarıyor. Açık Radyo’nun podcast sayfasından da programımıza ulaşabilirsiniz.
Yeni Ufuklar’ın sesli ve görüntülü podcastları her hafta Pazartesi günleri yayımlanıyor.
UNDP Türkiye İletişim Ofisi’nin hazırladığı programın kaydı Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin radyosu Radyo İlef stüdyolarında yapılıyor.
23 Şubat’taki tanıtım toplantısı Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi konferans salonunda düzenlendi.
Raporun küresel bulgularını aktardıktan sonra Türkiye'nin rapordaki konumunu aktaran Najam, şunları kaydetti:
''Türkiye, coğrafyasındaki diğer ülkeler açısından bir model konumundadır, model olarak görülmektedir. Son 15 yılda hem ekonomi, hem politika, hem de özel sektörün gelişimi açısından Türkiye'de birçok gelişme yaşanmıştır. Türkiye şu anda dünyada 16. büyük ekonomidir, 2023 yılında da ilk 10 büyük ekonomi içinde yer almayı hedeflemektedir.”
Najam, İnsani Gelişme Endeksi’nde ise Türkiye'nin 169 ülke arasında 83.sırada olduğunu dile getirdi.
Shahid Najam, son 30 yıla bakıldığında Türkiye'nin büyük başarılarının gözlendiğini, kişi başı gelirin, doğum sırasında tahmini yaşam süresinin, ortalama eğitim süresinin ciddi ölçüde arttığını sözlerine ekledi.
Konuşmaların ardından KOÜ Rektörü Prof. Dr. Sezer Şener Komsuoğlu, Najam'a bir plaket verdi.
Tanıtım turu nasıl başlamıştı?
“Ulusların Gerçek Zenginliği: İnsani Gelişmenin Yolları” başlıklı 2010 İnsani Gelişme Raporu ilk olarak tüm dünya ile aynı anda 4 Kasım 2010’da Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası ve ODTÜ Sosyal Politika Programı’nın ortak girişimi olan İnsani Gelişme Diyaloğu kapsamında tanıtılmıştı.
UNDP Temsilcisi Shahid Najam, raporu 26 Kasım 2010’da Şanlıurfa Harran Üniversitesi’nde, 8 Aralık 2010’da da Antalya Akdeniz Üniversitesi’nde tanıtmıştı.
Raporun tanıtım turu Ocak ayında da Adana ve Kars ile devam etmişti.
Çukurova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonu’ndaki etkinlik 13 Ocak 2011 günü düzenlendi.
İnsani Gelişme Raporu, 17 Ocak 2011 günü de Kars Kafkas Üniversitesi’nde tanıtıldı.
Böylece bu yüzyılın en büyük tehdidi olarak nitelendirilen iklim değişikliği, İzmir’in de bir kez daha gündemine girmiş oldu.
İklim Meydanı, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde uzmanların bir araya gelerek iklim değişikliğinin ne olduğunun, Türkiye’yi nasıl etkilediğini ve bu etkilere uyum sağlamak için neler yapılabileceğini tartıştığı interaktif bir ortam.
İklim Meydanı bugüne kadar Ankara, İstanbul, Van, Trabzon, Konya, Gaziantep, Mersin, Şanlıurfa, Adana ve Denizli olmak üzere 10 ilde düzenlendi.
İklim Meydanı aracılığıyla akademisyenler, öğrenciler, kamu kurum ve kuruluşları, muhtarlar, sivil toplum kuruluşları, sanayi ve ticaret odası yetkilileri, iş dünyası, medya temsilcileri olmak üzere yaklaşık 800 kişiye ulaşıldı.
Düzenlendiği illerde iklim değişikliğini gündemde tutan İklim Meydanı’nda bugüne kadar iklim değişikliğinin bu illerde görülen etkileri, tarımsal üretim, su kaynakları, halk sağlığı, hayvancılık, balıkçılık ve ekositemler üzerine etkileri ele alındı.
Etkinliklerde ayrıca iklim değişikliğinin kent eylem planlarına dahil edilmesi gerekliliği, Karadeniz’de artan seller, anormal hava olayları, iklim değişikliği ve hidroelektrik santraller, iklim değişikliği ile enerji tasarrufu ve enerji verimliliği bağlantısı, iklim değişikliği konusunda farkındalık yaratmada medyaya düşen rol, iklim değişikliği ile mücadelede bireysel olarak yapılabilecekler gibi konular tartışıldı.
3 Mart 2011’de İzmir’de sonuncusu yapılan İklim Meydanı, BM Ortak Programı’nın iklim değişikliği konusunda kapasite geliştirme ve farkındalık yaratma çalışmalarına da katkı sağladı.
Faaliyetin arka planı
“Türkiye’nin İklim Değişikliğine Uyum Kapasitesinin Geliştirilmesi” BM Ortak Programı, İspanya Hükümeti tarafından Birleşmiş Milletler sistemine aktarılan Binyıl Kalkınma Hedefleri’ne Ulaşma Fonu tarafından destekleniyor.
BM Çevre Programı (UNEP), BM Kalkınma Programı (UNDP), BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve BM Sınai Kalkınma Örgütü (UNIDO) olmak üzere dört BM kuruluşunun ortaklığındaki programın ana faydalanıcısı Çevre ve Orman Bakanlığı.
BM Ortak Programı, Türkiye’nin iklim değişikliğinin etkileriyle mücadele edebilmesi ve yönetebilmesi için gerekli stratejilerin oluşturulmasını ve Türkiye’nin kırsal ve kıyı alanları gelişimini tehdit edebilecek iklim değişikliği risklerini yönetebilmek için kapasite geliştirmeyi amaçlıyor.
[BAGLANTILAR]
BM Mukim Koordinatörü ve BM Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye Daimi Temsilcisi Najam, 23 Şubat’ta Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu'nu ziyaret etti.
İkinci kez geldiği Kocaeli'nden çok etkilendiğini söyleyen Najam, Kocaeli'nin endüstri ve ticaret alanlarının yanı sıra bilgi teknolojilerinde de önemli bir ilerleme kaydettiğini söyledi.
Kocaeli'de sürdürülebilir kalkınma alanındaki gelişmelerin sevindirici olduğunu ifade eden Najam, şöyle konuştu:
''Kocaeli'nin Türkiye'de ve dünyada sürdürülebilir kalkınma analizleri yapan ilk ve tek şehir olduğunu gördüm. Kalkınma hedeflerine yönelik çalışmalara destek vermek ve bu çalışmaları örnek göstermek istiyoruz. Kocaeli'ni dünyaya tanıtmak ve bu hedeflerin yerelde de yapılabildiğini dünyaya göstermek istiyoruz. Kalkınma alanında yapılacak çalışmalara BM olarak destek vermeye hazırız.''
Konuşmaların ardından Büyükşehir Belediyesi’nce sürdürülen ve Binyıl Kalkınma Hedefleri ile bağlantılı projeler hakkında sunum yapıldı.
Gaz üreticisi Honeywell, küresel ısıtma potansiyeli (GWP) düşük olan yeni gazın (HFO-1234ze) köpük ve aerosol uygulamalarında kullanımının ABD Çevre Koruma Dairesi tarafından onaylandığını açıkladı.
Bu yeni ürün alevlenmiyor, ozon tabakasına zarar vermiyor ve küresel ısıtma potansiyeli (GWP) de düşük. (Küresel ısıtma potansiyel değeri 6.
Yeni gaz, şu anda aerosol, “ekstrude polistiren levha”, sert poliüretan köpük ve bir-iki bileşenli yalıtım ve sızdırmazlık köpüğü uygulamalarında kullanılan HFC-134a (Küresel ısıtma potansiyel değeri 1430) ve HFC-152a (Küresel ısıtma potansiyel değeri 142) gazları yerine geçebilir.
Honeywell Florlu Ürünler Grubundan sorumlu Terrence Hahn yaptığı açıklamada, ABD Çevre Koruma Dairesi (EPA) tarafından onaylanan düşük ısıtma potansiyeline sahip bu yeni gazın son tüketicilere ve çevreye fayda sağladığını söyledi.
Honeywell, 2010 yılı başında otomobil klimalarında kullanılmak üzere küresel ısıtma potansiyeli (GWP) düşük olan diğer bir gazı (HFO-1234yf) açıklamıştı.
Florakarbon teknolojisi, soğutma ve yalıtım uygulamalarında sağladığı yüksek enerji verimliliği ile toplumlara fayda sağlıyor.
Aynı performansla daha düşük salım
Florakarbonlar, ısıtma, soğutma ve elektrik enerjisi üretiminde yakıt tüketimini azaltarak sera gaz emisyonlarını azaltıyor ve son tüketiciler için de alternatiflerine göre daha ucuz.
Florakarbonlar ayrıca, alevlenmeyen ve düşük toksite özellikleri nedeniyle hidrokarbonlar ve amonyak gibi alevlenme ve yüksek toksite özelliklerine sahip alternatiflere göre daha güvenli kullanım sağlıyor.
Hidrofloraolefinler (HFO), kullanılmakta olan soğutucu gaz, köpürtücü madde ve aerosol itici gazlar ile benzer performans özelliklerine sahip olmakla birlikte sağladıkları düşük ısıtma potansiyeli değeriyle (GWP) eşsiz ürünler.
HFO-1234ze gazı Avrupa ve Japonya’da değişik köpük ve aerosol uygulamalarında kullanılıyor.
UNDP’den gazın XPS sektöründe kullanımı için proje
Bu gazın “ekstrude polistiren levha” (XPS) sektöründe kullanılabilirliğine yönelik olarak Türkiye’de UNDP, Çevre ve Orman Bakanlığı ve özel sektörde B-Plas AŞ’nin geliştirdiği proje 2010 yılında başlatıldı.
Proje kapsamında bu gazın ürün üzerine olan etkileri TS EN 13164 standardına göre aynı üretim süreçleri kullanılarak belirlenecek.
Çalışmaların Temmuz 2011 sonunda tamamlanması planlandı.
Proje ortakları ise UNDP, Çevre ve Orman Bakanlığı ve B-Plas AŞ.
Etkinlikte konuşan İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nden Doç. Dr. Yusuf Serengil, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin son değerlendirme raporundan örnekler vererek, rapordaki iyimser tablolara göre, sıcaklıkların 1 buçuk - 2 derece artması halinde canlıların yüzde 20 ila 30’unun yok olmasının beklendiğini belirtti.
İstanbul Teknik Üniversitesi Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü’nden Prof. Dr. Nüzhet Dalfes de iklim değişikliği karşısında Türkiye için yapılan projeksiyonları ve süreçleri anlattı.
İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nden Prof. Dr. Ünal Asan ise Türkiye’deki arazilerin kullanım şekillerine değinerek iklim değişikliğinin karasal ekosistemler üzerindeki etkilerini anlattı.
Beş gün süren eğitimlerde iklim değişikliğine uyum sürecinde tür yayılış modellemeleri, iklim değişikliğine uyumlu ormancılık için uygulama önerileri, Arazi Kullanımı, Arazi Kullanım Değişikliği ve Ormancılık (LULUCF-AKAKDO), Ormansızlaşma ve Orman Bozulmasından Kaynaklanan Salımların Azaltılması (REDD), tarım alanlarında, çayır ve meralarda karbon hesaplaması ve ulusal emisyon envanteri raporlaması gibi teknik konular ele alındı.
Bunun yanı sıra iklim değişikliği ile mücadelede yasal ve kurumsal çerçeveler, Kyoto Protokolü muhasebesi gibi konular da irdelendi.
Ayrıca BM Gıda ve Tarım Örgütü’nün İtalya’daki merkez ofisinden gelen iki yabancı uzman ise REDD konularında hazırlanabilecek projeler ve LULUCF faaliyetleri hakkında bilgiler sundu.
Belgesel gösterimi
Eğitimlerin sonunda BM Ortak Programı kapsamında hazırlanan ve Seyhan Nehri Havzası’nda gerçekleştirilen iklim değişikliğine topluma-dayalı uyum hibe programını işleyen “Seyhan Havzası’na Yolculuk” belgeseli gösterimi yapıldı ve katılımcılara katılımcı belgeleri verildi.
“İklim Değişikliğine Uyum ve Ormancılık” eğitimi, BM Ortak Programı’nın kurumsal kapasite geliştirme bileşeni altında gerçekleştirilen eğitimler kapsamında düzenlendi.
Aynı bileşen altında; tarım sigortaları, kuraklık izleme araçları ve uygulamaları, iklim verileri analizi, tarımda karbon yönetimi, sel yönetiminde erken uyarı ve izleme sistemleri, toprak nemi ölçümü, iklim değişikliğinin hidrolojik döngülere etkileri ve iklim değişikliğine uyum perspektifinde sulama yönetimi gibi konularda da eğitimler düzenlenecek.
Ortak Program’ın ortak kuruluşlarından BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve BM Çevre Programı (UNEP) tarafından Antalya’da düzenlenen eğitime, Çevre ve Orman Bakanlığı’na bağlı Orman Genel Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğü, Orman Köy İlişkileri Genel Müdürlüğü, Araştırma ve Geliştirme Dairesi Başkanlığı, Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün yanı sıra Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Başbakanlık Türkiye İstatistik Kurumu ve İÜ Orman Fakültesi, İTÜ ve ODTÜ gibi üniversitelerin temsilcilerinin de aralarında olduğu altmışın üstünde kişi katıldı.
Kimler destekliyor?
“Türkiye’nin İklim Değişikliğine Uyum Kapasitesinin Geliştirilmesi” BM Ortak Programı, İspanya Hükümeti tarafından Birleşmiş Milletler sistemine aktarılan Binyıl Kalkınma Hedefleri’ne Ulaşma Fonu tarafından destekleniyor.
BM Çevre Programı (UNEP), BM Kalkınma Programı (UNDP), BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve BM Sınai Kalkınma Örgütü (UNIDO) olmak üzere dört BM kuruluşunun ortağı olan Program’ın ana faydalanıcısı Çevre ve Orman Bakanlığı.
BM Ortak Programı, Türkiye’nin iklim değişikliğinin etkileriyle mücadele edebilmesi ve yönetebilmesi için gerekli stratejilerin oluşturulmasını ve Türkiye’nin kırsal ve kıyı alanları gelişimini tehdit edebilecek iklim değişikliği risklerini yönetebilmek için kapasite geliştirmeyi amaçlıyor.
[BAGLANTILAR]
Proje Yönlendirme Komitesi’nin üçüncü toplantısı öncesinde düzenlenen açılış büyük katılıma sahne oldu.
Eski bir köy okulunun onarılıp yeniden hizmete açılmasıyla oluşturulan yeni bilgilendirme merkezi ziyaretçilere daha iyi hizmet etme ve Milli Park ile ilgili detaylı bilgiler sunma amacı taşıyor.
Bilgilendirme merkezinin açılışına Bartın Valisi İsa Küçük, Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Yaşar Dostbil, Orman Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Kurtulmuşlu, UNDP Program Yöneticisi Dr. Katalin Zaim, WWF – Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) Doğa Koruma Müdürü Dr. Sedat Kalem, Çevre ve Orman Bakanlığı merkezi ve yerel yetkilileri, kaymakamlar, belediye başkanları, üniversite temsilcileri ve yöre halkı katıldı.
Heyet ayrıca bölgede çeşitli incelemelerde bulunarak, Arıt-Dağyolu-Aşağıçerci ve Ulukaya-Drahna-Göksu-Dağyolu Milli Park giriş kontrol ünitelerinin açılışlarını da gerçekleştirdi.
Çevre ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Yaşar Dostbil açılışta yaptığı konuşmada, Küre Dağları Milli Parkı ve tampon bölgesinde yürütülen ve 2008 yılında başlayan projenin doğanın korunması ve sürdürülebilir kaynak yönetimini temel alan bir yaklaşımla sürdürüldüğünün altını çizdi.
“Yerel sahiplenme”
Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç ise yaptığı konuşmada son yıllarda Küre Dağları Milli Parkı ile ilgili çalışmaların giderek arttığını ve bölgenin dünyaya tanıtılması için başarılı çalışmalar yapıldığını belirtti ve “Milli Park için yapılan çalışmalar önemli ama bundan sonra bunlara sahip çıkmak daha önemlidir” dedi.
Bartın Valisi İsa Küçük de “Bilgilendirme Merkezi’nin yöre halkı ve Milli Park arasında iletişim ve etkileşimi geliştirerek koruma–kullanma dengesinin hayata geçirilmesinde önemli bir adım olduğuna” dikkat çekti.
Bartın ilinde eski köy okullarının onarılıp yeniden hizmete açılmasıyla oluşturulan ziyaretçi merkezi ve bilgilendirme merkezi Küre Dağları Milli Parkı ziyaretçi yönetimi sisteminin en önemli parçalarından biri.
Bu merkezler, yöre halkının bilinçlendirilmesi, ziyaretçilerin bilgilendirilmesi, el emeğinin değerlendirilmesi, yöresel kültürün tanıtılması ve yaşatılmasıyla birlikte toplantı ve eğitim mekanı olarak da kullanılabilecek özelliklere sahip.
Buluşmanın amacı ise Türkiye ve Avrupa’daki yerel yönetimler arasındaki ve Türkiye’deki yerel yönetimlerin kendi aralarındaki kardeş kent ilişkilerinin etkinliğinin arttırılması ve kapsamının geliştirilmesi.
Türkiye’den 10, diğer AB ülkelerinden ise 13 yerel yönetimden gelen toplam 48 kamu görevlisi, toplantıda işbirliklerine ilişkin tanıtım sunumları yapacak ve öncelik verdikleri işbirliği alanlarını anlattı.
Türkiye’de Yerel Yönetim Reformu Uygulamasının Devamına Destek Projesi (LAR 2. Aşama) kapsamında düzenlenen toplantı, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, UNDP Türkiye, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İçişleri Bakanlığı temsilcileri tarafından yapılan konuşmalar ile açıldı.
Toplantı, TBB tarafından toplantı programının ve yönteminin açıklanması ile katılımcılardan gelecek soruların yanıtlanmasıyla başladı. Daha sonra Türkiye ve AB’den gelen yerel yönetimlerin alfabetik sıra ile ve dönüşümlü olarak yaptıkları tanıtım sunumları ile toplantıya devam edildi.
Katılımcılar son olarak, çevre koruma ve enerji verimliliği; turizm ve kültür; belediye hizmetleri (sosyal hizmetler, toplumsal cinsiyet eşitliği, toplu taşımacılık, kent planlaması ve afet, itfaiye, göçmen sorunları vb.); yerel ekonomik kalkınma ve kent kararlarına vatandaş katılımı olmak üzere dört ana konuda görüşlerini paylaştılar.
Belediyelerin karşılıklı tercihlerine göre yapılan eşleştirme çalışmaları sonrası Türk ve AB belediyeleri birbirlerine karşılıklı ziyaretlerde bulunarak işbirliği projelerini daha somut hale getirip uygulama aşamasına geçirecekler.
Türkiye’de Yerel Yönetim Reformu Uygulamasının Devamına Destek Projesi, İçişleri Bakanlığı tarafından Avrupa Birliği’nin mali, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) teknik desteği ile Avrupa Birliği - Türkiye Katılım Öncesi Mali İş Birliği Programı çerçevesinde yürütülüyor.
Proje, yerel yönetimlere ilişkin yeni politikaların ve yasaların etkin biçimde uygulanması için İçişleri Bakanlığı’nın (özellikle de Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü, valilik ve kaymakamlıkların), yerel yönetim birliklerinin, yerel yönetimlerin idari kapasitelerinin ve bu kurumlar arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi ve güçlendirilmesini amaçlıyor.
KATILAN BELEDİYELER
Türkiye:
K. Ereğli (Zonguldak)
Uşak
Kırşehir
Kahta (Adıyaman)
Düzce
Nevşehir
Zonguldak
Gölbaşı (Ankara)
Patnos (Ağrı)
Mustafakemalpaşa (Bursa)
AB Belediyeleri:
Birzai, Litvanya
East Riding of Yorkshire Council, İngiltere
Harryda, İsveç
Mykonos, Yunanistan
Ptolemaida/Eordea, Yunanistan
Gotse Delchev, Bulgaristan
Rezekne, Letonya
Charleroi, Belçika
Balatonfüred, Maceristan
Manfalcone, İtalya
Brindisi, İtalya
Santa Maria Capua Vetere, İtalya
Sciacca, İtalya
[BAGLANTILAR]
Kurulan ortaklık, işletme alanındaki iyi uygulamaların araştırılması ve belgelenmesi, sektörel paydaşların tespiti ve analizi, Büyüyen Kapsayıcı Piyasalar (GIM) girişimi kapsamında bölgede yapılmış çalışmaların yerelleştirilmesi için araştırma yapılması, yatırım ve kapsayıcı piyasaların organik bağlarının bulunması ve Türkiye’ye uyarlanması konusunda yapılacak akademik ve saha çalışmalarını içeriyor.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, imzalanan mutabakat zaptı uyarınca bu alanda araştırma eksikliğin azaltmasına katkı sağlayacak.
Bilgi Üniversitesi, Türkiye’deki “Kapsayıcı Piyasalar ve Sosyal Girişim” alanındaki ilk konferansı da gerçekleştirmeyi de hedefliyor.
Konferans hem bu alanda çalışan profesyonelleri bir araya getirmeyi hem de konuya olan ilgiyi arttırmayı amaçlıyor.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Santral Kampusu’nda düzenlenecek konferansta UNDP ile imzalanan işbirliği anlaşması çerçevesinde BilgiMBA liderliğinde hazırlanacak vaka analizleri de sunulacak.
Altı adet sosyal girişimcilik örneği için hazırlanacak olan vaka analizleri, akademisyenlerin ve alan çalışması yapan sosyal girişimcilerin katılımı ile derlenecek.
Küresel ilkelerin tarafı
Sosyal Girişimcilik ve Büyüyen Kapsayıcı Piyasalar (GIM) konusunda hem akademik bilgi, hem de saha tecrübesini harmanlayacak olan çalışmalar, örneklerin daha iyi anlaşılması ve Türkiye’den dünyaya örneklerin aktarımını hedefliyor.
Bu sayede sosyal inovasyon alanında çalışmayı isteyen fakat bilgi birikimi ve saha deneyimi eksik olan kurumların kapasite geliştirmesine katkıda bulunulması hedefleniyor.
1996’da kurulduğu günden bu yana, sosyal sorunlar, göç, kadın erkek eşitsizliği, çocuk çalışmaları gibi birçok alanda sosyal sorumluluk projelerinde yer alan İstanbul Bilgi Üniversitesi, hem Birleşmiş Milletler’in Küresel İlkeler Sözleşmesi (UNGC), hem de İşletme Yönetimi Eğitimi konusunda yaratılan Sorumlu Yönetim Eğitimi İlkeleri Çerçevesi’nin (PRME) imzacısı.