Sayı: 91
Haziran ayı sonunda bu sene üçüncüsü düzenlenen “Kadın Sivil Toplum Kuruluşları Forumu”; uzmanlıkları, öncelikleri ve çalışma biçimleri farklı olsa da ortak paydası kadınların güçlendirilmesi olan yüzlerce kadın örgütü temsilcisini bir araya getirdi.
Forumda kadınlar, sığınaksız bir dünyayı, birlikte politika üretebilme imkânlarını, ayrımcılıkla mücadeleyi, güncel politik sorunlarını, kadın emeğini ve istihdamını konuştu.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın desteğiyle düzenlenen, Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği’nin sekretaryasını yürüttüğü forumun yürütme kurulunda Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi (KEİG), Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF), Türk Kadınlar Birliği (TKB), Başkent Kadın Platformu (BKP) ve Kadın Adayları Destekleme Derneği (KA.DER) yer aldı.
Ayrımcılık ve kadın hareketinin önündeki engeller tartışıldı
Üç gün boyunca tüm gün süren atölyelerde pek çok konu ele alındı.
Kadın cinayetleri, çocuk gelinler, aile kurumu, Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM), kamu-sivil toplum kuruluşları işbirliği, siyasete katılım, kent-kentlilik hakkı, illerdeki eşitlik birimleri konuları üç gün boyunca forumda tartışılan konulardan bazılarıydı.
Forumun sonunda, yapılan tartışmaların sonuçlarını içeren nihai bir deklarasyon yazıldı.
Deklarasyonda, barışın hayatın bütün alanlarında gerçekleştirilmesi ve kadınların her aşamada aktif katılımının sağlanması isteği vurgulandı.
Ayrıca, cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve ayrımcılığın ortadan kaldırılması için başta CEDAW olmak üzere uluslararası taahhütlerin gereğinin yapılması ve kadınların da katılımı ile sürekli ve kararlı bir kadın politikasının oluşturulması ve uygulanması yazılan deklarasyonda talep edildi.
[BAGLANTILAR]
“Beş dönüşümsel değişiklik” üzerine kurulan “tek ve evresel kalkınma gündemi” raporun temelini oluşturuyor.
Endonezya Devlet Başkanı Susilo Bambang Yudhoyono, Liberya Devlet Başkanı Ellen Johnson Sirleaf ve İngiltere Başbakanı David Cameron’ın eş başkanlığını yaptığı Üst Düzey Panel, Genel Sekreter tarafından istediğimiz dünya ile ilgili görüşlerini etkili ve pratik bir vizyon ile bildirmeleri için kuruldu.
Panel geçen yıl boyunca 2015 sonrası kalkınma gündeminin nasıl olması gerektiğini tartıştı.
“Yeni Küresel Ortaklık: Yoksulluğu ortadan kaldırma ve sürdürülebilir kalkınma ile ekonomileri dönüştürme” başlıklı raporda 2030’a kadar aşırı yoksulluğu yok edecek ve sürdürülebilir kalkınma için önemli adımlar atılacak evrensel bir gündem belirlendi.
Raporu teslim alan Ban Ki-moon şunları belirtti: “2015 sonrası kalkınma gündemi süreci uluslararası kalkınmada yeni bir dönemi başlatmak için bize fırsat sunuyor. Bu fırsat ile aşırı yoksulluğu yok edebiliriz ve herkes için daha müreffeh, sürdürülebilir, eşitlikçi ve onurlu bir geleceğe sahip olabiliriz.”
Rapor beş dönüşümsel değişiklik üzerinden yola çıkıyor: aşırı yoksulluğu sona erdirmek, sürdürülebilir kalkınma üzerinden bir gelecek kurmak, ortaklık anlayışına yeni bir ruh kazandırmak ve barışı ve hesap verebilirliği sağlamak.
BM şu anda dünya genelinde insanları ‘istedikleri dünya’ hakkındaki görüşlerini belirttikleri bir platformda bir araya getiriyor.
Bu kamuoyu yoklaması kapsamında bugüne kadar 194 ülkeden yaklaşık 750 bin kişi görüşlerini bildirdi.
[BAGLANTILAR]
“Herkes için Sürdürülebilir Enerji: İş Dünyası için Fırsatlar” konferansı 30 Mayıs’ta BM Küresel İlkeler Sözleşmesi Türkiye ve İzmir Ekonomi Üniversitesi tarafından düzenlendi.
Konferansın açılış konuşması, BM Türkiye Mukim Koordinatörü ve UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Kamal Malhotra tarafından yapıldı.
Malhotra konuşmasında BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon tarafından başlatılan ‘Herkes için Sürdürülebilir Enerji’ girişiminden bahsetti.
‘Herkes için Sürdürülebilir Enerji’ hükümetleri, dünyada kullanılmakta olan enerji sistemlerinin 2030 yılına kadar dönüştürülmesi için iş adamlarını ve sivil toplum örgütlerini benzersiz bir çabanın ortakları olarak bir araya getiriyor.
Bu girişim için üç hedef belirlendi: Modern enerji hizmetlerine evrensel erişimin teminini sağlamak, enerji verimliliğini küresel olarak ikiye katlamak ve yenilebilir enerjinin payını ikiye katlamak.
İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde yapılan konferansta konuşma yapan bir diğer isim ise İstanbul Uluslararası Özel Sektör ve Kalkınma Merkezi Direktörü Dr. Simona Marinescu’ydu.
Dr. Marinescu, BM Küresel İlkeler Sözleşmesi Türkiye Başkanı Dr. Yılmaz Argüden’in moderatörlüğünü yaptığı “Herkes İçin Sürdürülebilir Enerji İş Dünyası Türkiye Lansmanı” başlıklı panel tartışmalarına katıldı.
UNDP, 177 ülke ve bölgede hayat standartlarını yükseltmek, fırsatlar yaratmak ve insanların iyi bir hayat yaşamalarını sağlamak için yapılan faaliyetleri destekliyor.
2012-2013 Yıllık Raporu UNDP’nin çalışma yaptığı alanlarda (yoksulluğun azaltılması, Binyıl Kalkınma Hedefleri, demokratik yönetişim, krizlerin önlenmesi ve iyileştirilmesi ve çevre ve sürdürülebilir kalkınma) yapılan faaliyetlerin sonuçlarının nasıl elde edildiğini gösteriyor.
Rapor, kurulan çeşitli ortaklıkların ve şeffaflık ve hesap verilebilirlik konularında küresel olarak tanınan girişimlerin altını çiziyor.
Rapor ayrıca hayırsever vakıflarla kurulan ortaklıkları tartıştığı bölümde Her Damla Değer Katar projesinin desteklediği projeleri örnek olarak gösteriyor.
Rapor, Her Damla Değer Katar projesinin beş yıl içinde geniş bir kitleye ulaşarak pek çok insanın bu projeden yararlandığını vurguluyor.
Raporda, Her Damla Değer Katar projesi kapsamında uygulanan projelerden biri olan ve Karadeniz kıyı ülkelerinde yaşayan okul çağındaki çocuklar arasında farkındalığı artırmayı amaçlayan Karadeniz Eğitim Kutusu projesinin de özellikle üzerinde duruluyor.
[BAGLANTILAR]
Adana ve Mardin’de TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu ve UNDP Türkiye ortaklığında Bilgi ve Deneyim Paylaşım Platformları toplantıları düzenlendi.
Toplantılar, “Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinde Geri Sayım” kampanyası ile TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu, BM Kadın Örgütü ve UNDP ortaklığında yürütülen “Türkiye’de Cinsiyet Eşitliği’ne Yönelik Elverişli Ortamın Teşvik Edilmesi” ortak programı kapsamında yapıldı.
İlk toplantısı 2012 yılı başında İstanbul’da yapılan bu toplantıların yedincisi ve sekizincisi Mardin’de ve Adana’da düzenlendi.
Toplantılarda, cinsiyet eşitliğinin sağlanması, anayasa başta olmak üzere cinsiyet eşitliğine ilişkin düzenlemelerin yapılması, kadınların yerel yönetimlerde ve karar verme mekanizmalarında yer alması gibi konulara vurgu yapıldı.
Mardin bölgesi için yapılan toplantıda bölgenin eğitim imkânlarının güçlendirilmesi ve kız çocuklarının eğitimlerinin sürekliliğinin sağlanması gerektiğine değinildi.
Ayrıca toplantıda, Dicle Kalkınma Ajansı tarafından kadınlara yönelik olarak AB “Dicle’de Kadın İstihdamının Desteklenmesi Projesi” hibeleri sunuldu.
Bu proje ile kadınların işsizlik oranlarının azaltılması, daha çok insanın istihdam edilmesi ve istihdamda kalmalarını sağlamak amaçlanıyor.
Nüfusu dört milyona ulaşan Adana ve Mersin bölgesi için Adana’da düzenlenen toplantıda sosyal destek ve istihdam sorunları ön plana çıktı.
Sosyal hizmetlerin herkese eşit ulaştırılması, daha organize ve adil bir şekilde sağlanması gerektiği vurgulandı.
Türkiye’nin Deniz ve Kıyı Koruma Alanları Sisteminin Güçlendirilmesi projesi ve GEF Küçük Destek Programı (SGP) – COMDEKS desteğinde yürütülen proje yasadışı avlanmanın vardığı boyutlara dikkatleri çekiyor.
Proje kapsamında yapılan çalışmalarda zıpkınla balık avcılığı konusunda çarpıcı bulgulara ulaşıldı.
Zıpkınla avlanan balığın ticari satışı yasak
Yapılan çalışmalarda, Datça-Bozburun ÖÇK Bölgesi genelinde hem yerelden hem de dışarıdan yarımadaya yoğun bir sualtı avı baskısı olduğu belirlendi.
Bu baskının önemli bir kısmının ticari amaçla gerçekleştiği vurgulandı.
Özellikle yaz döneminde artan balık talebi ile birlikte, yasadışı sualtı avcılığı yaparak bazı restoranlara balık sağlamak, bölgede süregelen ekonomik bir faaliyet olarak öne çıkıyor.
Oysa zıpkınla avlanan balığın restoranlarda veya ticari amaçla satışı dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye genelinde tamamen yasaklanmış durumda.
Bilinçli avcılar projeye destek oluyor
Proje ekibinin yerel balıkçılar, restoranlar, resmi kurum temsilcileri ve tüketiciler ile yürüttükleri temaslar, projenin bilinçli avcı ve restoranlar tarafından olumlu karşılandığını ortaya koyuyor.
“Foça ve Gökova Özel Çevre Koruma Bölgeleri’nde Amatör Balıkçılığın Sosyal ve Ekonomik Yönü” ismi verilen raporda amatör balıkçığın ekonomik değeri saptandı.
Rapordaki veriler Aralık 2012 - Mart 2013 tarihleri arasında yapılan çalışmalar sonucunda elde edildi.
Raporun sonucunda, Foça ÖÇK Bölgesi’ndeki amatör balıkçılığın ekonomik değeri yaklaşık 120 milyon TL olarak belirlenirken, Gökova ÖÇK Bölgesi’ndeki amatör balıkçılığın ekonomik değeri ise yaklaşık 33 milyon TL olarak tespit edildi.
Amatör balıkçılık lisansı için beklentiler tespit edildi
Özellikle son yıllarda büyük rağbet gören amatör balıkçılığın düzenlenmesi çalışmaları doğrultusunda bireylerin bir yıllık zorunlu amatör balıkçılık lisansı almak için ödeme yapma istekleri de raporda değerlendirildi.
Bu kapsamda, Foça ÖÇK Bölgesi için toplam 593.206 TL ve Gökova ÖÇK Bölgesi için de 139.740 TL ekonomik değer hesaplandı.
Konferans, Birleşmiş Milletler Gönüllüleri ile işbirliği içinde GSM Gençlik Servisleri Merkezi tarafından Haziran ayı başında düzenlendi.
Konferansın amacı, gençlerin gönüllü olması için uygun koşul ve ortamların oluşması gerekliliğine dikkatleri çekmekti.
Konferansa, gençlik örgütlerinden, kamu kuruluşlarından, uluslararası kuruluşlardan, genç gönüllülerden ve gönüllülük alanında çalışan diğer profesyonellerden yaklaşık yüz kişinin katılımı ile yapıldı.
Gönüllülük çok farklı paydaşlarla yapılan kalkınma alanındaki çalışmalara katkıda bulunuyor
Türkiye’de düzenlenen 2015 sonrası Kalkınma Gündemi Ulusal İstişareleri sırasında da öne çıkan sosyal eşitsizlikler, gençlerin güçlendirilmesi ve yerel kalkınma gibi konularında düzenlenen paneller, tartışma stüdyoları ve çalıştaylar yapıldı.
Konferans boyunca temel amaç, gönüllülüğün kalkınma çalışmalarına yaptığı katkıların altını çizmek ve genç gönüllülüğün toplumsal gelişimdeki önemini vurgulamaktı.
Konferansın sonunda ‘’İstediğimiz Dünya için Gönüllülük’’ başlığı ile, katılımcıların geleceğe dair hayallerini dile getirdikleri bir deklarasyon yayımlandı.
Genç gönüllüler, tüm bireylerin kendi kapasiteleri dâhilinde ve altyapıları ne olursa olsun, ortak bir fayda sağlamak için gönüllü çalışmalara destek verdiği bir dünyayı istedikleri dünya olarak tanımladılar.
[BAGLANTILAR]
Tanıtım, “Mesleki Eğitimde Özel Sektörün Rolü – Türkiye’de kazanılan deneyimler” konferansı kapsamında yapıldı.
Küresel İttifak nedir?
Küresel İttifak, özel sektörün liderliğinde yapılacak mesleki eğitimin önemine vurgu yaparak beceri geliştirme konusunda yeni yaklaşımları araştırmak ve desteklemek için uluslararası ortakları ve paydaşları bir araya getiriyor.
Küresel ittifakın tanıltığı konferansa hükümetleri, özel sektörü ve uluslararası örgütleri temsil eden uluslararası ortaklar katıldı.
Konferansta açılış konuşması yapan UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Kamal Malhotra, resmi olarak kurumsallaşmış bir Küresel İttifak’ın önemini ve iyi örneklerin paylaşılmasının özellikle geçiş sürecindeki ülkelerin teknik eğitim ve beceri geliştirmelerinde oynayacağı rolü vurguladı.
Okuldan iş hayatına daha rahat bir geçiş üzerine çalışmalar yürütmenin önemi
İmza töreninin ardından üç panel yapıldı. Yapılan ilk iki panelin konuları şu şekildeydi: “Mesleki Eğitimde Özel Sektör” ve “Mesleki Eğitim ve Öğretimde Türk Özel Sektör Girişimlerinden Elde Edilen Dersler”.
Paneller sırasında panellerin konularıyla ilgili modellerin tanıtımı yapıldı.
Columbia Üniversitesi Yeryüzü Enstitüsü Direktörü ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un Binyıl Kalkınma Hedefleri ve 2015 Sonrası Kalkınma Gündemi Özel Danışmanı Prof. Jeffrey Sachs ilk panele New York’tan görüntülü arama yoluyla katıldı.
Prof. Sachs iş gücünün doğasındaki değişikliklere bağlı olarak daha karmaşık bir hal alan işsizlik problemi hakkında konuştu.
Sachs ayrıca okuldan iş hayatına daha rahat bir geçişin nasıl sağlanacağı konusunda yapılacak çalışmalarda IICPSD’nin önemli bir rolü olacağını söyledi.
“Gelecek Adımlar: Sürdürülebilir İstihdam için İttifak Kurma” başlıklı son panelde uzmanlar Küresel İttifak’ın gelecekteki durumu üzerine tartıştı.
Konferansa katılan hükümetlerin üst düzey temsilcileri, Küresel İttifak’a katılma konusunda istekli olduklarını ve bu ittifakın kendi ülkelerinde özel sektör kaynaklı mesleki eğitimin geliştirilmesinde önemli bir rol oynayacağını söyledi.
[BAGLANTILAR]
“Enerji Verimliliği Projeleri için İş ve Finansman Planı Hazırlanması” konulu uluslararası eğitim; Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu (UNECE), Birleşmiş Milletler Asya ve Pasifik Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCAP), Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ortaklığında Haziran’da İstanbul’da düzenlendi.
Eğitim; Küresel Çevre Fonu (GEF) tarafından desteklenen ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü tarafından Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve ilgili kurumlar ile işbirliği içinde yürütülen “Türkiye’de Enerji Verimliliğinin Artırılması” projeleri kapsamında yapıldı.
Yapılan eğitimde yerel kapasitelerin geliştirilmesi ve yatırım projeleri hazırlaması için yerel uzmanlara yardım edilmesi, projelere ve üçüncü ortaklı finans kapasitelerine uzmanların eşit katılımları sağlanarak bilgilerinin değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yapıldı.
Eğitim iki aşamada düzenlendi
Eğitimin ilk bölümü Türkiye’deki ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının, enerji verimliliği projeleri geliştiren şirketlerin, finansal kuruluşların temsilcilerinin katılımıyla 17-19 Haziran’da düzenlendi.
Eğitimin ikinci aşaması ise uluslararası katılımcılar ile birlikte 20-21 Haziran’da yapıldı.
Türkiye’den yaklaşık 70 kurum ve kuruluşun davet edildiği eğitime yaklaşık 20 ülkeden 80’in üzerinde kişi katıldı.
Fotoğraf: Deniz Karamanoğlu
Gökova Yelken Kulübü tarafından Türkiye’nin Deniz ve Kıyı Koruma Alanları Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi ve GEF Küçük Destek Programı (SGP) – COMDEKS desteğinde yürütülen ‘Hayalet Ağ Avcıları’ projesinde Gökova Körfezi’nde deniz dibine bırakılmış ve pasif olarak avlanmaya devam eden av araçlarının, yani 'hayalet ağların' temizlenmesi amaçlanıyor.
Altı dalgıç hayalet ağlara ulaştı
Dalışlar, 24-26 Mayıs tarihleri arasında yapıldı.
Dalışlar öncesinde yürütülen arazi çalışmalarında balıkçılardan alınan bilgiler doğrultusunda su üstünde koordinatları alınan noktalara altı kişilik bir ekip dalış yaptı.
On iki noktada 18-36 metreler arasında yapılan dalışlarda uzatma ağları, parakete misinaları ve eski bir balık çiftliğinden kalma atıklar tespit edildi.
“Hayaletler” su yüzüne çıkacak
Arazi çalışmalarında görüntülenen hayalet ağları çıkarmak için yürütülen faaliyetler, ilerleyen aylarda hızlanacak ve ağların suyun altından çıkarılması aşamasına geçilecek.
“Kalıcı Organik Kirleticilerin Kalıntılarının Ortadan Kaldırılması ve Kalıcı Organik Kirleticilerin Salımlarının Azaltılması” isimli proje, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Birleşmiş Milletler Sınaî Kalkınma Örgütü (UNIDO) tarafından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın koordinasyonunda Küresel Çevre Fonu’nun (GEF) finansmanı ile yürütülecek.
Tanıtım toplantısında projenin hazırlık evresi tanıtıldı.
Proje, sadece kalıcı organik kirleticilerin mevcut kalıntılarını ortadan kaldırmayı amaçlamıyor, aynı zamanda kalıcı organik kirleticilerin uluslararası uygulamalar ve standartlar doğrultusunda yönetimi için uzun-vadeli ulusal kapasite oluşturmayı ve kalıcı organik kirleticilerle ilgili faaliyetleri ulusal kimyasal yönetimi girişimlerine dâhil etmeyi de amaçlıyor.
“Kalıcı organik kirleticiler kolayca sınırları geçer ve uzun süre doğada kalır”
Tanıtım toplantısına Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Bakan Yardımcısı Muhammet Balta ile birlikte diğer bakanlıkların, özel sektör firmalarının, üniversitelerin, araştırma merkezlerinin, organize sanayi bölgelerinin ve derneklerin temsilcilerinden yaklaşık yüz kişi katıldı.
Yaptığı açılış konuşmasında UNDP’nin Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu Bölgesel Bürosu’nun Çevre ve Enerji Uygulama Lideri Martin Krause kalıcı organic kirletici kalıntılarının bertarafının öneminin altını çizdi.
Krause şunları belirtti: “Kalıcı organik kirleticiler insan sağlığını ve çevreyi olumsuz etkiler ve su ve hava yoluyla kolayca taşınabilirler. Kalıcı organik kirleticiler sınırları aşar, uzun sure doğada kalır ve bir türden öteki türe geçer.”
Krause sözlerine şöyle devam etti: “Atıklarımızı düzgün bir şekilde bertaraf etmediğimiz sürece yaşamlarımızı sürdüremeyiz.”
Martin Krause ayrıca bu süreçte ilgili tüm paydaşların seferber edilmesinin önemini vurguladı ve hâlihazırda pek çok ilgili uluslararası anlaşmaya taraf olduğu için Türkiye’nin bu süreçteki avantajına işaret etti.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Bakan Yardımcısı Muhammet Balta ise proje sonuçlarının önemine değindi ve bir ülkenin gayrisafi milli hâsılasının ne kadar yüksek olursa olsun temiz ve güvenli bir çevresi olmadığı takdirde vatandaşlarının huzur içinde yaşamayacağını belirtti.
Toplantıda projenin faaliyet planı paylaşıldı
Tanıtım toplantısı sırasında, kalıcı organik kirleticilerin tarihçesi hakkında bilgi verildi ve projenin önerilen bileşenleri ve faaliyet planı paylaşıldı, öneriler toplandı.
Önümüzdeki yıl içinde projenin hazırlık evresi tamamlanarak onaylanması ve uygulanması için Küresel Çevre Fonu’na tekrar sunulacak.
13 bin metrekarelik alanda kurulan akademide engelli bireylere, yoksul çocuklara ve eğitimini tamamlayamayanlara yapılacak eğitimlerle destek verilecek.
Projenin koordinatörü Ercan Tutal, akademinin tamamen gönüllü desteği ile kurulacağını ve yine gönüllü eğitimcilerin vereceği eğitim programları, kişisel gelişim programları, sanat ve spor eğitimleri uygulanacağını söyledi.
En geç bir yıl içinde hizmet vermeye başlayacak olan akademi için hemen hemen her alanda gönüllüler aranıyor.
Gönüllülerin görev süreleri Haziran ve Temmuz ayları arasında olacak.
Gönüllülük ve Kaş Köy kampı hakkında ayrıntılı bilgi için: http://www.duslerakademisi.org/
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye, Türkiye Vodafone Vakfı ve Alternatif Yaşam Derneği (AYDER) işbirliğiyle 2008 yılında hayata geçirilen Düşler Akademisi, engelli bireylerin toplumsal yaşama tam ve eşit katılımlarını ve sanatsal aktiviteler ile daha aktif ve üretken bireyler haline gelmelerini destekliyor.
Düşler Akademisi’nde eğitilen yetenekli gençler tarafından kurulan Social Inclusion Band bu sefer Cenevre’deki müzik festivalinde sahne aldı.
Social Inclusion Band profesyonel müzisyenlerle beraber düzenli olarak popüler mekânlarda ve müzik festivallerinde sahne alıyor.
2011 yılında sınırlı sayıda piyasaya sürülen “Düşlerden Yıldızlara” isimli ilk albümleri grubun elde ettiği başarının önemli bir kanıtı.
Düşler Akademisi ve Social Inclusion Band hakkında daha fazla bilgi için:
Katkıda Bulunanlar
Editör: Faik Uyanık
Asistan: Nazife Ece
Stajyer: Gülşah Balak
Bu sayıya katkıda bulunanlar: Ceyda Alpay, Deniz Tapan, Melis Memişoğlu, Neşe Çakır
© 2013 UNDP Türkiye
Yeni Ufuklar’ın tüm hakları UNDP Türkiye’ye aittir. Yeni Ufuklar dergisinin kaynak gösterilmesi ve ilgili linkin verilmesi kaydıyla dergiden alıntı yapılabilir.