Ana Siteye Dön

Eylül 2007

Sayı: 21

Kültür modaya uyuyor

Kültür modaya uyuyor

Ünlü moda tasarımcıları, Güneydoğu Anadolu'nun kültürel miraslarının korunması ve yeni gelir kaynakları yaratmak için el ele verdi.

Ankara, Eylül 2007

9 moda tasarımcısı (Arzu Kaprol, Hatice Gökçe, Alex Akimoğlu, Özlem Süer, Ceren Erten, İdil Tarzi, Hakan Yıldırım, Ümit Ünal ve Bahar Korçan) UNDP ve GAP İdaresi'nin birlikte yürüttüğü, GAP Bölgesi'nde “9 İle 9 Modacı” projesi kapsamında, bölgeyi geziyor ve kadınlarla görüş alışverişinde bulunuyor, modacıların tasarımlarını bölgelere özgü dokuma teknikleri ve işlemelerle üretmeye çalışıyor.

Öncelikli hedef, kadınlara yeni gelir kaynakları yaratılması ve güneydoğudaki kültürel mirasın korunması. Projeyle Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak’a özgü motif ve dokularla özgün ve pazarlanabilir ürünler ortaya çıkarılacak. Her bir ilin sorumluluğunu farklı bir moda tasarımcısı üstleniyor. Bu amaçla, Türkiye’nin kültürel mirasına sahip çıkarak ve devamlılığını sağlayarak Türkiye'ye ait yerel değerlerin ülke dışında tanıtımını sağlamak, satış ağını oluşturmak, dolayısıyla Türkiye'nin dış tanıtımına katkıda bulunmak, ülke içi ve dışında önemli pazarlara girmenin yolunu yaratmak hedefleniyor.

Projede dokuz ile özgü dokuma teknikleri, motifler ve kumaşlar kullanılacak. Örneğin, Siirt'te 'siirt battaniyesi' , Mardin'de yöreye özgü motiflerin baskı teknikleri ile kullanıldığı ürünler, keçeciliğin yoğun üretim ve kullanım alanı bulunduğu Şanlıurfa'da keçeden ürünler, 'Urfa dokuması'yla üretilmiş kumaşlar gibi.

Moda Tasarımcıları Derneğinin kurucuları ve üyeleri olan Türkiye'nin önde gelen moda tasarımcıları bölgeye saha ziyaretinde bulundu. Saha ziyaretlerinden sonra tasarımcılar tasarımlarını gerçekleştirecek ve Eylül ayında bu tasarımların eğitimleri için yeniden bölgeye gidecek. Eğitimlerin tamamlanmasıyla ilk örnek ürünler ortaya çıkmış olacak. Daha sonra Ekim-Kasım aylarında bu ürünlerin sergisinin yapılması planlanıyor. Tabii bütün bunlarla birlikte satış bağlantılarının da yapılması hedefleniyor.

Uğramadan geçmeyin

UNDP ve GAP İdaresi'nin ortaklaşa yürüttüğü “GAP Bölgesi’ndeki Kadınların Sosyo-Ekonomik Olarak Güçlendirilmesi Projesi” kapsamında gerçekleştirdiği bir başka alt proje ise Batman Havaalanı Cafe’si.

Ankara, Eylül 2007

Batman Valiliği’nin de desteğiyle Batman Havaalanı’ndaki kafeteryanın işletmesi Batman Çok Amaçlı Toplum Merkezi (ÇATOM) bünyesindeki kadınlara verildi.

Kafeteryanının tüm iç ve dış dekorasyonu ise Mardin’den gönüllü olarak gelen iki yetenekli sanatçı tarafından GAP-UNDP projesinin desteği ile yapıldı. Ayrıca kafeteryanın altyapı oluşumuna yönelik olarak da yine GAP-UNDP projesi desteğiyle Batman Çok Amaçlı Kadın Kooperatifi’nin kurulum çalışmaları başlatıldı. Kooperatifin kurulumunun bir ay içerisinde tamamlanması bekleniyor.

Haftanın her günü Batman’a uçuşların ve Batman’dan da haftada iki uçuşun gerçekleştiği havaalanının kafeteryasından elde edilecek kazancın bir kısmı kurulacak olan kadın kooperatifinin hesabına aktarılacak ve biriken bu sermaye ile de yine kadınlara başka alanlarda iş olanakları yaratılacak.

12 Ağustos 2007 tarihinde faaliyete geçen kafeteryanın resmi açılışının Eylül’ün ortasında yapılması bekleniyor. Kafeteryada her türlü sıcak ve soğuk içecek, sandviç ve pasta çeşitleri ve Batman ÇATOM’da üretilen hediyelik eşyaları bulmak mümkün.

İyi örnekler aranıyor

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) öncülüğünde birçok ülkede düzenli olarak yayınlanan Ulusal İnsani Gelişme Raporu bu yıl Türkiye’de “Gençlik” üzerine hazırlanıyor.

Ankara, Eylül 2007

Rapor Türkiye nüfusunun büyük bölümünü oluşturan gençlerin bireysel hayatlarında ve toplumda karşılaştıkları sorunlara değinmenin ve çözüm önerileri getirmenin yanısıra gençlik alanında değişime ve gençlerin gelişimine katkı sağlamış projelerin “iyi örnekler”ini de sunmayı hedefliyor. Bu amaçla UNDP Türkiye bu “iyi örneklerin” tespit edilmesi amacıyla “Gençlik Alanında İyi Örnekler” etkinliği düzenliyor.

Bu etkinlikle hedeflenen amaç, yüzlerce proje arasından, gençlerin gelişmesine katkı sağlayan, onların beceri ve yapabilirliklerini arttıran yenilikçi projeleri tespit etmek ve bunları sadece Türkiye’ye değil tüm dünyaya duyurabilmek. Bu kapsamda gençlerin yaşam kalitesinin yükselmesine hizmet eden her proje kuşkusuz çok değerli.

“Gençlik Alanında İyi Örnekler” etkinliği için başvuru süresi 15 Eylül 2007 tarihinde sona eriyor. Başvurmak isteyenlerin başvurularını bu tarihe kadar Birleşmiş Milletler Ankara ofisine ulaştırması gerekiyor. 15-25 Eylül 2007 tarihleri arasında bir değerlendirme komitesi tarafından yapılacak incelemelerde en yüksek oyu alan 10 projenin seçilmesinin ardından, 4 Ekim 2007 tarihinde ise başarılı bulunan proje sahipleri Ankara’da düzenlenecek bir ödül töreniyle ödüllendirilecek.

Ayrıca törene katılım masraflarının tamamı UNDP tarafından karşılanacak. Ankara’da 2007 Gençlik Bilgi Fuarı’nın düzenleneceği 17-18 Kasım tarihlerinde ise ödül almış bu projeler, proje sahipleri tarafından gençlere tanıtılacak.

Kadınlar eşitlikte ısrar ediyor

Kadın ve erkeklerin mecliste eşit temsili yönünde ilerlenmesinin aciliyeti 2006-2007 Yerel Gündem 21 (YG21) kadın konseylerinin odak noktası oldu.

Ankara, Eylül 2007

Türkiye’nin dört bir yanından kadın konseyleri 6-9 Ağustos 2007 tarihleri arasında Bursa-Uludağ’da ulusal bir koordinasyon toplantısı için biraraya gelerek yerel mercilerden daha kadın-dostu programlar geliştirmelerini talep etmeye hazırlandılar. Bu, bugüne kadar büyük ölçüde gözardı edilmiş bir talep. Türkiye’nin 27 şehrinden 55 kadının toplandığı etkinliğe Şişli Belediyesi ev sahipliği yaptı ve Birleşmiş Şehirler Yerel Yönetimler – Orta Doğu Batı Asya (UCLG-MEWA) ve UNDP ise etkinliğin koordinasyonunu üstlendi. Katılan kadınlar ayrıca ilerleyen aylarda Antalya’da ulusal Kadın Zirvesi’nin düzenlenmesi için hazırlıklara başladı ve genel seçimlerin sonuçlarını değerlendirdi.

Temmuz ayında yapılan genel seçimleri takiben seçilen 549 milletvekilinin 50’si kadın. Bu rakam kadın konseylerinin seçim öncesi planladıkları sayıya yakın olmaktan çok uzak. Türkiye nüfusunun yarısını oluşturan kadınların temsili için 50 kadın milletvekili açıkça yeterli bir sayı değil ama bugün erkekler tarafından hükmedilen politikada kadınlar için iyi bir başlangıç. Kadın konseylerinin meclisteki bu 50 kadın için yüksek umutları var, kadın konseylerinin bir üyesi: “hepimiz bu 50 kadını desteklemeye hazırız ama onların kadınları temsil etmelerini ve isteklerimizi mecliste duyurmalarını istiyoruz” dedi.

Bugün Türkiye’deki kadınların %9’unun mecliste temsil ediliyor olması Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ulaşılmış en yüksek oran ancak bu, kadın hareketlerinin “Büyük Bıyık Meclisi” olarak adlandırdıkları Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin imajını henüz değiştirmeyecek. Türkiye hükümetinin mecliste kadın temsili için koyduğu hedef, Türkiye’nin 2005 Binyıl Kalkınma Hedefleri Raporu’nda da belirtildiği gibi 2015 yılına kadar %17dir. Bu hedefe doğru bir ilerleme var: bir önceki mecliste yeralan 24 kadına karşılık %100 bir gelişmeyle bugün 50 kadının mecliste yeralması bunun bir örneği ama bu ilerleme kadın ve erkeklerin eşit temsilinden hala çok uzak.

Kadın konseyleri, mecliste temsilin, Türkiye’deki cinsiyet eşitsizliğinin sadece bir unsuru olduğunun ve bunun cinsiyet eşitliğiyle ilgili alınacak tüm politikaları etkileyeceği gerçeğinin farkında. Birçok kadın eylemci, Türkiye’nin meclis politikasının ve parti sisteminin demokratikleştirilmesi, kadın temsilinin eksikliğinin temelinde yer alıyor diyor.

Bu amaçla, kadın hareketleri, Türkiye’nin Siyasi Parti ve Seçim Yasası’nı yeniden düzenlemek için yapılan taleplerle giderek artan ortaklıklar kuruyor. Kadın konseyleri siyasi partilerden seçim listeleri için fiili kota isteminde bulundular. Şimdi ise Bursa’daki ulusal koordinasyon toplantılarında, siyasi partiler arası demokrasi için ve kadınların seçim listelerinin seçilemeyecek sıralarında daha fazla yer almamaları için bir cinsiyet kotası çağrısında bulunuyorlar.

YG21 kadınları kararlılar. Yasa koyuculardan eşit cinsiyet politikaları oluşturmalarını istemekten vazgeçmeyecekler. Ayrıca meclise kabul edilen 50 kadını desteklemeye ve onları gözlemlemeye karar verdiler. Daha katedilecek uzun yolları olduğunun bilinciyle meclisteki bu yeni arkadaşlarıyla birleşecekler.

Uluslararası Gençlik Günü kutlandı

1999’dan beri her yıl 12 Ağustos tarihinde kutlanan Uluslararası Gençlik Günü’nün bu yılki konusu: "Gösterin, Duyurun: Kalkınma için Gençlik Katılımı"ydı.

Ankara, Eylül 2007

Dünyanın birçok ülkesinde kutlanan Uluslararası Gençlik Günü, dünyaya gençlerin potansiyellerinin farkına varma fırsatı veriyor, onların başarılarını kutluyor ve gençlerin kendi hayatlarını ve yaşadıkları toplumları geliştirme imkânı sunuyor. Bununla beraber kutlamalar, paydaşların biraraya gelerek hayatın her alanında gençlerin karar-verme mekanizmalarına dahil olmalarını teşvik etmeyi amaçlıyor. 2007 yılının teması ise gencin toplumların ilerleme ve sürdürülebilir kalkınmasında yeralacağı sosyal, ekonomik ve politik katılımın önemini hatırlatmak amacıyla seçildi.

Bu sene yapılan kutlamalar çerçevesinde, Birleşmiş Milletler iki yarışma düzenledi. Bunlardan birincisi “Shoot Nations” adındaki fotoğraf yarışması. Dünyadaki bütün gençlere açık olan bu yarışmaya 85 ülkeden 1500 yarışmacı katıldı ve günün anlamına uygun fotoğraflardan ödül alan kırksekizi, New York’taki Birleşmiş Milletler Merkezi’nde sergilendi. Şu an ise Londra, Delhi, Berlin ve Burkina Faso’da sergilenmekte olan fotoğraflar kasım ayına kadar görülebilecek. Bu yarışmayla amaçlanan, gençlerin yaşadıkları yerlerdeki doğru ve yanlışları sorgulamalarını sağlamaktı. İkinci yarışma ise ‘‘Global Youth Wave’’. Bu yarışmada ise gençlerin, yaşadıkları yerlerde yaptıkları 5-10 saniyelik çekimlerle kalkınma için ne gibi bir katılım gerçekleştirdiklerini anlatmaları istendi. 17 Ağustos 2007 tarihinde son bulan video kabul tarihini takiben gönderilen videolar daha sonra birleştirilerek kısa film haline getirilecek ve internet yoluyla izlenebilecek.

Ayrıca bu özel gün Avustralya, Bahreyn, Bangladeş, Kuzey İrlanda, Kenya, Nepal, Rusya ve dünyanın daha birçok ülkesinde Birleşmis Milletler’in de desteklediği farklı etkinliklerle kutlandı. Bu etkinliklerde, gençlik grupları bulundukları toplumlardaki gençlerin sorunlarının çözümünün yanısıra, küresel çaptaki sorunların çözümünde de neler yapabileceklerini tartıştı.

Uluslararası Gençlik Günü’yle ilgili farklı oluşum ve programlar da var. Bunlardan biri çesitli ülkeleri temsil eden gençlerin olusturduğu ve BM Genel Kurulu’nun ülke bazında resmi heyetlerine dahil ettiği Gençlik Heyetleri... 2000 yılından beri her yıl bu heyet kapsamında biraraya gelen gençler, sosyal, kültürel ve insani gelişmeyle ilgili konuları tartışıp, bildiriler yayımlıyor. Gençlerin yoksullukla mücalede yer almasını hedefleyen “TheTackling Poverty Together”, “Voice of Youth” (UNICEF) ve “Youth Participation and Youth-Adult Partnership” (UNFPA) projeleri de, farklı BM kuruluşları tarafından bu çerçevede yürütülen programlar arasında yeralıyor.

12 Ağustos Uluslararası Gençlik Günü kutlamaları sebebiyle yaptığı bir konuşmada ise BM Genel Sekreteri Ban-Ki Moon düşüncelerini şöyle ifade etti: “Gençlerimizi sorunun bir parçası olarak görmekten vazgeçip vaadettiklerini ve potansiyellerini işlememizin zamanıdır... Katılımlarına her zamankinden çok ihtiyacımız var. Gençlerin enerjisi ve idealizmleri kaybedilenleri telafi edebilir ve kalkınma hedeflerimize zamanında ve eksiksiz ulaşmamızı sağlayabilir”

Dünyada bugün yaklaşık olarak bir milyardan fazla genç yaşıyor. Kalkınan dünyada nüfusun yarısı 21 yaşın altında ve büyük çoğunluğu aşırı yoksullukla karşı karşıya... Bu kapsamda 17 Aralık 1999 yılında BM Genel Kurulu, bu sorunlarla mücadele etmek amacıyla hazırlanan, “2000 Yılı ve Sonrası için Dünya Gençlik Eylem Planı”’nın (World Programme of Action for Youth to the Year 2000 and Beyond) her yıl belli bir günde tartışılabilmesi ve bu konularda toplumların biliçlendirilmesi için, 12 Ağustos’u Uluslararası Gençlik Günü ilan etti.

 

 

 

162 uzman 'Sürdürülebilir Kalkınma Eğitimi'ni tamamladı

Kamu kurumları, sivil toplum örgütleri ve özel sektörden toplam 162 kişi “Sürdürülebilir Kalkınma Eğitimi” aldı. Hedef; sektörel politikalarda, çevre, ekonomik büyüme ve insanların yaşam kalitelerinin bütün olarak değerlendirilmesi.

Ankara, Eylül 2007

Fotoğraf: Mesut Bilgin

Sürdürülebilir Kalkınma eğitimi, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı tarafından, Devlet Planlama Teşkilatı koordinasyonunda yürütülen “Sürdürülebilir Kalkınmanın Sektörel Politikalara Entegrasyonu Projesi“kapsamında gerçekleştirildi. 30 Temmuz–10 Ağustos tarihleri arasında, Ankara’da gerçekleşen eğitim, Doğa Derneği ve Golder Associates tarafından verildi.

Eğitim, sürdürülebilir kalkınma anlayışının bilinen kalkınma anlayışından farklarını ortaya koydu. Enerji, ormancılık, kentleşme, bilim ve teknoloji, doğal kaynaklar ve balıkçılık konularının öne çıktığı eğitimde, kalkınırken sadece ekonomik unsurların değil, toplum, çevre ve ekonominin bir bütün olarak düşünülmesi gerektiği vurgulandı. Sektörler ve kurumlar arasındaki diyalogun önemine işaret edildi. Eğitimde, dünyadaki uygulamalar değerlendirilirken, Sürdürülebilir Kalkınma için Türkiye’ye en uygun yöntem, gösterge ve araçlar tartışıldı.

20 yıllık sürdürülebilir kalkınma deneyimine sahip Kanada’lı uzman Karen Whistler “Türkiye, bu değerli coğrafyada gelecek nesillerin de refahını düşünen akılcı yaklaşımları hayata geçirecek deneyimli bir uzman kadroya sahip. Bugünlerde gerek basılı medyada, gerek akademik çevrelerde gerekse sokakta tartışılan enerji politikaları, iklim değişikliği, su kaynakları, kuraklık gibi doğal afetler, bugün burada bulunma nedenimizin zamanlamasının ne kadar doğru olduğunu ve sürdürülebilir kalkınma anlayışına ne kadar gereksinim duyduğumuzu gösteriyor” dedi.

Kırsal altyapı geliştiriliyor

Kırsal sıhhi altyapıyı geliştirmek ve köy düzeyinde güvenilir sağlık hizmetlerine erişimi güçlendirmek amacıyla Sivas Erzincan Kırsal Kalkınma Projesi, Sivas ve Erzincan illerinde hedeflenen 13 köyde sağlık sistemleri geliştirmek için bir girişim başlattı.

Ankara, Eylül 2007

Köyler; yoksulluk oranları, köyde sağlıklı bir kanalizasyon altyapısının eksikliği ve sistemden yararlanacak potansiyel hanehalkı sayısı gözönünde bulundurularak seçildi. Sağlık sistemlerinin kurulumlarının Kasım 2007 tarihi itibariyle tamamlanması bekleniyor ve sistem sağlık ve sağlık hizmetleri, daha iyi hijyen uygulamalarının yayılması ve yaklaşık 1000 hanehalkı için iyileştirilmiş kırsal yaşam standartları getirecek. Projenin başlatılmasını takip eden ilk ay içerisinde Sivas’taki Gürpınar, Yağdonduran, Karacalar ve Mutubey köylerinde daha şimdiden gözle görülür ilerlemeler kaydedildi.

Sağlık sistemlerine duyulan ihtiyaç 2006 yılının sonlarından bu yana proje personeli ve muhtar – köy konseyleri arasında süregelen bir dizi köyler-arası toplantılar sayesinde belirlendi. Yatırımın olumlu etkilerinin belirtileri köylerden alınan geribildirim sayesinde şimdiden görünürde...: sağlık sisteminin daha iyi bağlanabilmesine hazırlık yapmak amacıyla birçok aile daha önceden hijyenik olmayan harici kulübelerde tuttukları tuvaletlerini evlerinin içine taşıdı. Ayrıca daha iyi sağlık hizmetleri ve hijyen uygulamaları konularına geleneksel olarak evin reisleri ve eğitimcileri olarak kabul edilen kadınların ilgilerinin yanısıra artmış bir toplum ilgisi de mevcut. Sıhhi altyapının aileler ve çocuklar için beklenen uzun-vadeli sağlık faydaları, Gürpınar’daki kadın çiftçilerin görüşmelerini hayata geçirdi.

Kırsal kalkınmanın cinsiyet boyutuna değinmek Sivas-Erzincan Kırsal Kalkınma Projesi faaliyetlerinin çok önemli bir parçası ve cinsiyete bağlı konuları gün yüzüne çıkarmak projenin kasıtlı bir stratejisi... Proje personeli, yaptıkları saha gezileri sırasında kadınlarla yapılan planlı görüşmelerin yanısıra aslında “anlık” ve resmi olmayan sohbetlerin özellikle daha etkin ve kadının köydeki öncelikli konulara girdiler eklemesini teşvik etmek açısından daha yardımcı olduğunu gördü.

UNDP, kırsal kesimlerde yaşam standartlarının yükseltilmesi için kırsal altyapının geliştirilmesinin gereğinin farkında... Daha geniş bir kırsal kalkınma için sıhhi altyapı çok önemli bir başlangıç noktası ve Sivas-Erzincan Kırsal Kalkınma Projesi’nin girişimi BM Binyıl Kalkınma Hedefleri’nin Çevresel Sürdürülebilirliği öngören yedinci hedefi ve “2015 yılına kadar güvenli içme suyu ve temel sağlık hizmetlerine sürdürülebilir erişimi olmayan insan sayısının yarıya indirilmesi”ni öngören onuncu maddeyle doğrudan bağlantılı.

Daha genel kalkınma amaçlarında sağlık hizmetlerinin iyileştirildiğinin mevcut kanıtlarına rağmen, sağlığa yapılan küresel yatırım hala düşük ve iyileştirilmiş sağlık hizmetleri büyük ölçüde su tedariki için geçerli. Küresel olarak, sağlık ölçeğinin durumu korkunç, 2.4 milyardan fazla insan düzgün sağlık hizmetlerinden yoksun. 2000 yılında sağlıkla ilgili yapılan bir çalışma, kentlilerin %86’sının sağlık hizmetlerine olan erişimine kıyasla kırsal halkın sadece %38’inin bu hizmetlere sahip olduğunu tahmin etti. Genel anlamda, dünya nüfusunun yaklaşık %60’ının 2000 yılında sağlık hizmetlerine erişimi vardı. 2006 UNDP İnsani Gelişme Raporu’ndan alınan küresel veriler ise su ve sağlık provizyonları arasındaki boşluğa işaret ediyor – “her bölgede ve hemen hemen tüm ülkelerde sağlıkla ilgili hükümler, suyla ilgili hükümlerin gerisinde kalıyor – ve aradaki bu boşluğun kapandığına dair hiçbir kanıt yok”. İnsani gelişme raporu, sağlık hizmetlerinin geride kalmasına izin veren ülkelerin sonuç olarak su konusudaki ilerlemelerin azalacağını görmeye mahkûm olduğunu belirtiyor.

Sivas-Erzincan Kırsal Kalkınma Projesi bünyesindeki çalışanlar Sivas-Erzincan bölgesine yenilikler getirerek kalkındırmanın yanısıra, katıldıkları eğitimlerle kendi vizyonlarını da geliştiriyorlar. Macaristan’da Sivas-Erzincan Kırsal Kalkınma Projesi saha personeli için düzenlenen eğitimler bunun güzel bir örneği.

Kırsal Kalkınmada Kapasite Geliştirme Eğitimi

Sivas-Erzincan Kırsal Kalkınma Projesi’nin saha personeli kısa bir süre önce uluslararası kaynaklarca finanse edilen ve kırsal kalkınma projelerinin yönetimi ile ilgili Macaristan’da düzenlenen bir haftalık bir kapasite geliştirme eğitimine katıldı. Eğitim UNDP Türkiye tarafından koordine edildi ve kırsal proje dönüşüm yönetimi üzerine uzmanlığıyla küresel boyutta tanınan bir eğitim enstitüsü tarafından sağlandı. Eğitim, insani gelişim merkezli kırsal kalkınma stratejileri belirlemedeki küresel dönüşümün altını çizdi ve UNDP ve Dünya Bankası tarafından finanse edilen büyük ölçekli kırsal kalkınma ve altyapı projelerinden çıkarılan derslerin; AB yeni üye ülkelerinin bakış açısından kırsal kalkınma stratejilerinin ve AB’ye üyelik sürecinde Türkiye’yi bekleyen fırsat ve zorlukların paylaşılması için bir platform oluşturdu.

Eğitimin amacı, Sivas-Erzincan Kırsal Kalkınma Projesi’nin il bazında Proje İdare Birimler’inin ve Sivas ve Erzincan’daki Tarım ve Köyişleri Müdürlükleri’nin hem teknik açıdan hem de politika bazında kurumsal kapasitelerini geliştirmekti... Eğitmenler, kırsal kesimlerde karşılaşılan zorlukların, kırsal kesimleri sadece tarımsal üretim bölgeleri olarak gören değil aynı zamanda sosyal birimler olarak gören çoklu paydaş ortaklıkları ile aşılabileceği anlayışıyla, kırsal kalkınmada siyaset belirlemede bütüncül bir yaklaşımın stratejik değeri üzerinde durmanın yanısıra, çevre konuları, dağılmış yerel yönetim, cinsiyet kaygıları ve eğitim ve sağlık gibi temel sosyal hizmetlere arttırılmış erişim konularına değindi.

Ziraat mühendisleri ve Sivas Tarım ve Köyişleri Müdürlüğü’nden geçici olarak görevlendirilmiş proje personelleri olan Murat Demirbük ve meslekdaşları da eğitime katılarak görüşlerini paylaştılar. En yararlı buldukları konular köy bazında faydalanıcı katılımı teşvik etmek amacıyla kullanılan araçları, yerel düzeyde kapasite-boşluk analizlerini ve ölçülebilir yoksulluk göstergelerini içeriyordu. Murat, Kozard köyüne yapılan bir ziyarette, bir kırsal kalkınma projesi başarı öyküsünün çiftçilerin ve küçük işletme sahiplerinin ekonomik açıdan güçlenmesini teşvik etmek için ilk aşamada neler yapılabileceğini göstermede özellikle yararlı olduğunu belirtti.

Eğitim, UNDP’nin kırsal kalkınma zorluklarıyla mücadele yaklaşımının – proje faaliyetlerinin ölçülebilir etkileriyle beraber gerçekçi hedefler koyması için köy bazında kalkınma için katılımcı ve cinsiyete duyarlı modelleri teşvik etmek – temel unsurunu ele aldı. Eğitimin kendi öğrenimine nasıl bir katkıda bulunduğu sorulduğunda, Murat, “uluslararası bir eğitime katılmak, bana kişisel bir güven duygusu verdi ve bu da bizim Sivas’ta yürüteceğimiz işin eğitimde aldığımız bilgilerden yararlanacağına inanmamı sağlıyor. Bu eğitime kadar, uluslararası bir kalkınma projesinde yeralmanın değerini ve sorumluluğunu tam olarak anlayamamıştım. Etkin planlama ve diğer ülkelerden, kurumlardan ve ortaklardan deneyim paylaşma yoluyla il ve köy bazında gerçekleştirilebilecekler karşısında çok etkilendim” dedi.

Sivas-Erzincan Kırsal Kalkınma Projesi 2005 yılında başlatıldı ve ulusal düzeyde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından yürütülüyor. Projenin ortakları UNDP ve Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu. Projenin ikinci etabı 2012 yılına kadar uzatılacak ve toplamda yaklaşık 32 milyon dolarlık bir bütçeye sahip olacak.

 

 

 

 

Katkıda Bulunanlar

Katkıda Bulunanlar

Editör: Aygen Aytaç
Asistan: Gökçe Yörükoğlu

 

 

UNDP Türkiye’yi takip edin:

© 2007 UNDP Türkiye
Yeni Ufuklar’ın tüm hakları UNDP Türkiye’ye aittir. Yeni Ufuklar dergisinin kaynak gösterilmesi ve ilgili linkin verilmesi kaydıyla dergiden alıntı yapılabilir.